Adolf Hitler, Avusturya doğumlu Alman politikacı, siyasi lider, teorisyen ve devlet adamı olan Hitler ayrıca, yirminci yüzyılın en bilinen diktatörüdür. Hitler, ülkedeki bütün aksaklıkların nedeni olarak Yahudileri ve Çingeneler gibi bazı azınlıkları gösteriyordu. Bu nedenle de aryan ırkı yaratmak için kanlı insan deneyleri yaptırıyordu.

Nazi Almanyası

Nazi Almanyası, Almanya’nın 1933 ile 1945 yılları arasında, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi idaresi altında, tek parti rejimine dayalı yönetim sistemiyle “Führer” unvanlı hükûmet ve devlet başkanı Adolf Hitler’in liderliğinde egemenlik sürdüğü döneme verilen isimdir.

Nazi İnsan Deneyleri

1- Kimyasal Silah Deneyleri:

1943 ve 1944 yıllarında üç ay boyunca Buchenwald toplama kampındaki esirlerin üzerinde fosfor yanıkları oluşturan bombalar denendi ve sonra çeşitli ilaçlarla tedavi yöntemleri arandı. Bir çok esir ağır yaralandı.

2- İçilebilir Deniz Suyu Deneyleri:

Deniz suyu içilebilir hale getirmenin yollarını bulmak için Dachau’daki esirler üzerinde deneyler yapıldı. Denekler, su, deniz suyu, işlenmiş deniz suyu ve tuzsuz deniz suyu olmak üzere dört farklı gruba yerleştirildi. Bir miktar deniz suyu alanlar şiddetli ishal, konvülsiyon, halüsinasyon, delilik ve ölümle yüzleştiler.

3- Sıtma Deneyleri:

Üç yıldan uzun bir süre, sıtma tedavisi için Dachau toplama kampında 1000’den fazla esir üzerinde bir dizi deney yapıldı. Sağlıklı esirler sivrisinekler veya bu sivrisineklerden alınan virüslerle hastalıklı oldular. Sonra bu mahkumların üzerinde çeşitli ilaçlar denendi ve bir çoğu öldü.

4- Hipotermi Deneyleri:

Alman orduları Doğu Cephesi’nde karşılaştıkları soğuk algınlığı yüzünden güçsüz düşüyordu. Dr. Sigmund Rascher, Auschwitz ve Dachau kamplarındaki esirlere farklı deneyler yapmak için kolları sıvadı. Vücut ısısının ne kadar sürede düştüğünü ve ölüme neden olduğunu merak etti. Ayrıca donmuş bedenleri de canlandırmak istedi. Esirler, 0’ın altındaki sıcaklıklara sahip buz tanklarına kilitlendiler ve birçoğu öldü. Sadece bilinç kaybı yaşayanlar ise kavurucu güneş lambalarının altına koyuldular. Ayrıca kaynar su içmeleri için zorlandılar.

4- Zehir Deneyleri:

1943’te esirlere Buchenwald toplama kampında zehirler gizlice uygulandı. Bazıları doğrudan zehirli yiyeceklerden dolayı öldü. Bir yıl sonra, mahkumlar daha hızlı veri toplamak için zehirli mermilerle vurulmaya başlandı.

4- Sterilizasyon Deneyleri:

Naziler, toplama kamplarında tutulan esirlere toplu sterilizasyon denemeleri yaptı. Bir dizi deneyde kadın üreme organlarına kimyasal tahriş edici madde enjekte edildi ve bazı kadınlar vefat ettiler. Yaşayanlar ise otopsilerin yapılabilmesi için öldürüldüler. Başka bir deney setinde, esirlerin mideleri, kasıkları ve kalçalarında ciddi yanmalara neden olan yoğun X-ışınları uygulandı maruz bırakıldı.

5- Kemik, Kas ve Sinir Rejenerasyonu ve Kemik Transplantasyon Deneyleri:

Yaklaşık bir yıl boyunca; kemikleri, kasları ve sinirleri yeniden üretmek için Ravensbruck toplama kampındaki esirler üzerinde deneyler yapıldı. Sinir operasyonlarıyla esirlerin sinir uzuvları canlı canlı çekildi. Bazılarının kemikleri kırıldı ve rejenerasyon deneyleri yapıldı. İddialara göre kemik nakli için kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.

6- Tifüs Aşısı Deneyleri:

Buchenwald ve Natzweiler toplama kamplarındaki doktorlar, 1941 yılının sonundan 1945 yılının başına kadar esirlere, tifüs ve diğer ateşli hastalıkların aşısını verdiler ve sonra virüs enjekte edildi. Esirlerin % 90’ın fazlası ne yazık ki yaşamını yitirdi. Doktorlar sarı humma, çiçek, tifüs ve diğer hastalıklarla ilgili deneylere devam ettiler.

7- Auschwitz’in İkizleri:

Deneylerin amacı, Alman ırkından gelmeyen herkesten kurtulmaktı. Yahudiler, siyahiler, İspanyollar, eşcinseller ve diğer herkes imha edilecek, böylece yalnızca “üstün” Aryan ırkının hakimiyeti sağlanacaktı.

Genetik deneyler, Nazi Partisi’ne Aryanların üstünlüğünün bilimsel kanıtını sunmak için yapıldı. Josef Mengele Auschwitz toplama kampında görüğü ikizlerden fazlasıyla etkilendi ve onların diğer esirlerden ayrılmasını istedi. İris nakli, kalıtsal karşılaştırmalar için yapılan deneyler sonucunda hastalanan ikizlerden birisi öldü ve diğeri de öldürüldü.

8- Yüksek Rakım Denemeleri:

Dachau toplama kampındaki esirler, yüksek irtifalardaki insanın dayanıklılık sınırlarını test etmek için Mart-Ağustos 1942 tarihleri arasında yaklaşık 21.000 metre yükseliği temsil eden yapay atmosfer odalarına kapatıldılar. Malesef birçok insan yaşamını yitirdi.

9- Sülfonamid Deneyleri:

Ravensbruck toplama kampında tutuklular üzerinde yapılan deneyler, bir antibiyotik türü olan sülfonamidlerle ilgiliydi. Deneklerin bacakları kasıtlı olarak dikey bir şekilde kesildi ve doktorlar yaraları kapatmak için bir bakteri karışımı sürdüler. Savaşlardaki ortamı taklit etmek için deneylere gaz basıncıyla cam parçları püskürten araçlar dahil edildi. Bu deneyler bugün kullanımda olan benzeri ilaçların gelişmesini sağlarken yüzlerce insan korkunç bir şekilde can verdi ya da sakat kaldı.

10- Kan Pıhtılaştırma Deneyleri:

Sigmund Rascher, Dachau toplama kampındaki esirlere kan pıhtılaşma deneyleri yapan bir doktor. Pancar ve elma peltesinden yapılmış bir tablet olan Polygal’i yaratmıştı. Bu tabletlerin cephelerde veya cerrahide kanamanın durdurulmasına yardımcı olabileceğine inanıyordu. Hastalarının her birine bir tablet verildi ve sonra Polygal’in test edilmesi için boyunlarına veya göğsüne zarar verildi. Hatta anestezi kullanmadan bacakları kesildi. Rascher, bu ilaç için bir imalat şirketi bile kurmuştu.

Pervitin, ana maddesi metamfetamin olan ve 2. Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından, askerlere güç ve enerji vermesi için kullanılan bir ilaçtır. Pervitin, ciddi miktarda metamfetamin içeren uyarıcı bir ilaçtır.

Almanlar yanı başlarındaki düşmanlarını düşürmek istiyorlardı. Bunun için de Alman ordusuna dinamizm ve savaş hırsı aşılayacak ve düşmanı şaşırtarak yok etmelerini sağlamak amacıyla gizli bir ilaç geliştirme çalışmaları ilaca verilen “D-IX” kod adıyla başlatıldı. İlacın geliştirilmesi için Berlin’in kuzeyinde bulunan Sachsenhausen toplama kampı ve kamptaki azınlık gruplar seçildi, ardından deneyler başladı. Pervitin ilacının verildiği kişilerde ilk gözlemlenen etki 20 kilogramlık yükler ile 100 kilometreden uzun mesafelere hiç dinlenmeden yürüyebilmeleri olmuştu. Bir farmokolojist Pervitin hakkında “Amaç; sıradan askerleri, denizcileri ve havacıları süper kapasiteye sahip robotlara dönüştürmekti.” diyor. Berlin Askeri Tıp Akademisi’nden Otto Ranke, Pervitin projesinin arkasındaki isimdi. Otto Ranke ilacın kullananlarda özgüvenin ve kendini farkındalığın arttığını bulmuştu. Savaşın en kanlı olduğu doğu cephesinde çok sayıda asker bu ilacı kullanmıştı. Ocak 1942’de 500 askerden oluşan bir grup, -30 derece sıcaklıkta Kızıl Ordu tarafından kuşatılmıştı ama Pervitin sayesinde -30 derecede bile kendilerini çok iyi hissettiklerini söylemişlerdi. Bu anlattığımız etkiler dışında askerleri dinç tutması, askerlerin acı hissetmemelerini sağlaması ve 36 saate kadar uykusuzluğu önlemesi gibi etkileri de mevcuttur. Bu nedenlerle Alman ordularındaki birliklere toplamda 1939 ile 1945 yılları arasında 200 milyon hap dağıtılmıştır.

Bakmış Kanal Halil BAKMIŞhttps://www.youtube.com/channel/UCrGfioES4LLa0-aiSljuphg

 Şunları da beğenebilirsiniz:

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz