Kadim Bilgeliğin Sembolü

Olorin, Mithrandir, Incanus, Tharkun ya da aşina olduğumuz ismiyle Gandalf. Orta Dünya’da Sauron’a karşı verilen mücadelenin en önemli aktörlerden biri. Gri cüppesi, sakalı ve duruşuyla yaşlı dede görüntüsüne sahip olan bu canlı aslında insan değil, bir Maia. Maia’ların bildiğimiz anlamda meleğe tekabül ettiği kabul ediliyor.

Gandalf, Tolkien’in kurgusal dünyasında en kritik yerlerde karşımıza çıkıyor ve böylelikle kötülüğe karşı iyiliğin zafer kazanmasını sağlıyor. Maia’lar meleklere benziyor ama Maia’ların özgür iradesi, dinlerdeki meleklere göre çok daha güçlü. Yani Gandalf sırf iyiliğe programlandığı için iyilerin yanında savaşmıyor. Sonuçta Sauron ve Saruman da bir Maia’dır. Maia, Orta Dünya’nın yaratımından önce var olan canlılardır ve Orta Dünya’ya gönderilmişlerdir.
Gandalf’ın fantastik evrende geçen kurgusal bir karakter olmanın da ötesinde gerçek tarihteki kadim bilgeliğin bir temsilcisi olduğunu düşünüyorum. Eski dönemlerdeki bilge, büyücü ve önderlerinin en kapsamlı şekilde yansıması bir nevi.
Gandalf’ın insanların dünyasına gönderilen insanüstü bir varlık olması bana çok tanıdık birini çağrıştırıyor; Merlin’i.

Gandalf ve Merlin de Aragorn ve Arthur

Gandalf Orta Dünya insanlarının birleşmesini sağlayan bir rol üstlendi. İyilerin birliğine giden yolda Aragorn kral oldu ve böylelikle insanları birleştirdi. Merlin de Arthur’un kral olmasını sağlayarak ülkeyi birleştirdi ve istilacılara karşı savaştı. Gandalf ve Merlin de Aragorn ve Arthur gibi iki birleştirici figüre yardım etti.

İkisi de insanüstü özelliklere sahipti.

Belki de Merlin de Gandalf gibi Tanrı tarafından insanlara yardım etmesi için bilerek gönderilen insanüstü varlıklardır. Burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Tanrı onları neden gönderdi? Bu bir dengesizlik yaratmıyor muydu? Orta Dünya’da Valar adı verilen bir nevi alt tanrılar Gandalf’ın yanı sıra 4 Istari(Büyücü) daha yolluyor.

Fakat hepsi Gandalf kadar etkili olmuyor hatta içlerinden Saruman büsbütün kötülüğü seçiyor. Gandalf, Balrog’la dövüştükten sonra daha güçlü şekilde Ak Gandalf olarak tekrar gönderiliyor. Game of Thrones yazarı George R. R. Martin tarafından da eleştirilmiş olan böylesi bir olayı Tolkien neden yapıyor?

Gandalf’ın durumu içinde bulunduğu durumla ve fantastik evrenle, Merlin ise Hz. Süleyman dönemindeki bilgelikle açıklanabilir. Gandalf tekrar dönmeliydi çünkü kötüler ve iyiler arasındaki denge kötüler lehine çok açılmıştı. Zaten film serisinden anladığım kadarıyla işin esprisi iyilerin durumları yetersiz olsa da kötüleri yenebilmeleriydi. Son savaşta Mordor’un kapıları önündeki kalabalıktan rahatlıkla görüleceği üzere kötüler Gandalf geri dönmesine rağmen iyilerden kat kat üstündüler.

Merlin’e baktığımızda ise karanlık çağların en karmaşık zamanların da yaşıyor ve her türden bilgeliğiyle etrafını aydınlatıyor. Merlin nereden bakarsanız bakın sıradan bir büyücü değildir. İkisinin de rolü, zorunlu olarak içinde bulundukları durumla açıklanabilir.

Merlin’in yetenekleri

Merlin’in yeteneklerini Hz. Süleyman’a verilen imkânlarla açıklıyorum çünkü ben Merlin’in Hz. Süleyman’a hizmet etmiş bir cin olduğunu düşünüyorum. Hz. Süleyman’a neden bu kadar yetenek ve imkân verildiği hâlâ tartışılan bir konu. Bildiğimiz kadarıyla Hz. Süleyman döneminde güçlü bir kötü karakter veya olay yoktu.
Süleyman çok ihtişamlı bir krallığa hükmetti ve işin ilginç tarafı o da birleştiriciydi. Tanrı birleştirici insanları seviyor olmalı. Süleyman dönemiyle Allah’ın ne mesaj verdiğiyle ilgili en makul açıklamalardan biri şu olabilir: Zenginlik iyiye kullanılabilir. Merlin de böylesi bir ortamda yeteneklerini iyiye kullanan ve topluma öncülük eden birisi büyük ihtimalle.

Gandalf ve Merlin görsel tasarım olarak da birbirlerine çok benzerler

İkisinin de kendiyle özdeşleşmiş ve bütünleşmiş asası vardır. İkisi de sivri uçlu şapka ve uzun cübbe giyer. Tolkien Gandalf karakterini oluştururken Nordik mitlerinden esinlendiğini belirtmiş ve onun için “Gezgin Odin” adını kullanmış. Tolkien bildiğim kadarıyla Merlin’le ilgili bir şey söylememiş. Ben bu duruma hayret ediyorum açıkçası çünkü iki karakter birbirine öylesine benziyor ki internette iki karakterin konsept çalışmalarını genellikle birbirine karıştırıyorum.
İki karakter de büyücü denince zihinde oluşan imgeyi temsil eden en önemli karakterler. Tolkien bilerek Merlin adını kullanmıyor gibi bir fikre inanmak istemiyorum ama şüphenin olumlu yönleri beni bu konuda kararsızlığa itiyor. Bu noktada Carl Gustav Jung’un arketipleri bize iki karakteri anlamamıza yardım edebilir.

Kral-Savaşçı Mesih Gandalf ve Aragorn

Gandalf bilge, savaşçı ve büyücü aktetiplerin mükemmel bir birleşimini temsil ediyor. Merlin’in savaşçılığı Gandalf kadar belirgin değil, o daha çok büyücülük ve danışmanlıkla ön plana çıkıyor. Kral Arthur ve Merlin Yaşıyor adlı kitabımda Merlin’i Rahip Mesih’e Kral Arthur’u da Kral-Savaşçı Mesih’e benzetmiştim. Rahip Mesih manevi dünyayı temsil ederken Kral-Savaşçı Mesih de maddi dünyayı temsil ediyor. Bu isimlendirmeye Gandalf ve Aragorn da uyuyor.
İki karakterin de seçkin özellikleri, hayatta bizim bilmediğimiz kötülüklere karşı olağanüstü önlemler alınması gerektiğini anlatıyor olabilir. Kur’an’daki Tanrı’nın müdahalelerine baktığınızda bir doğa olayını kullandığını görmekteyiz. Yani Tanrı, “Ben Tanrı’yım yaptım oldu”dan ziyade konvansiyonel yöntem kullanıyor. Buradan yola çıkarak Merlin’in kötü bir karaktere karşı bilemediğimiz bir görevi olduğu sonucuna ulaşılabilir. Yani yaşadığı dönemde kendisine benzer yetenekleri olan kötü bir canlı yaşamış olabilir.

Diğer benzerlikleri de şudur: İkisi de gezgindir.

Gandalf’ın bilinen adlarından biri Harad halkının verdiği Incanus’tur. Abartılı bir bir benzetme olur mu bilmiyorum ama Merlin, Incubus adı verilen bir iblisin oğludur. Incanus ve Incubus açıkça birbirini andıran isimler. İki isim tesadüfen benzese bile sorun değil. Şu ana kadar anlattıklarım tabloyu net olarak ortaya koyuyor.

Gandalf’ın savaşçılığı iyileri zafere ulaştırmıştır. Kötülerin en güçlüleriyle yüzyüze mücadele etmiştir. Bu açıdan iyilerin temsilcisi ve en güçlüsü gibidir. Balrog’la Saruman’la Cadı-Kral’la, Sauron’ın ağzıyla mücadele etmiş, onlara karşı koymaya çalışmıştır. Ayrıca iyi bir seçicidir. Bilbo Baggins ve Frodo konusnda yanılmamıştır. Bu açıdan hisleri kuvvetlidir denebilir.
Tolkien’in Gandalf için “Gezgin Odin” demesi Odin’in özelliklerine bakıldığında daha iyi anlaşılıyor. Odin savaş, bilgelik, büyü, kehanet, zafer, avcılık ve ölüm tanrısıdır. Bu özellikler Merlin için de uymaktadır. Ayrıca Odin gibi Merlin’in de kuzgunu olduğu söylenir. Aslında bu konu bizi daha önceki bir yazımda ele aldığım ortak bilgelik kaynağı konusuna götürüyor. Tolkien de Gandalf karakteriyle birlikte bize ortak bilgelik kaynağını anlatıyor olabilir.
Farklı toplumlarda benzer özellik gösteren üstün yetenekli bilgeler aynı ortamda yetişen veya aynı kökene sahip canlılar olabilir. Hikâyelerde ve mitolojilerdeki ünlü tanrıları ve üstün insanları bu perspektifle değerlendirmek bu isimleri ve o dönemdeki toplumu daha iyi anlamamızı sağlayabilir.

Merlin’in Hz. Süleyman’a hizmet eden cin olabilir mi?

Merlin’in Hz. Süleyman’a hizmet eden cin olma ihtimali tek yüzük ve Hz. Süleyman’ın yüzüğü arasında kurulmaya çalışılan bağa destek mahiyetinde olabilir.

Gandalf Kimdir?

Gandalf’ın kim olduğunu iyice anlayabilmemiz için J.R.R. Tolkien’in en popüler eseri olan Yüzüklerin Efendisi macerasından çok öncesine bakmamız gerekmektedir. Bunun için de Tolkien evrenini bize en iyi anlatan Silmarillion‘u, Bitmemiş Öyküler’i, Hurin’in Çocukları‘nı, Akallabeth ve Güç Yüzüklerine Dair kitaplarını okumalıyız.

Orta Dünya evreninin yaratıcısı Eru Ilúvatar ilk önce Ainur’u yarattı. Ainur’u melekler olarak da düşünebiliriz. Her şey Ilúvatar’ın düşüncesinde başladı ve Ainur onun isteği üzerine şarkı söylemeye başladılar. Bu şarkının ahengiyle birlikte Arda yani bizim Dünya olarak adlandırdığımız, içerisinde Orta Dünya’nın da bulunduğu gezegen tasarlandı.

Ainur’dan bazıları şekil değiştirerek Arda’ya yerleştiler ve ilkdoğanlar olan Elflerin gelişine kadar Arda’yı şekillendirmeye başladılar. Ainur’un yaşadığı yere Ölümsüz Diyar (Undying Lands) denmektedir. Ainur ile birlikte onlardan biraz daha güçsüz olan birçok Maiar da Arda’ya geldi. Maiar’ı Ainur’un yardımcıları olarak da düşünebiliriz. Bu arada belirtelim ki Tolkien evreninde bu yardımcıların her biri bir Maia’dır, çoğul olarak isimlendirmek istediğimizde Maiar demekteyiz. Tıpkı elf dilinde Ainur’a Valar (tekil olarak Vala) denmesi gibi.

İşte hikayenin bu bölümünde

Gandalf‘ın tam olarak da kim ve ne olduğunu anlamaya başlıyoruz. Evet! Gandalf bir Maia ruhudur ve gerçek adı Olórin’dir. Lorien ismi verilen bir bahçede yaşayan ve birer Vala olan rüyaların efendisi Irmo‘nun ve onun kız kardeşi Nienna‘nın yanında yaşamaktaydı.

Aydınlığın yani Güneş’in 3. çağında bir İstari yani büyücü olarak, Sauron‘a karşı gerçekleştirilen savaşta halklara yardımcı olması için Valar’ın en yücesi ve kralı Manwë tarafından Orta Dünya’ya gönderildi. Ona elfler “Mithrandir“, cüceler “Tharkûn” ve “Harad” ismini verdi. Batı dillerinde ise Gri Gandalf denildi. Orta Dünya’ya vardığında ilkdoğanlardan yani ilk yaratılan elflerden birisi olan Cirdan Nowe ona 3 elf yüzüğünden birisi olan ateş yüzüğünü emanet etmiştir.

Cirdan, Elrond ile birlikte, Sauron henüz kötülüğünü dünyaya yaymaya başlamadan önce ve esas amacını kimsenin bilmediği 2. çağ zamanlarında ona inanmamayan iki elften birisidir. Gönderilen büyücüler içerisinde en çok Gandalf’ı sevmiş ve güvenmiştir. Ak Divan kurulduğunda da Leydi Galadriel ile birlikte Gandalf’ın, divanın başına geçmesini istemiş ancak Gandalf bu görevi kabul etmemiştir. Sonrasında da bilindiği gibi divanın başına Ak Saruman geçmiştir.

Hobbit kitabında anlatıldığı gibi ejderha Smaug’un öldürülmesi, Bilbo Baggins’in yüzüğü bulması ve Yüzüklerin Efendisi macerasındaki büyük rolü ile Sauron’un yenilmesini, Orta Dünya’ya barışın ve huzurun getirilmesini sağlamıştır. Sauron’un yok edilmesiyle birlikte Orta Dünya’daki görevi tamamlanmış, Aragorn Birleşik Krallık’ın ilk kralı olmuş ve insanların çağı başlamıştı. Görevini başarıyla tamamlayan Gandalf, Frodo, Galadriel, Celeborn, Bilbo ve Elrond ile birlikte Ölümsüz Diyarlar’a geri dönmüştür ve bir daha Orta Dünya’da görülmemiştir.

Bu arada bir dipnot olarak, “E madem bu Gandalf bu kadar güçlü nasıl oldu da Balrog’a yenildi?” diye aklında soru işaretleri oluşanlar için de cevabımızı verelim. Balrog da tıpkı Sauron gibi Ainur’un en güçlüsü ve kötüsü Melkor tarafından karanlık tarafa çekilmiş bir Maia ırkındandır! Yani gücü Gandalf’ın gücüne denktir. Ancak hepimizin bildiği gibi Gandalf, Balrog ile girdiği bu savaştan yenilmez ve silah işlemez Ak Gandalf olarak geri dönmüş ve Saruman’ın yerine geçmiştir.

Büyücü Merlin kimdir?

Merlin, Kelt kökenli Galler şiirlerinde Myrddin adıyla geçer ve genellikle büyücü olarak gösterilir. Daha sonra Geoffrey Monmouth’un kitabında Merlin Ambrosius olarak gözükür.  İngiltere’nin kuzeybatısındaki Cumbria şehrinde doğduğu tahmin edilmektedir. Merlin, farklı kaynaklarda genel olarak yedi şekilde karşımıza çıkar: Ormanlarda yaşayan yabani adam, mükemmel çocuk, peygamber, şair, danışman, büyücü ve aşık. Arthur’la ilgili kaynaklarda kesif bir Hıristiyanlık teması olmasına rağmen, Merlin’in Hıristiyanlığa direnen ve ormanlarda yaşayan bir pagan şaman olduğuna dair tahminler bulunmaktadır.

Merlin’i tanımlayacak en iyi ve en kesin söz tüm zamanların en tanınmış büyücülerinden biri olduğudur. Asıl olarak Kral Arthur efsaneleriyle özdeşleşmiş bir isimdir.

Merlin babasız doğmuştur. Merlin’in Incubus adlı şeytanın oğlu olduğu bilinen bir anlatıdır. Buna göre şeytan dünyaya inerek kendinden nesil devam etmesini istemiş ve bu amaçla bakire bir kadınla beraber olmuştur. Bu beraberlik sonrası doğan çocuk yani Merlin, daha bebekken konuşmuştur, hatta o yaşta kendisinin durumu için kurulan mahkemede kendi kendisini savunmuştur.

Merlin, gerçekten bir peygamber miydi?

İsa’ya da atfedilen bebekken konuşma yeteneğinin Merlin için de söylenmesi çok ilginçtir. İki isim arasındaki bir diğer benzeşme ise Merlin ve İsa’nın babasız doğmasıdır. İki aktör için de olağanüstülüklerin benzer olması çeşitli soruları gündeme getirir. Acaba Merlin, gerçekten bir peygamber miydi?

Bazı anlatılarda Merlin, geleceği kristal bir mağarada görmektedir. Gelecekte olacak olan olaylar bu mağarada kristaller üzerinde görüntüler olarak belirir.

The Lost Years of Merlin adlı kitaba göre Merlin’in annesi Elen (başka bir kaynakta Aldan diye geçer), Yahudilik, Hıristiyanlık ve Druid anlayışını birleştirerek kendine yeni bir bilgelik oluşturmuştur. Oğlu Merlin’i de buna göre eğitmiştir.

Merlin hakkında değerlendirme yaparken sağlıklı sonuçlar için şu tespitler göz önüne alınmalıdır: “Merlin ne tamamen karanlıktır ne de tamamen ışıktır; o tam olarak bir insan da değildir, bir tanrı da; o gerçekten yaşlı da değildir genç de değildir.”

Dünyanın en ünlü gizemleri yapılarından biri olan Stonehenge, ilk olarak Robert de Baron’un ifade ettiği şekliyle Merlin’le özdeşleştirilir. Baron’un bu özdeşleştirmesi, Stonehenge’in yapımına dair çeşitli kaynaklarda bir ihtimal olarak sıkça dile getirilir.

Stonehenge adı “asılı taşlar” anlamına gelmektedir. Ancak Arthur efsanesindeki önemli büyücülerden biri olan Merlin’in bu yapıyla ilişkilendirilmesi, bazı soruları beraberinde getirmektedir. Çünkü bu gizemli yapı, Arthur efsanesinin geçtiği dönemden çok çok önce Britanya’da mevcuttur.

Merlin’in Kral Arthur efsanesinde oynadığı kanıksanmış rollerinin ötesinde bir karakter olduğunu düşünüyorum.

Onun hakkında belirlediğim üç ihtimal var:

  • Hz. Süleyman’ın Cini
  • Atlantisli Osiris Rahibi
  • Hak Peygamber

Süleyman Peygamber’in cini olabilir mi?

Hz. Süleyman ve Süleyman Mabedi’nin temsili resmi Merlin’e atfedilen özelliklere baktığımızda ben onu, Süleyman peygambere hizmet eden cinlere benzetiyorum. Süleyman’ın cinleri de, Kur’an’da geçtiğiyi şekliyle Merlin’in yaptığı işlere benzer faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Mesela Sebe Suresi 13. ayette cinlerle ilgili detaylara bakalım:

“Onlar Süleyman’a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır!”

Ayeti ilk okuduğumda aklıma Merlin’den başka bir şey gelmedi. Çünkü Merlin için de çok fazla mimarlık, yapı ustalığı, alet edevat yapımı gibi yeteneklerden bahsedilmektedir. Örneğin Camelot’u inşa eden, yuvarlak masayı yapan, hatta Stonehenge ile bile ilişkilendirilen odur. Ayrıca ayette leğen ve kazanlardan bahsetmesi de ilginçtir. Kitapta çokça vurgulayacağım gibi Keltler, kazan, kap, kâse gibi aletlerle özdeşleşmiş bir topluluktur.

Çeşitli kaynaklarda Merlin’in Süleyman adında bir kuzgununun olduğundan ve Merlin’in Süleyman Mabed’inin yapı planlarını bildiğinden bahsedilmektedir.

Hz. Süleyman’ın Krallığı

Hz. Süleyman’ın mazzam bir krallığı vardı.Ben Kral Arthur’u Davud peygambere benzettiğimden dolayı, bu benzerlik pek sürpriz görünmemekte. Davud, Süleyman’ın babasıdır. Merlin, Arthur gibi Arthur’un babasına da danışmanlık yapmıştır. Daha önce tarihin en ünlü krallarının ayrıt edici özelliği olan kral-taht-kılıç üçgenine, bir de büyücü, sihirbaz veya sıradışı güçleri olmayan ama kralın başarısında büyük rol oynayan danışmanları, hizmetkârları ve yardımcıları da ekleyebiliriz.

Yine de birisinin dinsel, diğerinin mitolojik evren ve kapsamda olduğunu göz önünde tutmamız gerekli. Birebir uyuşmanın olması çok zor. Farkların farkında olmak, sağlıklı değerlendirme açısından önemli ama bu tarz benzerlikler gerçekten heyecan verici. Özellikle Kur’an’da Sülayman’ın bu kadar muazzam krallığından bahsedilirken, leğen ve kazan gibi aletlere vurgu yapması, bizim için önemli ipuçları sağlamaktadır.

Süleyman ve Davud Kutsal Kase ve kılıcı

Süleyman ve Davud’la ilgili bağlantıyı güçlendirecek hususlardan biri de, Kutsal Kâse ortaya çıktığında yanında beliren malzemelerle ilgili olan söylencedir. Söylenceye göre kâse göründüğünde yanında gözüken kutsal malzemeler şöyledir: tabak, kesik bir baş, kan damlayan mızrak ve kılıç. Kılıcın büyük ihtimalle Davud’a ait olduğu ve kendinden sonra gelen oğlu Süleyman’ın kılıcı bir gemiye koyduğundan bahsedilir. Diğer motifler ise kitapta anlatılan sembollerin toplamını sunar. Motiflerin birbirleriyle uyumlu olması, Davud’un kılıcının kâseyle bağlantılı olduğunu gösterebilir.

Atlantisli Osiris Rahibi

Merlin’in Stonehenge’le özdeşleştirilmesi, pek çok ihtimali ve senaryoyu gündeme getirir.

Stonehenge, hakkında yapılan spekülasyonlar itibariyle Mısır Piramitlerine benzer. Örneğin Mısır Piramitlerinin taşlarının büyücüler yoluyla hiç dokunmadan yerlerine konduğu çeşitli kaynaklarda geçen bir iddiadır. Buna benzer şekilde Stonehenge’i oluşturan taşların da Merlin tarafından uzaktan hiç dokunulmadan yerlerine yerleştirildiği, bu gizemli taşlara dair öne sürülen iddialardan biridir. Merlin’in Süleyman zamanındaki bilgeliğe ve Mısır’la özdeşleşmiş yeteneklere sahip olması, onun Kayıp Kıta Atlantis’e dayanan bir köke ve Mısır’da inisiye edilmiş bir Osiris rahibi olduğu sonucuna sebebiyet verebilir.

Benim tahminim bu kadar büyük büyü gücüne sahip bir kişinin böyle bir kökene sahip olması, olmamasından çok daha büyük bir ihtimaldir. Ki zaten göründüğü kadarıyla o, Britanya ormanlarında kendini yetiştiren bir şamandan daha ötesidir. Bu konuda çok eminim.

Keltler Atlantisli olabilir

Merlin’in Atlantisli olduğunu sadece büyü yetenekleriyle değil, Keltlerin Avalon Adası’na dair inançlarından da çıkarılabilir. Onlar kendilerinin Avalon’dan geldiklerini belirtirler. Avalon’ın olası yerleri göz önüne alındığında bu adanın Britanya’nın batısında veya güneyinde olduğu anlaşılmaktadır. En fazla kabul edilen konuma göre Atlantis de Britanya’nın güneybatısındadır. Yani Keltler Atlantisli olabilir.

Avalon, Kral Arthur Efsanesi’nde de önemli bir rol oynamaktadır. Arthur yaralandığında sadece ehil kişilere görünen bazen sisle kaplı olarak resmedilen Avalon’a götürülüyordu. Coğrafi benzeşmeden yola çıkarsak, Avalon’un aslında Atlantis olduğu ve oraya sadece ehil kişilerin veya farklı bir anlatımla inisiyelerin gidebildiği sonucuna ulaşılabilir. Arthur ve Merlin’in kendi dönemlerindeki profillerine baktığımızda onların inisiye derecelerinin çok çok yukarıda olduğu anlaşılmaktadır.

Atlantis, Mu kıtasının bir kolonisiydi, Mısır da Atlantis’in kolonisiydi

Atlantis zamanla bağımsızlaştı. M.Ö. 10.000-12.000 dolaylarında büyük bir tufan neticesinde Mu ve Atlantis battı.

Osiris, o dönemde bozulmuş Mu dininde reform yapan bir bilge ve din adamıdır. Mu rahiplerinin bozduğu dini tekrar tek Tanrılı hâle getirmeye çalışmıştır. Yaptığı reformlar nedeniyle dinin yeni şekline “Osiris dini” adı verildi. Bu dini Mısır’a taşıyan Hermes oldu. Hermes’in Mısır’daki adı Thoth’du. İbraniler’in Enoch peygamberinin ve Kur’an’da ismi geçen İdris’in de aslında Thoth-Hermes olduğuna dair güçlü emareler vardır.

Topluma öncülük eden Osiris rahipleri

Atlantis genelikle ileri medeniyet olarak anlatılmaktadır. Efsaneye göre Atlantis’te günümüzde dahi ulaşılmamış veya yeni yeni ulaşılan teknolojiler vardır. Örneğin elektirk, atom, güneş enerjisi daha o dönemlerde kulanılıyordu ve üzerinde araştırmalar yapılıyordu. Cihangir Gener’in aktardığına göre Atlantis yok olmadan önce rahip sınıfı bozulmuştu. Fakat içlerinde ışık rahipleri ve bilim adamı olan rahipler bozulmamıştı.

Bu rahipler zamanla gizlenme ihtiyacı hissettiler. Bilim adamı rahiplere mason deniyordu. Bu masonlar aynı zamanda bugünkü anlamıyla taş ustası ve mimardılar. Gener’in aktardığına göre Mason kelimesi, tanrının eril, dişil yönlerini ve ilahi kelamı ifade eder. M, Mu kıtasını; A, Atlantis’i; Son, ilahi kelamı sembolize eder. Oğul ve güneş olarak kullanılan kelimenin kökeni buraya dayanır. Son aynı zamanda Osiris’i sembolize eder. Mason denilen rahipler, topluma öncülük eden Osiris rahipleridir.

Eldeki ipuçları, efsaneler ve ihtimaller işaret etmektedir ki, Merlin, Atlantisli bir bilim adamı rahip yani masondur, Osiris rahibidir. Mısır’a çok büyük ihtimalle Hermes’le beraber göç etmiştir.

Atlantis ihtimalini doğru kabul edildiğinde Merlin’in şöyle bir serüveni karşımıza çıkar: Mu > Atlantis > Mısır > Filistin > Britanya

Atlantisliler,  Mısır’a ya da Aztek ve Maya Göç mü Ettiler?

Atlantis kıtası batmış olmasına rağmen Merlin yaşadığına göre o, Atlantisliler tarafından kolonileştirilen Mısır’a ya da Aztek ve Maya gibi kolonileştirilen yerlere göç etmiştir. Fakat Süleyman ve Britanya bağlantisinin gösterdiği gibi o, büyük ihtimalle Mısır’a gitmiştir. Direkt olarak Filistin diyarına gitmesini zayıf olarak görüyorum çünkü onun piramitlerde görev aldığını düşünüyorum.

Hermes’in veya diğer adıyla Thoth’un tanrılaştırıldığı düşünüldüğünde bölgede kalıcı izler bıraktığı anlaşılmaktadır. Mısır’da büyücülerin olduğu bilinse de Merlin ismine rastlamayız. Sezgilerim beni yanıltmıyorsa o, piramitlerin inşasında görev aldıktan sonra Filistin’e gitti.

Merlin için de piramitler, yeni yeteneklerin kapısını aralamış

Merlin, piramitlerin inşasında görev aldıkran sonra tekrar inisiye olmuş olabilir. Böylelikle kamil insanlığı tamamlanmış ve İbranilerin deyimiyle “Hiram” veya Türkçe “ermiş insan” olmuştur. Osiris rahiplerinin aynı anda büyücü, rahip, astrolog, simyacı, kahin oldukları düşünüdüldüğünde zorlu sınavlar geçtikten sonra bu yeteneklere ulaştıkları sonucuna ulaşılabilir. Merlin için de piramitler, yeni yeteneklerin kapısını aralamış olabilir veya mevcut yetenekleri için bu piramitler fırsat sunmuş olabilir.

Merlin’in Süleyman’ın emrinde çalışması, onun dinen bozulmadığını gösterir. Bu durum onun neden Mısır’dan ayrıldığını da gösterir. Mısır halkı Hermes-Thoth’u tanrılaştırırken, hâliyle Merlin’in orada kalması mümkün değildi. Burada meçhul olan şeylerden biri onun tam olarak ne zaman Mısır’dan ayrıldığıdır. Merlin sadece Süleyman zamanında değil babası Davud ve öncesinde de gitmiş olabilir. Bu durum Arthur ve Davud benzerliğini de açıklayabilir.

Merlin de Yahudi loncalar vasıtasıyla Filistin’e

Süleyman Mabedi’ni yapanların Yahudi loncalar olduğu ve onların kökeninin de Mısır olduğunu düşünülürse Merlin de Yahudi loncalar vasıtasıyla Filistin’e gitmiş olabilir. Ama söylediğim gibi o, Süleyman, Davud, Musa, Yakup ve İbrahim’den bile önce Filistin’e gitmiş olabilir. Bu noktada karşımıza çıkan sorulardan biri daha önce de söylediğim gibi onun nasıl bu kadar uzun yaşayabildiğidir. Bu sorunun cevaplarından biri yukarıda ele aldığım gibi onun cin olma ihtimalidir. Belki de insanların içerisinde insan suretinde sızmış bir canlıdır. Veya illa başka bir canlı olması gerekmeksizin ilim sahibi bir insan da olabilir.

Merlin, tanrının canlılara verbileceği ilmi göstermesi açısından son derece önemli bir isimdir.
Merlin’in dinen bozulmamışlığı benim açımdan bir diğer ihtimali ortaya çıkarır: Peygamberlik

Peygamberlik İhtimali

Merlin’e atfedilen özelliklerden birinin peygamberlik olduğu zaten biliniyor. Merlin, farklı kaynaklarda genel olarak yedi şekilde karşımıza çıkar: Ormanlarda yaşayan yabani adam, mükemmel çocuk, peygamber, şair, danışman, büyücü ve aşık.

Geçmiş atıflara rağmen benim burada bahsetmek istediğim konu onun hak peygamber olabileceğidir. O, ona atfedilen güçlü paganik öğelerin dışında gerçekte insanları tek tanrıya inanmaya davet eden biri olabilir. Tarihte bu tarz örneklere çok rastlarız. Çok tanrılara tapan insanları uyaran uyarıcıların öğretilerinin zamanla onun takipçileri tarafından bozulması sık rastlanan bir olaydır. Buna verilebilecek tipik örneklerden biri olarak İsa söylenebilir.

Tek tanrıcılığı, tevhidi yaymak isteyen İsa, insanların aşırı sevgisinden dolayı kendisi de zamanla tanrılaştırıldı. Diğer örnek olarak Buda verilebilir.Onun aslında çok tanrılı durumda olan Brahman dininde tek tanrılığı yaymak için reform yapmaya çalışan biri olabileceği daha önce dile getirilmişti. Merlin de bu tarz birisi olabilir ve zamanla İsa’nın ve Buda’nın takipçileri gibi onun da öğretisi bozulmuş olabilir.

Nahl Suresi 36. ayet, dünya çapındaki belli başlı bazı isimler için çeşitli ihtimalleri gündeme getirmektedir. Ayet şöyle: “Andolsun biz, her millet içinde: “Allah’a kulluk edin, şeytân(a tapmak)dan kaçının” diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allâh hidâyet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!”

Oğuz Han, Konfüçyüs, Merlin, Sokrates

Sadece Buda için değil Oğuz Han, Konfüçyüs, Merlin, Sokrates veya toplumların hafızasında yer etmiş diğer isimler için de pek çok ihtimal önümüzde durmaktadır. Aynı Hz. İsa örneğinde olduğu gibi bir kişi tarafından insanlara getirilen hak din, zamanla onun takipçileri tarafından bozulmuş olabilir.

Merlin Kelt paganizmiyle özdeşleşmiş

Merlin genellikle Kelt paganizmiyle özdeşleşmiş bir isimdir. Bu yüzden onun insanları tek bir yaratıcıya çağırması zor bir ihtimal gibi durmaktadır. Fakat yeteri kadar elimizde belge ve doküman olmaması ve genellikle kendisinden çok sonraki hikâyelerde yer alması, topluma öncülük ettiği fikirlerin zamanla değişmesine ve bize yanlış olarak aktarılmasına sebep olmuş olabilir.

Merlin’e atfedilen pagan öğeleri dışındaki özellikler, bilindiği anlamdaki peygamber tipolojisine uygundur. Ayrıca, Ortadoğu haricinde de peygamber çıkabileceğini göstermesi açısından önemli bir sorgulama kaynağıdır.

Mu ve Atlantis kökenli bir Cin

Peki saydığım bu üç ihtimal de doğru olabilir mi? Bence evet. Merlin, Mu ve Atlantis kökenli bir cin ve peygamber olabilir. Fakat o, bildiğimiz anlamda belirli bir dönemde beirli kesime gönderilmiş değildir. O, farklı toplumlarda farklı kılıklarda farklı bölgelerde görevlenderilmiş olabilir.

Merlin insanlık tarihinin en büyük alimlerinden, bilgelerinden, büyücülerinden, astrologlarından, simyacılarından, mimarlarından, taş ustalarından biridir.

ÜCRETSİZ ABONE OL.! 
► 2020 Türkiye Kehanetleri  Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Dünya Şokta! Antibiyotik Kıyameti Grip Salgını Zombi Virüsü
► Çin’den Gelen Görüntüler CoronaVirus Salgını Gizemli Virüs

BAKMIŞ YOUTUBE’da

YouTube Kanalları Arası Yer Alan ona ilgili gün abone Sayısını hızla arttıran BAKMIŞ Youtube Kanalı sizlere birbirinden ilginç ve İçerikleri tr iyi sekilde gereklidir.Plakalı. Video içeriklerinde teknoloji haberleri, bilim haberleri, komple teorileri, gizli bilgiler, kehanetler, gizemli olaylar youtube, merak edilen arkeoleji çalışmaları.

Gizli tarihi bilgiler, mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi … Antik medeniyetler hakkında araştırmaları.

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trendleri inceliyoruz. BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınızla paylaşmayı ve yorum yapmayı düşünün.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz