Göbeklitepe Gerçekleri!

GöbekliTepe ve Ön Türk tarihi sır gibi gizlenen gerçekleri… 2020 yılının ilk günlerinde anne babalara Atiye, çocuklara Rafadan Tayfa tepsisinde sunulan Göbeklitepe’nin sırrı gizemli tarihi ne ola ki? Göbekli Tepe’nin sır kapısını biraz aralayabilirsek atalarımız olan Ön Türkleri yakından tanıyabiliriz.

Atatürk’ün çok önemli sözleri vardır mesela “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez” bu sözlerden sadece biri..

Hz. İbrahim Tapınağı olduğunu, meşhur Sirius gezegenine tapmak için inşaa edildiğini, Tevrat’ta geçen ’Cennet Bahçeleri’ olduğuna, henüz bütün sırları gün yüzüne çıkmamış Stonehenge ile paralel ve benzer bir inanç sistemi olduğunu söyleyen arkeolog, tarihçi, astronomlar ve teorisyenler.

Ön Türk Tarihi Göbekli Tepe de mi?

1071 yılı Türklerin Anadolu’ya son gelişi veya Müslüman Türklerin Anadolu’ya son gelişi… Peki neydi Göbekli Tepe yi bu kadar esrarengiz kılan ? Göbekli tepe neyi saklıyor olabilir? Tapınak mı, barınak mı?

Batılı tarihçiler tarafından bizlere öğretilmeyen, öğrenmemiz istenilmeyen Ön Türk tarihi yani Ön Türkler Göbekli tepe de bulunan bu yapıları inşaa etmiş olabilir mi? Kim yaptı bu göbeklitepeyi…

Göbekli tepe de kazı devam ettikçe yeni yerler çıkmaya başladı anlaşıldı ki bu buzdağının sadece görünen kısmı. Klasik bir arkeoloji araştırmasından beklenildiği gibi, ortaya çıkan bulgular yeni eserler soru işaretlerini aydınlatacağı umuluyordu.

Fakat soru işaretlerini gidereceği düşünülen bu bulgular, tam tersine kafa karıştırmaya başladı! Kazı alanı belirginleşmeye başladıkça, arkeologların araştırmacıların şaşkınlığı daha da arttı! Ortaya çıkan heykeller ve simgeler, yapılar ve bulgular insanlık tarihiyle ilgili bildiğimiz hiçbir şeyle uyuşmuyordu!

Tüm dünya Göbekli Tepe’yi Konuşuyor!

23 Nisan 2008’de The Guardian’ın gazetesinin attığı başlık tüm dünyada ki kafa karışıklığını oldukça iyi anlatıyordu: “Arkeologları Sersemleten Kazı Alanı!”

Atatürk’ün de kitaplarını çevirttiği James Churchward’ın Mu tezi aslıda bu noktada iyi incelenmeli. Atatürk’ün bizzat görevlendirdiği Tahsin Mayatepek araştırmaları gün yüzüne çıkartılıp bu araştırmalar derinleştirilmeli. Belki o zaman elimizde daha fazla veri olabilir ve şuanda bulunan bu arkeolojik çalışmalar daha iyi yorumlanabilir…

Bilinen insanlık tarihinin tüm gerçeklerini değiştiren, ezberler bozan Göbekli tepe…

GöbekliTepe

Bir çobanın hayvanlarını otlatırken bulduğu Göbeklitepe, dünyanın en eski arkeolojik keşfi. Bugüne kadar yalnızca yüzde 5’i gün yüzüne çıkarılabilmiş. Hakkında pek çok iddia, söylenti ve modern-efsaneler mevcut.

Hazreti İbrahim’in Tapınağı olduğunu, Sirius’a tapmak için inşaa edildiğini, henüz bütün sırları aydınlatılamayan Stonehenge ile paralel ve benzer bir inanç olduğunu söyleyen arkeolog, tarihçi, astronomlar var.

Peki batılı tarihçiler tarafından bizlere öğretilmeyen ya da öğrenmemiz istenilmeyen Ön Türk tarihi yani Ön-Türkler bu yapıları inşaa etmiş olabilir mi? Şimdi sizler diyeceksiniz ki e biz 1071 de Malazgirt’e girdik bize böyle öğretildi. İşte o mesele tam olarak öyle değil.

GöbekliTepe ‘nin sırrı

Göbekli Tepe’nin sırrı gün yüzüne çıktıkça, yeni cevaplar daha fazla soruyu beraberinde getiriyor. Burayı keşfetmeye hazır mısınız?

Her şey, 1983 yılının sıradan bir gününde tarlasını karasabanla sürmekte olan bir çiftçinin, toprak altında bulduğu oymalı taş ile başladı!

İhtiyar çiftçi, dünyanın gelmiş geçmiş en ‘gizemli’ arkeolojik kazılarından birini başlatacağından habersizdi.

1996 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün başkanlığında Alman Arkeolog Harald Hauptmann danışmanlığında başlatılan çalışmalar, başlangıçta sıradan bir arkeoloji çalışmasını andırıyordu! Kazı devam ettikçe, klasik bir arkeoloji araştırmasından beklendiği gibi, ortaya çıkan bulguların soru işaretlerini aydınlatacağı umuluyordu.

Fakat soru işaretlerini gidereceği düşünülen bulgular, tam tersine kafa karıştırmaya başladı! Kazı alanı belirginleşmeye başladıkça, arkeologların şaşkınlığı daha da arttı! Ortaya çıkan yapılar, heykeller ve simgeler, insanlık tarihiyle ilgili bildiğimiz hiçbir şeyle uyuşmuyordu!

23 Nisan 2008’de The Guardian’ın attığı başlık kafa karışıklığını oldukça iyi anlatıyordu: “Arkeologları Sersemleten Kazı Alanı!”

Şanlıurfa’nın 17 kilometre doğusunda yer alan Göbekli Tepe’nin ünü bir anda dünyaya yayıldı! Konuyla ilgili haber ve köşe yazıları katlanarak artmaya başlamıştı! Herkes, hiçbir tarihçi ve arkeoloğun tatmin edici bir açıklama getiremediği Göbekli Tepe’yi konuşmaya başladı!

Peki neydi Göbekli Tepe’yi bu kadar esrarengiz kılan?

Göbekli Tepe kafa karıştırıcıydı çünkü, her şeyden önce tamı tamına 12.000 yaşındaydı!

Bu, insanlık tarihiyle ilgili bugüne kadar bildiğimiz her şeyi yerle bir ediyordu! Yazılmış on binlerce kitap ve yüz binlerce makaleyi çöpe attıracak bir bilgiydi bu!

Çünkü bugüne kadar yaptığımız arkeolojik kazılar ve buna dayalı olarak geliştirdiğimiz tarih bilimi, insanlığın 12.000 yıl önce henüz ’emekleme’ çağına bile geçmemiş bir bebek olduğunu söylüyordu!

Tarih kitaplarına göre o çağlarda yaşayan insanın, henüz avlanarak ve bitki toplayarak hayatını sürdüren, dili, dini, kültürü, sanatı olmayan, yerleşik yaşama bile geçmemiş bir ‘sürü’ olması gerekiyordu!

Halbuki Göbekli Tepe’de devasa büyüklükte kayaların ayağa dikilmesiyle oluşturulmuş, özenle inşa edilmiş, özenle süslenmiş 8 ila 30 metre çapında 20 adet tapınak bulunmuştu! Tapınakta 3 ila 6 metre büyüklüğünde, 60 ton ağırlığa ulaşabilen T biçiminde dev heykeller yer almaktaydı!

Klasik tarih biliminde, insanlığın büyük dönüşümünün M.Ö. 10 bininci yıllarda, tarımın bulunuşuyla başladığı varsayılıyordu!

Tarım yerleşik hayatı, yerleşik hayat da “binlerce yıl içinde” kültürü, sanatı ve dini, yani “Uygarlığı” meydana getirmişti.

Klasik uygarlıklar sıralaması şöyleydi:

Sümer Uygarlığı (İÖ.4000): Dicle ve Fırat
Mısır Uygarlığı (İÖ.3500 ): Nil Nehri
Maya Uygarlığı (İÖ. 2600): Güney Amerika
Hint Uygarlığı (İÖ.2500): İndüs Irmağı
Çin Uygarlığı (İÖ.1500): Sarı Irmak

Dikkat edilirse, ilk uygarlık olarak bilinen ve taş yapılar yapabilme kapasitesine sahip ilk topluluk olduğu düşünülen Sümer Uygarlığının bile İ.Ö. 4000 yılında ortaya çıktığı görülmektedir!

O halde Sümerler ’den 7.000 yıl önce, insanlığın henüz ok ve zıpkınlarının ucuna keskin taşlar bağlamayı bile yeni öğrendiği düşünülen bir çağda, bu büyüklükte yapılar nasıl inşa edilebilmişti?

Asıl Merak Edilen Soru!

Bilim insanları, aynı soruların benzerini daha önce İngiltere’deki “Stonehenge” ve Mısır’daki “Piramitler” için de sormuşlardı! “Teknolojinin bu denli geri olduğu bir çağda, insanlık bu büyüklükteki yapıları nasıl inşa edebilir?” sorusu, başlıca merak konusuydu!

Göbekli Tepe bulguları, bu soruları bile ‘anlamsız’ hale getirdi!

Zira Şanlıurfa’da ortaya çıkarılan tapınaklar, Stonehenge ’den 7000, Piramitler ’den 7500 yıl eskiydi!

Bazı taşlar Stonehenge ’dekin den çok daha iriydi ve Stonehenge taşları kabaca oyulmuş, özelliksiz kayalardan oluşurken, Göbekli Tepe’dekiler ince resim ve işlemelerle donatılmıştı!

GöbekliTepe ’deki dev kaya-heykelleri inceleyen National Geographic araştırmacısı, konuyla ilgili belgeselde meseleyi özetleyen şu cümleyi kuruyordu: “Bu dönemde yaşayan insanların bu tapınakları yapabilmesi, üç yaşında bir çocuğun elindeki oyuncak tuğlalarla Empire States’i inşa etmesine benziyor!”

GöbekliTepe Gizemi ne zaman çözülecek!

İnsanlığın Sümer ve Mısır yazısını daha yeni çözdüğünü ve bu toplumları anlamak için bu yazılı metinleri kullandığı düşünülürse, GöbekliTepe ’nin daha uzun süre “gizem” olarak kalacağını söyleyebiliriz.

Zira 12 bin yıl önce yaşayan bu insan topluluklarıyla ilgili elimizde “yazılı” hiçbir bulgu yok!

Kayalar üzerine işlenen motiflerin anlamını çözmek bu yüzden oldukça zor.

T şeklindeki sütunların sırrı..!

T şeklindeki sütunların tümü, ‘insan şeklinde’ resmedilmiş. Ellerini kasıklarının üzerinde birleştiren dev insanlar. Yine Göbekli Tepe’de bulunan ve dünyanın en eski heykeli kabul edilen heykel figürü de yine ellerini kasıklarında birleştirmiş bir insanı betimliyor.

Yapımından sonra gömülmüş!

Üstelik, Göbekli Tepe’deki gizem ve bilinmezlikler bu kadarla da sınırlı değil. 20 tapınak, inşa edilmelerinden tam 1000 yıl sonra tonlarca toprak taşınarak örtülüyor ve üzerleri tamamen kapatılıyor.

Yapımı için büyük çaba harcandığı belli olan bu muhteşem tapınakların neden daha sonra yine muazzam bir emek harcanarak gömüldü?

Öntürk Tarihi GöbekliTepe de..!

Türklerin Anadolu’ya ilk girişi Hıristiyan tarihçilerin ve Tanzimat’ın frenkleşmeci tarihçilerinin iddia ettiği gibi 1071 Malazgirt Zaferi ile olmamıştır. 1071 Türklerin Anadolu’ya ilk değil son girişiydi. Ancak bu buluntular Batı’nın Türkleri Anadolu’dan sürüp Asya’ya geri gönderme iddiasına uymadığı için, bugüne kadar hep saman altı edildi ve Ön-Türkler Atatürk’ün ölümünün hemen ardından okul kitaplarından çıkarıldı. Anadolu’da binlerce yıl önceye tarihlenen kaya resimleri, kurganlar, arkeolojik eserler, yazıtlar, balballar bu tezin ciddi kanıtlarını sunmaktadır.

Dünya tarihinde Türk adıyla bilinen ilk devlet de Göktürkler değil, milattan önce 4000-2000 yılları arasında Mezopotamya bölgesinde kurulan Turukku Krallığı ile Anadolu’da kurulan Turki Krallığı’ydı.

Göbekli Tepe ve Ön Türkler kitabı

12 bin yıl öncesine tarihlenen tapınakların neden Ön Türk kültürüne ait olduğunu Göbekli Tepe ve Ön Türkler kitabıyla anlatan Özgür Barış Etli şöyle diyor…

Göbekli tepe ve ön Türkler arasındaki bağlantıyı ilk olarak dile getiren Azerbaycan Türkü bir profesör; Firudin Celilov. Kendisini ‘Urmu Teorisi’ adını verdiği çalışmasında Türklerin anayurdunun Altaylar değil Anadolu olduğunu savunuyor. Bunun dışında dünyanın en ünlü kaya resim uzmanlarından Elena Okladnikova, Türklerin kaya resim alanlarından biri olan Kalbaktaş motifleri ile Göbeklitepe motiflerinin benzerliğinden yola çıkarak bu iki kültür arasında bir köprü olabileceğinden söz etmişti. Bunun dışında Prof. Dr. Ahmet Koçak da Göbekli Tepe’de olası Ön Türk kültür izlerinden bir makalesinde bahsetmişti. Sorbonne Üniversitesi’nden bilimsel araştırmacı ünvanı alan Haluk Tarcan da yine konu hakkında bir makale yayımladı.

Kaya resimleri, tamgalar ve kurganlar Anadolu’nun dört bir yanında

Türklere özgü motifler yani kaya resimleri, tamgalar ve kurganlar Anadolu’nun dört biryanına yayılmış durumda. Türk kültürünün tanımlayıcı ve ona özgü unsurlar bunlar. Mesela Saka Türkleri ‘ne ait 3200 yıllık balballar keşfedildi Hakkâri’de. Bir de Erzurum’da keşfedilen 3500 yıllık Türklere ait insan biçiminde heykelcikler de diyebileceğimiz arkeolojik eserler var.

Bunun yanında bazı dilbilimcilere göre Kütahya Aizanoi antik tapınağı ve Eskişehir Yazılıkaya Midas Anıtı gibi yapılarda görülen yazılar yalnızca Türkçe açıklanabiliyor. Bunların dışında Çatalhöyük, Hacılar Höyük, Körtik Tepe’de rastlanıla gelen semboller ve tamgalar Türklerin kullandığı sembollerin tamamen aynısı.

Hatta bu motifler günümüz Türk halı ve kilim desenlerinde hala yaşamaktalar. Bazı antik medeniyet tabletlerinde Anadolu’da 4 bin yıl önce yaşamış ve isimleri Turki ve Turukku olan devletlerden bahsedilir. Bunun yanında Kimmerlerin ve Sakaların uzun süre Anadolu’yu yönettiğini biliyoruz.

AT, EB, US, OZ gibi tamgalar GöbekliTepe de

Örneğin Göbekli Tepe’de Türklerin erken kültürüne ait AT, EB, US, OZ gibi tamgaların yanında Kün-Ay, yani Güneş-Ay adlı bir tamga vardır ki, Türkler bunu eski dönemde bayraklarında bile kullanmışlardır. Bu simge Göktürk ve Hun dönemine ait paralarda da görülür. Hakasya’da bir kaya resim alanında da yine Kün-Ay tamgasına rastlanır. Olasılıkla bu tamga, 21 Mart İlkbahar ekinoksunu, yani doğanın yeniden uyanışını temsil eder. Diğer adını verdiğim tamgalar Orhun alfabesinde de aynen yer almaktadır.

Türklerin Dikilitaş kültürü ve GöbekliTepe Dikilitaş kültürü

Göbekli Tepe’deki dikilitaş kültürü ile Türklerin dikilitaş kültürü birbirine çok benziyor. Örneğin bir sütunda üç adet hayvan figürü üst üste işlenmiş Göbeklitepe sütununda. Tuva’da ve Moğolistan’da yer alan bazı Türk sütunlarında da aynı üslup var. Hatta işlenen hayvanların bazıları tamamen aynı. Bu benzerlikler Türklerin erken kültürünün Göbekli Tepe’de olabileceği yönünde ciddi kanıtlar sunar.

Atatürk Aslında Araştırmıştı!

Atatürk’ün de kitaplarını çevirttiği James Churchward’ın Mu tezi aslıda bu noktada iyi incelenmeli. Atatürk’ün bizzat görevlendirdiği Tahsin Mayatepek araştırmaları gün yüzüne çıkartılıp bu araştırmalar derinleştirilmeli. Belki o zaman elimizde daha fazla veri olabilir ve şu anda bulunan bu arkeolojik çalışmalar daha iyi yorumlanabilir.

Peki sizce neden ön Türk uygarlığı hala daha araştırılmıyor?

Atatürk’ün çok önemli sözleri vardır

Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez

bunlardan sadece bir tanesi.

GÖBEKLİTEPE GERÇEKLERİ? Gizlenen Türk Tarihi- Ön Türkler

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Önerilen videolar;

NEDEN Tarihçilerimiz Kripto YAHUDİ
Türklerin ANAYURDU Kayıp KITA MU?
2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri Nostradamus

BAKMIŞ YOUTUBE’da

YouTube kanalları arasında yer alan ve her gün abone sayısını hızla arttıran BAKMIŞ YouTube kanalı sizlere birbirinden ilginç içerikleri en iyi şekilde sunmaktadır. Video içeriklerinde teknoloji haberleri, bilim haberleri, komple teorileri, gizli bilgiler, kehanetler, gizemli olaylar youtube, merak edilen arkeoleji çalışmaları.

Gizli tarihi bilgiler, mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi… Antik medeniyetler hakkında araştırmaları ve daha fazlasını sizlere en açıklayıcı şekilde sunmaktadır.

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kı

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz