Son Dakika Haberi: Manisa Akhisar’da korkutan deprem!

AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nden son dakika haberine göre  Manisa ‘da  deprem meydana geldi. Bölgede ve çevre illerde deprem nedeni ile ilgili bir can ya da mal kaybı yaşanmazken, depremi hisseden vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. MUSALAR-AKHISAR (MANISA) olan son deprem ile ilgili detaylara ulaşılabilir, AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi ekranına çıktı.

Son dakika deprem haberi geldi! AFAD’dan alınan verilere göre

Son dakika deprem haberi geldi! AFAD’dan alınan verilere göre, Manisa ve altında hissedilen 3.3 ve 3.4 büyüklüğünde iki deprem yaşandı. bu depremlerin ardından 4.1 den sonra 5,6 şiddetinde büyük deprem yaşandı. Yaşanan depremin ardından iki deprem sonrasında de peş peşe geldi. Deprem anında kısa süreli panik yaşayan vatandaşlar, hem Kandilli Rasathanesi, hem de AFAD son depremler araştırmaya başladı. İşte depreme ilişkin detaylar ve aşağıdadır:

MANİSA’DA PEŞ PEŞE DEPREM OLDU!

Manisa’nın Yunusemre ilçesinde 17.46’da 4.1 şiddetinde deprem yaşandığı billdirildi. Kandilli Rasathanesi ise kapatın Manisa depreminin şiddetini 4.0 olarak duyurdu. Son deprem ise 5,6 olarak 22:22 de açıklandı.

2020.01.22 22:22:15 39.0573 27.8445 8.5 -.- 5.6 5.4 MUSALAR-AKHISAR (MANISA) İlksel

 

Kandilli Rasathanesi son depremler için gereklidir …

Son depremler http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst6.asp

Kandilli Rasathanesi ve AFAD

22.22’de Manisa Akhisar’da 5.4 şiddetinde deprem gerçekleşti geldi Kandilli Rasathanesi ve AFAD tarafından sürekli olarak güncellenerek yurtta ve dünyada meydana gelen depremleri kamuoyuna. Deprem yerin kilometre derinliğinde meydana geldi. Şiddetli sarsıntı sonrası merkez üssüne yakın havada yaşayanlar korku ve panik içerisinde kaldı. İşte Manisa 22 Ocak Kandilli Rasathanesi ve AFAD son depremler listesi…

MANİSA’DA KORKUTAN DEPREM! 22 OCAK 

Manisa ‘nın  Akhisar  ilçesinde 5,4 büyüklüğünde  deprem  meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ( AFAD ) internet sitesinde yer alanı göre, Akhisar ilçesinde saat 22.22’de 5,4 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

İzmir, Manisa, Aydın ve Denizli’nin yanı sıra Yalova ve Bursa’da da hissedildi.

KANDİLLİ RASATHANESİ VERİLERİYLE MANİSA DEPREMİ!

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’ye göre Manisa’da yerin 5.04 kilometre derinliğinde 5.4 şiddetinde deprem meydana geldi. Deprem merkez üssüne yakın tarafta yaşayanlar tarafında hissedildi.

İşte Kandilli Rasathanesi son depremler listesi …

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Son dakika: İstanbul, İzmir, Manisa, Bursa, Yalova’da deprem mi oldu?

AFAD’dan yapılan son dakika açıklamasına göre saat 22.22’de Manisa merkezli 5.6 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Kısa süreli paniğe neden olan deprem çevre illerden de hissedildi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, saat 22.22’de Manisa merkezli 5.4 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Kısa süreli paniğe neden olan deprem yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldi. Deprem İstanbul, İzmir, Manisa, Bursa ve çevre illerden de hissedildi.

DEPREM NEDİR ?

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir.

Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “SİSMOLOJİ” denir.

DEPREMİN OLUŞ NEDENLERİ VE TÜRLERİ:

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto’nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.

Taşküre’nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Üst Manto’da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taşyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto’ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir.

İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde olusmaktadır.

Yukarıda, yerkabuğunu oluşturan “Levha”ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde olduklarını ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açıldıklarını ve bu olayların meydana geldiği zonların da deprem bölgelerini oluşturduğunu söylemistik.

Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir.

İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.

Depremlerinin olusumunun bu sekilde ve “Elastik Geri Sekme Kuramı” adı altında anlatımı 1911 yılında Amerikalı Reid tarafından yapılmıştır ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır.

Bu kurama göre, herhangibir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.

Aslında kayaların, önceden bir birim yerdeğiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır.

Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.

FAYLAR genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara “Doğrultu Atımlı Fay”denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir.

Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da “Egim Atımlı Fay”denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.

BAKMIŞ YOUTUBE’da

YouTube Kanalları Arası Yer Alan ona ilgili gün abone Sayısını hızla arttıran BAKMIŞ Youtube Kanalı sizlere birbirinden ilginç ve İçerikleri tr iyi sekilde gereklidir.Plakalı. Video içeriklerinde teknoloji haberleri, bilim haberleri, komple teorileri, gizli bilgiler, kehanetler, gizemli olaylar youtube, merak edilen arkeoleji çalışmaları.

Gizli tarihi bilgiler, mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi … Antik medeniyetler hakkında araştırmaları.

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trendleri inceliyoruz. BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınızla paylaşmayı ve yorum yapmayı düşünün.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz