Makalede Neler Var?

21 ARALIK DÜNYA’NIN SONU MU? NE OLACAK?

21 Aralık’ta Ne Olacak? 2020 Kıyamet Kehanetleri ve Dünya’nın Sonu Teorileri… En uzun gecenin yaşanacağı 21 Aralıkta Deprem, Jüpiter Satürn kavuşumu, Maya Takvimi, Hz Mehdi Alameti, 3 Gün 3 gece karanlık gibi birçok teori konuşuluyor. 2020 yılı yeni bir çağın habercisi mi? Toprak çağı ve Hava çağının anlamı ne? Jülyen takvimi ve Gregoryen takvimi nedir? Peki ne olacak bu 21 Aralık ta…

Video içerisindekiler;

00:00 | 21 ARALIK’TA NE OLACAK? GİRİŞ
00:19 | Video Özeti
01:09 | Yeni Kıyamet Tarihi
01:48 | Cardinal Cosmic Shift (Gezegenlerin Hizaya Girmesi)
02:57 | Maya Takvimi Kıyamet Kehaneti
03:46 | Jülyen takvimi ve Gregoryen Takvimi Nedir?
05:02 | Jüpiter Satürn Kavuşumu
05:56 | Toprak Çağı ve Hava Çağı
06:38 | Altıncı Güneş Çağına Giriş
06:59 | Niburu Kehaneti
07:32 | Sümer Yazıtlarındaki Efsane (Marduk Gezegeni)
08:36 | 3 Gün 3 Gece Karanlık
09:16 | Hz Mehdi Kehaneti
09:39 | Ve son 🙂 Abone Olmayı Unutma!

Yeni Kıyamet Tarihi

Bu yıl yokuş aşağı bir yolculuk oldu. 2020 yılının ilk yarısı dünyanın aslında bitiyormuş gibi görünmesine yetecek kadar felaket ile yüz yüze kaldı dünya. Çok sayıda kıyamet tarihi tahmini yapıldı yine bu sene içerisinde. Bu tahminlerin hiçbiri şu ana kadar gerçekleşmedi! Şimdi ise dünyanın sonu ile ilgili yeni bir tarih öngörülüyor. Bu sefer tarih 20 ARALIK 2020….

Cardinal Cosmic Shift (Gezegenlerin Hizaya Girmesi)

Bir twitter kullanıcısının bir twiti ile başlayan kıyamet tarihi teorisi tamamen uydurma bir bilgidir. Twitter kullanıcısı aşağıdaki twiti (türkçesi) attıkdan sonra başladı herşey..

“Yıllardan beri beklediğimiz hadise (THE EVENT) 21 Aralık 2020’de gerçekleşecek. (Cardinal Cosmic Shift) Dünya, Güneş, Merkür, Satürn, Mars ve Ay her 6000 yılda olduğu gibi tam aynı dakikalarda hizaya girecek.”

Cardinal Cosmic Shift yani Kardinal Kozmik Değişim  olarak adlandırılan bu olaya göre gezegenlerin aynı hizaya girmesi dünyanın sonunu hazırlayan bir olay. Bu olay aslında 5-6 yılda bir görülen bir olay. Yakın geçmişe yani 2011 ve 2016 yıllarında, bu şekilde 6 gezegen 5 gezegen hatta 8 gezegene varan hizaya girme olayları görülmüştür.

Aşağıda yer alan bilgiler bu teori ile alakalıdır ama son gezegen konumlarından hesaplama yapıldığında bu olayın gerçekleşmeyeceği gezegenlerin aynı hizaya girmeyeceği açık bir şekilde görülmektedir.

İşte o 21 Aralık teorisinden satır başlıkları;

** (Galactic Alignement, The Return of Niburu, The return of SUN/SON-Christ or Conciousness) Aslında adına ne dersek diyelim, gezegenelerin hizalanması bize bugüne dek hiç görmediğimiz bir gezegen dizilimini ve kozmik olarak açığa çıkacak bir enerjiyi ifade ediyor.

** Bu Planetlerin hizalanması sırasında tam karanlık çökecek, elektromanyetik dalgalar yüzünden elektrikli hiç bir şey çalışmayacak. Hayvanlar bu hadiseyi önceden hissedeceklerdir ve deliklere çekileceklerdir.

** Bu hadiseye hazır olmayanların aklı hasara uğrayabilir. 3 günlük bir karanlıktan sonra 25 Aralık’da güneş tekrar doğacak.

** Bu esnada “Van Hallen”kuşağı açılacak ve 7 gün boyunca yani 25 Aralık’dan 31 Aralık’a kadar açık kalacak.Uzayda, göklerde bir karmakarışıklık gözlemlenecek,(İncil’de bahsedilen portalların veya Cennet kapılarının açılması) Bütün insanlık,evreni çıplak gözüyle çok net görebilecek.

** Kuzey kutbundan başlayacak büyük bir elektromanyetik sonik patlama bütün Dünya’da duyulacak. Pozitif Nükleer bir patlama Dünya insanların, 2020 güncellemesini ve yeni vizyonunu getirecek.

** Tüm dünyanın bu kozmik radyasyonun etkisiyle hayvan, bitki ve insanların DNA’sı değişimine uğrayacağı ve 2 sarmallı DNA’nın 12 sarmala çıkarak, evrimsel bir geçiş olacağı öngörülüyor.

** Bilimsel en güçlü kanıt ise Dünyanın kalp atışı olarak tabir edilen Schumann Rezonans’ının hızla artıyor oluşu ve iyonosferin manyetik alanlar yaratmak konusunda çok hızlandığı.

Maya Takvimi 21 Aralık Kıyamet Kehaneti

2012’de kıyamet senaryolarının çıkmasına neden olan Maya Takvimi, yeniden yorumlandı. Fullbright Pablo Tagaloguin isimli bilim insanı “Jülyen Takvimi takip edilecek olursa, aslında şu an 2012 yılı içindeyiz ve dünya bir hafta içinde yok olacak” yorumunda bulundu.

Astronomi ve matematik alanında yaptıkları atılımlar ve yılın önemli kozmik ile mevsimsel olaylarına göre oluşturdukları takvimlerle ne kadar gelişmiş bir uygarlık olduğu bilinen Mayalar, 5 bin 125 yıllık Haab takvimleriyle yıllardır büyük bir tartışma konusu.
Bu takvimde daha önce yapılan başka bir tahminde dünyanın sonunun 2012’de geleceği iddia edilmişti.

Maya Takvimi’nin bazı yorumlarına göre, dünyanın sonunun çok daha önce 2012’de gerçekleşmesi gerekiyordu. Antik Maya uygarlığının takviminin daha önceki yorumuna göre oluşturulan spekülasyonlarda dünyanın sonunun 21 Aralık 2012’de gelmesi bekleniyordu. Bu spekülasyonlardan esinlenen 2012 gibi Hollywood filmleri de çekilmişti.

Fullbright burslu Pablo Tagaloguin isimli bilim insanının yorumuna göreyse eğer Jülyen Takvimi takip edilecek olursa, aslında şu an 2012 yılı içindeyiz ve dünya bir hafta içinde yok olacak. Tagaloguin’in Twitter’da hesaplamalarına dair yaptığı paylaşımlar, sosyal medya kullanıcıları arasında bir anda ilgi uyandırmış olsa da LinkedIn ve Instagram hesaplarının yanı sıra Tagaloguin’in Twitter hesabı da silindi.

Forbes’da yer alan habere göre, her şeyden önce Mayaların dünyanın sonunu tahmin etmediklerine inanmak için birçok neden var. Dünyanın sonunun tahmin edilmesinin ziyade sona erme tarihleri bir döngünün sonuna işaret ediyor. Tıpkı eskimiş takvimleri çöpe atmamız gibi, bunun da bir yılın bitip bir diğerinin başladığı zaman döngüsünden daha fazlasına işaret etmediği ifade edildi.

Astronom Phil Plait’e göre, daha önceki 21 Aralık 2012 gününün Jülyen Takvimi’ne göre aslında 21 Haziran 2020’ye denk geldiği tahmini yanlış. İddiaları yorumlayan Phil Plait, “21 Aralık 2012 günü ilk önce Maya takviminin Gregoryen takvimine dönüştürülmesiyle elde edilmişti. Bu yüzden bunu Jülyen takvimine de uygulamanın herhangi bir manası yok. Mantıklı değil” ifadelerini kullandı.

NASA da benzer tahminlerin herhangi bir bilimsel temelinin olmadığına yönelik açıklamalar yapıştı.

Jülyen takvimi ve Gregoryen Takvimi Nedir?

 Jülyen takvimi nedir? Jülyen takvimi, Jül Sezar tarafından MÖ 46 yılında kabul edilen ve batı dünyasında 16. yüzyıla kadar kullanılan takvim. Artık yıl hesaplamasındaki ufak bir fark sonucu yaklaşık her 128 yılda bir günlük bir kayma oluşturduğu için, yerini Gregoryen takvimi almıştır.

Gregoryen Takvimi nedir? Miladi takvim ya da Gregoryen takvim, Jülyen takviminin yerine Papa XIII. Gregorius tarafından yaptırılan takvim. Milat’ı tarih başlangıcı ve Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı “1 yıl” olarak kabul eder.

Jüpiter Satürn Kavuşumu

Jüpiter ve Satürn yaklaşık 20 yılda bir kavuşum yaparlar. 2020 de kavuşum yaptıkları yıllardan biri olacak. Bu ağır hareket eden iki gezegenin kavuşumu önemli sayılır ve Büyük Kavuşum ismiyle de anılır.

İki dev, birbirine büyük kavuşum için yaklaşıyor. Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin görkemli buluşması, yarından başlayarak, Kış Gündönümü olan 21 Aralık 2020 tarihinde tamamlanacak.  Ezoterik astrolojide, gezegen çifti oldukları anlarda, Jüpiter ve Satürn’e “Zaman İşaretçileri”  adı verilmiştir. 20 yılda bir gerçekleşen kavuşum zamanları, önemli  elektromanyetik tesirler içerebilir.

Eski dünyanın, eski gelenek ve irfanlarının çoğunda ve Kepler’in de belirttiği üzere, tarihteki büyük olayların, 800 yılda bir Jüpiter- Satürn kavuşumlarının katlarını  kullanarak gerçekleştiğinin iddia edilmesi ve olgunun, ayni zamanda tuhaf olaylarla ilişkilendirilmesi ilginçtir.

Jüpiter Satürn, 1781’e kadar, gözlemlenebilen en dıştaki iki gezegendi. Bu sebeple onlara “zamanı işaretleyenler” dendi. Kavuşumlarına “Büyük Kavuşum” ismi verildi. Eski Astrologlar bu “Büyük Kavuşumu” inceleyerek doğa olaylarını, iklim değişimlerini, savaşları, kıtlıkları ve devletlerin siyasi gelişmelerini öngördüler.

Jüpiter ve Satürn 20 yılda bir kavuşur ve “küçük dönemleri” başlatır.
200 yılda bir element değiştirir ve “büyük çağları” oluşturur.
800 yılda bir döngüyü tamamlayıp “dev devirleri” meydana getirir.

Gerçekte de, bu döngü ile gerçekleşen kavuşumların, Dünya üzerindeki tesirlerine olan inanç ve beklentiler 16. yüzyılın sonlarında, ”Kıyamet Günü”ne uzanan yorumlamalara açılmıştı.

Toprak Çağı ve Hava Çağı

2020’nin en önemli özelliği Jüpiter Satürn büyük kavuşumunun 21 Aralık 2020’de element değiştirecek olmasıdır. Jüpiter Satürn kavuşumu 20 yılda bir meydana gelen en önemli kavuşumdur. Dışsal gezegenler keşfedilmeden önce, en dıştaki iki gezegen Jüpiter ve Satürn’dü. Bu sebeple bu iki gezegene ‘zamanı işaretleyenler’ dendi.

21 Aralık 2020’de Jüpiter Satürn büyük kavuşumu element değiştiriyor. 200 yıldır süren toprak çağı bitiyor. 200 yıllık hava çağı başlıyor. Yani ‘Yeni Düzen’ başlıyor.

Toprak elementi Kuzey’dir. Hava elementi Doğu’dur. Toprak çağında güç Kuzey’e geçmişti. Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa gücü elinde topladı.

NATO’nun ismiyle müsemma Kuzey Atlantik Antlaşma Organizasyonu hükümdar oldu. Şimdi güç Kuzey’den çekiliyor. Artık güç Doğu’ya geçiyor. Bundan sonra 200 yıllığına güç başta Çin’de! Yanında da Rusya, Hindistan ve Türkiye gibi ülkeleri görüyoruz! ABD’nin Çin’e karşı yürüttüğü ticaret savaşlarının ve Rusya, Türkiye ve İran’la güç savaşına girdiği Suriye’deki iç savaşın yaratacağı momentumun, dünyanın güç merkezini ABD’den Doğu’ya kaydıracağını görüyoruz. 200 yıllık ‘Yeni Düzen’de güç artık Doğu’dadır. ABD tek başına dünyanın tek süper gücü olamayacaktır.

Niburu Kehaneti

Nibiru arasındaki sözde felaket karşılaşma olan Dünya’da ve büyük gezegen nesne (çarpma veya bir ya atlatılan ) belli grupların 21. yüzyılın başlarında gerçekleşeceğini inanıyordu. Bu kıyamet günü olayına inananlar genellikle bu nesneyi Nibiru veya Gezegen X olarak adlandırır . Fikir ilk olarak 1995 yılında ZetaTalk web sitesinin kurucusu Nancy Lieder tarafından ortaya atıldı . Lieder bir olarak kendini tanımlamaktadır contactee gelen iletileri almak için yeteneği ile uzaylılarla gelen Zeta Reticulibeynindeki bir implant aracılığıyla yıldız sistemi. Mayıs 2003’te nesnenin iç Güneş Sistemini süpürüp Dünya’nın insanlığın çoğunu yok edecek fiziksel bir kutup değişimine neden olacağı konusunda insanlığı uyarmak için seçildiğini belirtiyor (bu tarih daha sonra ertelendi)

Tahmin daha sonra Lieder’in web sitesinin ötesine yayıldı ve sayısız İnternet kıyamet günü grubu tarafından benimsendi. 2000’lerin sonunda, 2012 fenomeni ile yakından ilişkilendirildi . 2012’den bu yana, Nibiru felaketi, genellikle Comet ISON veya Planet Nine gibi haber yapım astronomik nesnelerle bağlantılı olarak popüler medyada sık sık yeniden ortaya çıktı .

“Nibiru” adı eski astronot yazar Zecharia Sitchin’in eserlerinden ve Babil ve Sümerce yorumlarından türetilmiş olmasına rağmenmitoloji, çalışmaları ile yaklaşan kıyametin çeşitli iddiaları arasındaki herhangi bir bağlantıyı reddetti. Nibiru felaketinin 23 Eylül 2017’de gerçekleşeceğine dair kendi tanımıyla “Hıristiyan numerolog” David Meade tarafından yapılan tahmin medyada geniş yer buldu.

Gezegen büyüklüğündeki bir nesnenin yakın gelecekte Dünya ile çarpışacağı veya Dünya’nın yakınından geçeceği fikri herhangi bir bilimsel kanıtla desteklenmiyor ve gökbilimciler ve gezegensel bilim adamları tarafından sahte bilim ve bir İnternet aldatmacası olarak reddedildi . Böyle bir nesne, gezegenlerin yörüngelerini, etkileri bugün kolayca gözlemlenebilecek kadar dengesizleştirebilirdi.

Gökbilimciler, Neptün’ün ötesindeki birçok gezegeni varsaydılar ve birçoğu çürütülse de, Dokuzuncu Gezegen gibi bazı uygulanabilir adaylar var . Tüm mevcut adaylar, onları Neptün’ün çok ötesinde tutan yörüngelerde. Güneş’e en yakın olduklarında bile yörüngeleri boyunca.

Sümer Yazıtlarındaki Efsane (Marduk Gezegeni)

İnsanlar var oldukları sürece dünyanın sonunu tahmin etmeye çalıştılar. Eski medeniyetlerden bu zamana Dünya ’nın çok daha ileride mi yoksa hemen ertesi gün mü yok olacağına dair kıyamet günü tahminleri doludur. Bunlardan en önemlilerinden biri ise Sümerlerin Dünya ’nın sonunu tahmin edip etmediği sorusudur. Dünyanın sonu hakkında tahminde bulunan kutsal kitaplardan biri de İncildir. Bir başka teori de Maya takvimine göre Dünya ’nın 2012 ‘de sona ereceği bilgisidir.

Aynı şekilde Milenyum için de benzer düşünceler olmuştur. Yine bir tahminde Dünya ’nın 2017 ’de ‘gezegen X’ olarak bilinen Nibiru adlı gezegeniyle bir çarpışma nedeniyle sona ereceği teorisi yer almaktadır. Nibiru gezegeni hakkındaki teoriler Dünya ’daki ilk uygarlıklardan biri olan antik Sümerlere kadar uzanmaktadır. Fakat Sümerler aslında dünyanın sonunu mu tahmin ediyorlardı, yoksa Nibiru kehaneti bir başka teori miydi?

Marduk, 36 milyar km. uzaklıkta olduğuna inanılan ve 3661 yılda bir dönerek dünyaya yakın geçiş yaptığı iddia edilen gaz gezegen. İsmini Babil tanrılarının kralı Marduk’tan alır.

Son yörünge geçişini, MÖ 1649’da yaptığı iddia edilen Marduk, bir mite göre Thera yanardağının patlamasını da içeren bir dizi doğal âfete neden olmuş, Mısır’dan Çıkış mitlerine esin kaynağı oluşturmuş, yakındoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde siyasi ve sosyal dengeleri altüst etmiştir.

Marduk, Babil ve Asurluların yaradılış destanlarında yer alan, tanrıların en bilgesi ve güçlüsüdür. Alexander Heidel’in yazdığı ve Türkçeye de çevrilen Enuma Eliş (Vaktiyle Yukarıda…) kitabında adı geçen bir yaradılış destanı kahramanı. Kötü tanrı Tiâmat’ı öldürmesi için özel olarak görevlendirilen ve onu öldürerek Babil şehrini kuran, yeri ve göğü yaratan, kendisine destek veren iyi tanrılara hizmet etsin diye insan soyunu da yaratan tanrı. Destan bir kısmı tamamıyla tahrip olmuş 7 kil tablet deşifre edilerek günümüze kazandırılmış. Yazıldığı tarih için ise, MÖ 700 den 1600 yılına kadar uzanan geniş bir aralığı söz konusu.

Uranüs gezegeninin yörüngesinde- ki tedirginlikleri bilinmeyen başka bir gezegenin yapabileceği varsayımından hareketle Neptün gezegeninin keşfi, matematiğin bir zaferi oldu. Bundan sonra Neptün gezegeninin yörüngesindeki düzensizliklerden yola çıkılarak 9. gezegenin bulunması için matematikçiler ve gökbilimciler seferber oldular. Sonunda Plüton gezegeni 1930 yılında bulundu. Ancak 2006 yılında boyutu nedeniyle cüce gezegenler kategorisi altına alındı.

3 Gün 3 Gece Karanlık

22 Aralık’ta dünya karanlığa gömülecek. Bu öyle bir karanlık ki 3 gün 3 gece sürecek. Ne güneş görünecek, ne gökteki yıldızlar…

Japonya Prensesi Kaoru Nakamaru ‘nun Pisagor Konferansındaki bu konuşması yılın başında gelmişti. Ancak 22 Aralık 2012 tarihi yaklaştıkça Prensesin kıyamet konuşması da yeniden gündeme geldi. Dünya üzerinde tık rekorları kıran konuşmayı prenses bilimsel bir konferansta özel misafir statüsüyle yapıyor.

Prenses Nakamaru , 1976 yılında “özel bir aydınlanma” yaşadığını ve üçüncü gözünün açıldığını öne sürenlerden. Dediğine göre yaşadığı bir deneyimin ardından hiç bilmediği dilleri konuşmaya başladı. Reankarnasyona inanan prenses, daha önceki bütün hayatlarını da hatırladığını öne sürüyor.

Japonya prensesinin dünyada olay yaratan açıklamalarında bu sözler öne çıkıyor. Prensesin dediğine göre o gün büyük bir dönüşüm olacak. Güneş kaybolacak, 3 gün boyunca gökyüzündeki yıldızları dahi görmeyeceğiz. Bütün yaşam 3 gün süresince duracak. Prenses bu durumu şöyle izah ediyor;

22 aralıkta dünya 5.boyuta geçerken nuru adlı bi yerde olacağız. 3 gün 3 gece karanlık olacak.

Prenses’in iddiasına göre önde gelen liderler bu olayı biliyor. Kendileri için özel sığınaklar hazırlatmış haldeler. Gidecekleri ülkeleri dahi belirlemişler. Prensesin iddiaları şöyle;

“Bu sürece girdiğimizi televizyonlar çok vermiyor gizli hükümet insanları bu konuyu biliyor kendilerine belirli yerler bulmuşlar oralara sığınabileceklerini düşünüyorlar. Atlanta, Norveç, Hollanda, İsviçre ve Avustralya’da yeraltı şehirlerine sığınacaklar. Ancak çok da güvende olacaklarını sanmıyorum”.

Hz Mehdi  21 Aralık Kehaneti

“Mehdi hakimiyeti başlıyor. Deccal’in elektromanyetik alanı kalkıyor. Onun yerine Mehdi’nin elektromanyetik alanı dünyayı kapsamaya başlayacak. Bunu herkes hissetmeye başlayacak.

Mehdi’nin elektromanyetik alanını bedenlerinizde ruhunuzda hissedeceksiniz. Bunu saat 12.00’den itibaren hepiniz hissedersiniz. Yani Deccaliyetin insanlar üzerindeki negatif etkisi kalkıyor.”

Şeklinde açıklamalar var. Bu konuyu da araştırdığımız da bu sözlerin ilk defa meşhur kediciklerin sahibi Adnan Oktar’ın söylediğini görmekteyiz. Tabi bu kehanete inanmak yada inanmamak sizlerin elinde ama bana pek inandırıcı gelmedi açıkçası…

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi (ufolar), antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık!

Önerilen Diğer Konular;

UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası)
TÜRKİYE’DE GÖRÜLDÜ! Virüs Kaynağı Rakun Köpeği mi? Zombi
Aziz Malaki ve Shipton Ana 2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri
DİKKAT! Facebook da SAHTE ŞAMAN SELENGE Dolandırılmayın!
Şaman Selenge Kimdir 2020
VİRÜSTEN KORUNMAK İÇİN KAFAYI YEDİRTECEK MASKE ÖNERİLERİ
► Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz