Şeytanın Çekirdeği Kendisine Dokunan Herkesi Nasıl Öldürdü?

Sıradaki içerik:

Şeytanın Çekirdeği Kendisine Dokunan Herkesi Nasıl Öldürdü?

Bilim adamlarını Şeytanın Çekirdeği'nden bu kadar korkutan nedir? Şeytanın çekirdeği, üçüncü atom bombasının kalbi olacaktı. Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür.
avatar

hbakmis

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Şeytanın çekirdeği nedir? Dünyada İnsanlar olduğu sürece savaş hep vardı. İnsanlık Yıllar sonra uçan arabalar kullanan gelişmiş bir uygarlık olmayı hayal ederken, şuanda incir çekirdeğini doldurmayacak küçük anlaşmazlıklar sebebiyle birbirlerini öldürüyorlar. Bu önümüzdeki on yılda da değişmeyecek insanların içsel bir parçası gibi görünüyor.

En yıkıcı şiddet eylemi ikinci dünya savaşı

Muhtemelen insanlar tarafından insanlar üzerinde gerçekleştirilen en yıkıcı şiddet eylemi ikinci dünya savaşında Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atılan atom bombalarıydı.

Bu kitlesel yıkıma neden olan silahlar sırasıyla küçük çocuk ve şişman adam kod adını verdiler ve onlar 200.000 civarında can aldı.

Üçüncü Atom Bombası Şeytanın Çekirdeği

Bu iki bomba ikinci dünya savaşının sona ermesinde rol aldı. Bu bilinen bir gerçek ama daha az bilinen bir şey var ki bu ölümcül ikili dünya hala savaştayken neredeyse bir üçlü olduğu.

Küçük çocuk ve şişman adam Japonya atıldıktan sonra, Manhattan projesinin yapıldığı yer olan los alamos da, son rötuşlar başka bir atom bombasına yapılıyordu. Japonya 15 ağustosta 1945 teslim olmamıştı. Bu üçüncü silah şuanda bilinmeyen bir Japon şehri üzerine atılacaktı. Atılması planlanan tarihten dört gün önce bu nükleer bombanın merkezine yerleştirilmiş radyoaktif kablolar aktif hale getirilemedi. Bu üçüncü silaha verilen takma ad ise “Rufus” oldu

Bu kod adları kulağa biraz fazla sevimli gelse de bunlar bir şehri yok etmeye yarayan küçük çekirdeklerdi. Ama tarih özellikle üçüncü silah olan Rufusa yani bu 6,2 kg ağırlığa sahip olan plütonyum topuna farklı bir isim verdi çünkü hiç patlatılmamasına rağmen öldüren bir bombaydı. Şeytanın Çekirdeği.

Japonya imparatoru Hirohito, Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinin bombalanmasının ardından beyaz bayrak açtığında, şeytan çekirdeği olarak bilinecek olan bu plütonyum yığını, orijinal ölümcül amacı için artık gerekli değildi. Ancak bu araştırma son bulmadı devam ettirildi. Silahlara yıkıcı nükleer gücü verimli kılmasını sağlayan süreç, on yıldan daha kısa bir süre önce keşfedilmişti.

Şeytan Çekirdeği ile gelişen yeni bilim

Bu şeytanın çekirdeği yepyeni bir bilime dayalı en son teknolojinin bir parçası haline getirilmişti. Bu yeni bilim çok iyi anlaşılmadı.

Nükleer füzyon hakkında daha eksiksiz bir anlayış kazanmanın yanı sıra, yalnızca tüm insanlık için derin etkilere sahip olmakla kalmayıp, çok tahmin edilebilir bir arzu vardı. Daha büyük ve daha iyi bombalar inşa etmek nükleer füzyon da kullanılabilirdi ya da daha az felaketli.

Füzyon, bir atomun çekirdeği ikiye bölündüğünde meydana gelir ve bu süreç bir miktar enerjiyi serbest bırakır. Bu ikiye bölünme esnasında diğer atomlara çarparak onları da böler ve doğru koşullar altında daha fazla enerji ve daha fazla nötron salarak, kendi kendini sürdüren bir zincirleme reaksiyonu tetikleyerek, şaşırtıcı miktarlarda enerji açığa çıkarabilir. Gerçekten şaşırtıcı demek istiyorum çünkü bir kilogram uranyum füzyonuna aşağı yukarı aynı miktarda enerji üretmek için 4 milyon ton kömürün yanması gerekiyor.

Bilim adamları Los Alamos’ta

Bilim adamlarının bu inanılmaz gücü daha iyi kullanmalarına yardımcı olmak için şeytanın çekirdeği los alamos’ta araştırma konusu haline geldi. Bu araştırmanın kritiklik deneyleri tam olarak nükleer çekirdeğin hangi koşullara sahip olacağını belirlemek için tasarlanmış ve hangi noktada kritik kütleye ulaşacağını anlamaya yarayacaktı.

Çekirdek içinde zincir reaksiyon gerçekleşir ve bu kritik kütle öyle bir ayarlanmalı ki hem patlatıldığı zaman güçlü olmalı hem de ellerinde patlamamalı. Yani bu deneyler inanılmaz derecede tehlikeliydi çünkü şeytanın çekirdeğini hangi noktada süper kritik hale geleceğini bulmak ancak yıkıcı bir reaksiyonun en ucuna ayarlamakla mümkündü. Yanlışlıkla böyle bir reaksiyonu tetiklemek, büyük bir patlamaya yol açmaz ama büyük bir ölümcül radyasyon dalgasını serbest bırakacaktır.

Ejderhanın Kuyruğunu Gıdıklamak

Efsanevi fizikçi Richard Feynman bir zamanlar bu ünlü kritik kütleyi karşılaştırdı. los alamos’ta yapılan deneyler esnasında “ejderhanın kuyruğunu gıdıklamak” hikayesi ortaya çıktı. Konu aslında açık, hata yaparsan yanarsın.  Los alamos’taki bilim adamları bu tehlikenin gayet iyi farkındaydılar. Ama temkinli adamlar değillerdi.

Bir silah geliştirmek istiyorsanız birkaç yıl üzerinde çalışılması gerekir. Ama eğer milyonlarca hayat tehlikedeyse ve tarihin en büyük savaşın içindeysen durum biraz acildir ve bu aciliyette bir takım güvenlik prosedürleri gibi şeylerin rafa kalkmasına neden olur.

Bilim adamlarını bugünlerde yüksek oranda radyoaktif maddeler üzerinde karmaşık deneyler yaparken hayal ederseniz muhtemelen sarı renkli tehlikeli madde kıyafeti ve ağır kurşun kaplı kapılar ardında düşünürsünüz. Ama 1940lı yıllarda işler biraz farklıydı. Sana nasıl olduğu hakkında bir fikir vermek için bu resmi buldum.

“The Gadget” tarihte patlatılan ilk atom bombası

Bu adamlar arabaya bir sandık koyuyorlar. Ne kadar normal bir sandık olarak gözükse de o sandığın içinde son derece tehlikeli radyoaktif plütonyum çekirdeği var.  “The Gadget” yani alet adını alan tarihte patlatılan ilk atom bombasının kalbi o sandığın içinde.

Ortadaki adam Harry Daghlian Manhattan projesinde çalışan bir fizikçi ve bu resim çekildikten tam 64 gün sonra 24 yaşında hayatını kaybetti. Harry Daghlian Los alamosta’ki kritik deneyleri yapmakla görevli bilim adamlarından biriydi.

Savaşın ardından yapacağı iş oldukça basitti. Çekirdeğin etrafına halka şeklinde tungsten yapılmış tuğlalar istifleyecek ve kaçan nötronları çekirdeğe doğru geri sekmesini sağlayacaktı.  Ve bu füzyon oranını arttıracak ve çekirdek kritik eşiğe ulaşacaktı.

Harry Daghlian Manhattan projesi

Daghlian laboratuvarında aletlerini hazırladı ve deneye başladı her şey olması gerektiği gibi gidiyordu. Çekirdek içindeki füzyonun arttığını belirtti ancak tam çekirdek kritik eşiğe yaklaşırken, Harry Daghlian bir hata yaptı ve ejderhayı uyandırdı.

Harry güvenliğini de sağlayan tuğlalardan birini almak isterken yanlışlıkla bir cm kadar kaydırdı ve o doğrudan çekirdeğin üzerine doğru gitti. Bir anda süper kritik seviyeye gelen çekirdek tepki verdi hatalı olan tuğlayı fırlatıp attı. Ve iyonlaştırıcı radyasyon patlamasına sebep oldu ve öyle güçlü bir şekilde vücuduna çarpmıştı ki DNA sına bile zarar vermişti.

Akut radyasyon hastalığı sizi anında öldürmez bu biraz zaman alır. Neden olduğu hücre düzeyindeki hasarı belli etmesi biraz zaman alır. Tipik olarak grip benzeri ile başlayan belirtiler bulantı kusma ve ishal şeklinde devam eder. Garip bir şekilde bu saatler hatta haftalar sürebilen bir süreçtir. Ama bu fırtına öncesi sessizlik, algılanan radyasyonun dozuna bağlıdır. Belirtiler arasında kafa karışıklığı, nöbetler, titremeler, cilt kanaması, ateş ve organ yetmezliği bulunur.

Harry Daghlian tam 25 gün boyunca bu belirtilerin birçoğunu yaşadı. Ve sonunda bu yaşamdan kayıp gitti böylece tarihte bir nükleer kritik eşiği kazasından ölen ilk kişi oldu.

9 ay sonra..

Amerika birleşik devletleri nükleer savaş sonrası ilk yapılması planlanan silah testleri için operasyon “crossroads” için düğmeye bastı. Şeytan çekirdeği pasifik okyanusuna atıldıktan sonra proje sona erdirilecekti. Bunun olacağını bilen bilim adamları los alamos ta halen şansları varken çok daha fazla veri çıkarmaya hevesliydi. Ve bu kalan kısa zamanda daha fazla risk almalarına neden oldu.

Louis Slotin Los alamos’ta

Bu deneylerden birini yaparken bir bilim adamının ölmesi sonucunda Los alamos’ta güvenlik tedbirleri hat safhaya çıkartılmıştı çünkü çok daha büyük sonuçlara neden olabilirdi. Ama tabi ki bu güvenlik önlemlerinin hiç biriyle uğraşmadılar.

Kanadalı fizikçi Louis Slotin hemen hemen dünyada en iyi “ejderhanın kuyruğunu gıdıklamak” konusunda önde gelen uzmanı olarak kabul edilir. Kritik deneylerde liderlik başarısına sahip biriydi. Etrafında yedi bilim adamı daha vardı. Şeytan çekirdeğini pasifikteki silah testine gönderebilmek için hazırlanacak kafesin son testleri gerçekleştiriyorlardı.

Teorik olarak iki nötron yansıtan berilyum yarıküresi içine şeytan küresi yerleştirilecek ve güvenli halde kalabilmesi için iki yarıküre arasında bir boşluk bırakılacaktı. Bu bırakılan boşluktan yeteri kadar nötron kaçacak ve şeytan çekirdeği güvenli halde kalacaktı. Ama eğer boşluk olmazsa şeytan çekirdeği süper kritik eşiğe ulaşıp patlayacaktır. Normalde bu arada boşluğu korumak için küçük parçalar kullanmaları gerekiyordu ama Louis bu parçaları kullanmadı çünkü kendi son teknoloji alternatifini icat etmişti. Burası biraz saçma gelebilir ama cidden sadece bir tornavida kullanmış. Bunu öğrendikten sonra acaba bu adamın kanında Türklük var mı diye düşünmedim değil?

Louis Slotin şeytan çekirdeğinin etrafını saran iki berilyum küresi arasına gelişi güzel yerleştirilen düz tornavida ile yaptığı deneyi onlarca kez tekrarladı.  Ancak 21 Mayıs 1946’da tam olarak Harry Daghlian’da ki gibi ejderhayı uyandırmıştı.

Slotin’in tornavidası

Şeytanın çekirdeği, üçüncü atom bombasının kalbi olacaktı. Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji

Şeytanın çekirdeği, üçüncü atom bombasının kalbi olacaktı. Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji

Slotin’in tornavidası kaydı ve berilyum yarım küreleri kısaca bir araya geldi. Şeytan çekirdeğini tamamen kapatan yarım küreler nükleer zincirleme reaksiyonun ateşlenmesine ve parlak mavi bir ışık patlaması akabinde bir radyoaktif ısı dalgasının ortaya çıkmasına neden oldu.  Tıpkı Harry nin dokuz ay önce yaptığı gibi Louis çok hızlı tepki verdi çekirdekten üst yarım küreyi uzaklaştırdı Ancak yine çok geç kalınmıştı.

Harry Daghlian 1 ay hayata tutunmuştu ama Louis Slotin 9 gün içinde öldü.

O sırada odada bulunan yedi bilim insanı odanın farklı noktalarında bulundukları için farklı dozlarda radyasyona maruz kaldılar. Odanın içindeki herkesin radyasyona maruz kaldığı için yürüyen bir ölü olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü radyoaktif emisyonlar ters kare yasasına tabidir. Yani radyasyon yoğunluğu uzaklaştıkça hızla düştüğü anlamına gelir. Kazadan sonra Louis dışında kimse akut radyasyon hastalığına yakalanmadı ancak bilinene göre bu bilim adamlarından ikisi yıllar sonra Louis ya da Harry gibi kritik bir kaza sonucu radyasyonla ilgili nedenlerden dolayı hayatını kaybetti.

Peki ne oldu?

Bu bilim adamlarının hayatını kaybetmesinden sonra proje sonlandırılmadı, planlandığı gibi şeytan çekirdeği basit ve farklı bir yöntem ile ABD’nin nükleer sistemine yeniden entegre edildi.

İlk yapılan bomba ikinci dünya savaşının sonuna doğru 140.000 kişiyi Hiroşima da

İkinci bomba Nagazaki de 80.000 kişiyi

Ve üçüncü bomba hiç patlatılmamasına rağmen los alamos’ta çalışan iki bilim insanın hayatına mal oldu

Ve bu takma adı aldı Şeytanın çekirdeği…

Videoyu sonuna kadar izlediğiniz için teşekkürler. Kanala abone olduysan bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşça kal.

Tüm detaylar ve daha fazlası videoda….

Ben Halil BAKMIŞ Kanalıma ÜCRETSİZ abone olmayı Unutma! TIKLA!!

► Instagramdan beni takip et: https://bit.ly/3CgoLyU

Bu videolarıda izlemelisin:

SAYILARIN GİZEMLİ ANLAMI ve HESAPLAMASI. Numeroloji Gizli Sırrı

Bu Altcoin Kripto Para Sizi Dolandırmak İçin İcat Edildi

Büyük İstanbul Depremi Olursa Ne Olur? Deprem sonrasında yaşanacaklar? 2022

2030 ve 2045 Yılında Neler Başımıza Gelecek? 2045  Sırrı

HER AN OLABİLİR! Güneş Fırtınası ve Küresel Elektrik Kesintisi

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.