Latest imported feed items on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi Latest imported feed items on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi https://bakmis.com/ 2020-11-29T22:55:53+00:00 WP RSS Aggregator https://bakmis.com/2021-the-economist-detayli-kapak-sifreleri-dunya-kehanetleri/ 2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ DÜNYA KEHANETLERİ 2020-11-22T09:01:01.000+03:00 2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ KEHANETLERİ 2021 The Economist dergisi kapağı yayınlandı. Dünya kehanetlerinde bulunan 2021 Ekonomist dergi kapağı yine gündem olacak! Detaylı inceleme ve şifrelerini sizler için araştırdım. 2021 yılında bizleri neler bekliyor neler olacak? The Economist 2021 kapak yorumu ve şok eden detaylar bu videoda bulacaksınız! The Economist 2021 Dergi Kapağı Her […] The post 2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ DÜNYA KEHANETLERİ appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ KEHANETLERİ

2021 The Economist dergisi kapağı yayınlandı. Dünya kehanetlerinde bulunan 2021 Ekonomist dergi kapağı yine gündem olacak! Detaylı inceleme ve şifrelerini sizler için araştırdım. 2021 yılında bizleri neler bekliyor neler olacak? The Economist 2021 kapak yorumu ve şok eden detaylar bu videoda bulacaksınız!

The Economist 2021 Dergi Kapağı

Her yıl yayınladığı kapaklar ile gündem olmayı başaran The Economist dergisi, 2021 yılı için hazırladığı kapağı da resmi Instagram hesabı üzerinden yayınladı. İnstagram hesabında “2020 kesinlikle unutulmaz bir yıl oldu.” başlığı yayınlanan bu kapak çok konuşulacak!

Herkesin bildiği gibi söz konusu derginin hazırladığı görseller üzerinden bir sonraki yıl dünyayı nelerin bekleyeceğini tahmin edebiliyoruz.

2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ – DÜNYA GÜNDEMİ ve KEHANETLERİ

Kapak resimlerinde gizlediği şifreli mesajlarla gelecekte başımıza gelecek olan felaketlerin işaretini veren Ekonomist dergisinin 2021 mesajları yine çok konuşulacak gibi.

Dergi özellikle ortaya koyduğu simgeler, semboller ile beraber okuyucularına çeşitli mesajlar veriyor. Peki ama bu senenin kapağına baktığımızda 2021 yılında bizleri neler bekliyor? 2021 yılında neler olacak? 2021 kehanetleri ve planlar…

2021 Ekonomist Dergisi Kağı

Kimileri bu kapağı 2020 yılının özeti olarak yorumlasa da, 2021 tahminleri ve kehanetleri açıkça görülüyor. 2021 yılında da koronavirüs devam edecek ve aşı yine gündemde olmaya devam edecek. Aynı zamanda 2021 yılı 2020 yılının ikinci devresi olduğunu da açıkça anlayabiliriz.

Görmüş olduğunuz görselde ilerde yaşayacağımız felaketleri görüyorsunuz en azından The Economist dergisi öyle söylüyor dergi sahipleri geleceği mi görüyor diyebilirsiniz geleceği tabi kimse bilemez fakat ortada kurgulanmış ve planlanmış bir gelecekten bahsetmiyorsak.

Büyük Reset 2021 Yılı mı? The Economist Ne anlatıyor?

Büyük Reset”, tarihin en büyük dönüşüm projesi “Yeşil Yeni Mütabakat” ve The Economist dergisinin “2021’de Dünya” kapağı konuları BAKMIŞ tarafından yorumlanıyor. Merkez bankalarının basacağı devasa miktarda para dünyaya nasıl dağıtılacak? Pandemi ne zaman bitecek? İklim değişikliğine bağlı “Küresel Isınma” meselesi, yeni küresel sorun olarak pandemiden sonra nasıl gündeme gelecek?

Kapaktaki gördüğünüz resim , slot makinesinin kolunun çekildiği anla neredeyse aynı anda kaydedilmiş. Yani bu resimde oyunun oynandığı tam o anı görüyorsunuz.

Kolu çeken kişi , simgeler hızla dönerken soldan ikinci sırada yer alan kırmızı düğmeye başmış , ve Joe Biden denk gelmiştir. (Bu slotun durduğunu gölgesiz olmasından anlayabiliriz) Amerikanın bölünme ihtimalini hemen altında görebilirsiniz ama bu es geçmiştir , yani bu ihtimali kafanızdan silin.

Geriye kalan 3 slota dikkatli bakın. Simgelerin tamamı gölgelidir. Bu , o slotların hala dönüyor olduğunu gösterir. Yani oyunu oynayan kişi diğer 3 kırmızı düğmeye daha basacak , ve bu slotlarda yer alan simgelerden birer tanesini bulacaktır. Kalan 3 slotun sonuçları 2021 de ortaya çıkacak ve bu slotlarda yer alan simgelerden bazıları olacaktır. Hangileri olacağı konusundaki fikirlerim de bana kalsın. Fikriniz varsa yoruma cevap yazın.

“insert stimulus funds”

Sırf “insert stimulus funds” yazan coin haznesinin bile komplo teorisi için yeterli olacağı, dünya ile birileri oynuyor mesajı veren görseldir. 2020’de yaşananlardan ziyade 2021’de benzer olayların olmaya devam edeceği fikrine kapıldım ben.

stimulus kelimesi özellikle seçilmiş ve tetikleyici demek.. yani birileri jetonu atıyor, bir takım olaylar yaşanıyor, siz de sonra bunların rastgele ve tesadüfi olaylar olduğunu düşünüp “aman tanrım ne felaket bir yıl” diyorsunuz. bunu anlamak için çok zeki olmamak lazım diye düşünüyorum.

Bakmış Kanalında daha fazla video izleyin!

Son Popüler Videolar:
– Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri – THE SIMPSONS 2021
Deprem ACİL DURUM HAYATTA KALMA ÇANTASI
HER ŞEY KONTROL ALTINDA! The Economist Kehanetleri 
KEHANETLERİ GERÇEKLEŞİYOR! Aziz Malaki ve Shipton Ana 
KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ!
21 ARALIK’TA NE OLACAK? Kehanetler
2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri – Baba Vanga, Nostradamus, Selenge 
Kahin Alois Irlmaier 3. Dünya Savaşı Kehaneti 
Ve daha fazlası kanalımızda…

Popüler Oynatma Listelerimiz;

Zombi Videoları: https://bit.ly/37r2uSi
Türkiye ve Dünya Kehanetleri: https://bit.ly/31rrTaK
Gündem videoları: https://bit.ly/2FRu7c2
Gizlenen Türk Tarihi: https://bit.ly/3meN6wN
Kıyamet Sonrası Bilim Kurgu: https://bit.ly/3dNqwbC
Epifiz bezi ve 3. Göz hakkında: https://bit.ly/3o7Aj0R
Mehdi ve Deccal Videoları: https://bit.ly/35jYfFt
Dünya bunu konuşuyor! Sondakika: https://bit.ly/3o9fdiJ

Sosyal Medya Takip edin son dakika gelişmelerinden haberdar olun:

Instagram: @bakmisonline
Pinterest: bakmisonline

Bakmış Kanalı Hakkında:

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır.

Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Siz de gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen BAKMIŞ Youtube kanalımıza abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Sizler de tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için hemen ücretsiz yerinizi alın, aileye katılın.

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
ÜCRETLİ abone olup kanalımıza destek olmak için; https://bit.ly/2TfiSwY
iletişim için; info@bakmis.com

The post 2021 THE ECONOMİST DETAYLI KAPAK ŞİFRELERİ DÜNYA KEHANETLERİ appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/simpsonlar-ve-gerceklesen-kehanetleri-the-simpsons-2021/ Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri – THE SIMPSONS 2021 2020-11-13T21:25:38.000+03:00 Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri The Simpsons geleceği gören, tahmin eden dizi. Gerçekleşen kehanetleri var Simpsonlar! Peki 2021 kehanetleri? Simpsonlar gelecek kehanetleri tesadüf mü yoksa büyük bir plan mı var? Geleceği bilmek veya tasarlamak? The Simpsons her zaman merak uyandıracak insanlarda. The Simpsons Simpsonlar çizgi dizisi ve gerçekleşen gelecek tahminleri her zaman insanları şaşırtmayı başarıyor. Koronavirüsü, […] The post Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri – THE SIMPSONS 2021 appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri

The Simpsons geleceği gören, tahmin eden dizi. Gerçekleşen kehanetleri var Simpsonlar! Peki 2021 kehanetleri? Simpsonlar gelecek kehanetleri tesadüf mü yoksa büyük bir plan mı var? Geleceği bilmek veya tasarlamak? The Simpsons her zaman merak uyandıracak insanlarda.

The Simpsons

Simpsonlar çizgi dizisi ve gerçekleşen gelecek tahminleri her zaman insanları şaşırtmayı başarıyor. Koronavirüsü, Donald Trump’ın gelecekte başkan olacağını, Kobe Bryant’ın uçak kazasında hayatını kaybedeceğini, 11 Eylül Saldırılarını ve daha birçok şeyi doğru tahmin eden The Simpsons (simpsonlar) gelecek tahminlerine son hız devam ediyor.

Simpsonlar dizisinin yazarları ne diyor?

Dizi yazarları gerçekleşen kehanetler hakkında neler dedi? Bu güne kadar gerçekleşen kehanetleri neler? “Geleceği gören dizi” demek doğru mu?

Peki nedir bu Simpsonlar?

The Simpsons (Türkçe: Simpsonlar) , Matt Groening tarafından Fox Broadcasting Company için yaratılan animasyon televizyon durum komedisidir. Dizi, Homer, Marge, Bart, Lisa ve Maggie’den oluşan orta sınıf bir Amerikan ailesinin satirik bir parodisidir. Şov, Springfield adlı kurgusal bir şehirde geçmekte ve Amerikan kültürünü, toplumunu, televizyonunu ve farklı insanlık hallerini hicvetmektedir. (Wikipedia sitesindeki açıklama)

Bu istikrarla televizyon tarihinin en uzun soluklu işlerinden birisi. Her ne kadar Son sezonlarıyla eleştiri konusu olsa da, The Simpsons ’ın çok başarılı olduğu bir konu var. Bu, öyle bir konu ki, dizi hakkında pek çok efsaneyi de beraberine getiriyor: Geleceği görmek yani kehanetler!

Bakmış Kanalında daha fazla video izleyin!

Son Popüler Videolar:
Deprem ACİL DURUM HAYATTA KALMA ÇANTASI
HER ŞEY KONTROL ALTINDA! The Economist Kehanetleri 
KEHANETLERİ GERÇEKLEŞİYOR! Aziz Malaki ve Shipton Ana 
KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ!
21 ARALIK’TA NE OLACAK? Kehanetler
2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri – Baba Vanga, Nostradamus, Selenge 
Kahin Alois Irlmaier 3. Dünya Savaşı Kehaneti 
Ve daha fazlası kanalımızda…

Popüler Oynatma Listelerimiz;

Zombi Videoları: https://bit.ly/37r2uSi
Türkiye ve Dünya Kehanetleri: https://bit.ly/31rrTaK
Gündem videoları: https://bit.ly/2FRu7c2
Gizlenen Türk Tarihi: https://bit.ly/3meN6wN
Kıyamet Sonrası Bilim Kurgu: https://bit.ly/3dNqwbC
Epifiz bezi ve 3. Göz hakkında: https://bit.ly/3o7Aj0R
Mehdi ve Deccal Videoları: https://bit.ly/35jYfFt
Dünya bunu konuşuyor! Sondakika: https://bit.ly/3o9fdiJ

Sosyal Medya Takip edin son dakika gelişmelerinden haberdar olun:

Instagram: @bakmisonline
Pinterest: bakmisonline

Bakmış Kanalı Hakkında:

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Siz de gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen BAKMIŞ Youtube kanalımıza abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Sizler de tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için hemen ücretsiz yerinizi alın, aileye katılın.

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
ÜCRETLİ abone olup kanalımıza destek olmak için; https://bit.ly/2TfiSwY
iletişim için; info@bakmis.com

The post Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri – THE SIMPSONS 2021 appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/deprem-cantasi-acil-durum-hayatta-kalma-kiti-cekilis-var/ DEPREM ÇANTASI | ACİL DURUM HAYATTA KALMA KİTİ – ÇEKİLİŞ VAR! 2020-11-02T20:36:41.000+03:00 DEPREM ÇANTASI ACİL DURUM HAYATTA KALMA KİTİ Deprem Çantası Nasıl Hazırlanır? Acil Durum Hayatta Kalma Kiti (Survival Kit) Çekiliş Var! Her an bir doğal afet yaşanabilir. Deprem çantasında ne olmalı sorusu ise hep soruluyor. Bugün sizler için bir acil durum hayatta kalma çantası hazırlama ve deprem çantasında bulunması gerekenler için video hazırladık. Bu acil durum […] The post DEPREM ÇANTASI | ACİL DURUM HAYATTA KALMA KİTİ – ÇEKİLİŞ VAR! appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

DEPREM ÇANTASI ACİL DURUM HAYATTA KALMA KİTİ

Deprem Çantası Nasıl Hazırlanır? Acil Durum Hayatta Kalma Kiti (Survival Kit) Çekiliş Var! Her an bir doğal afet yaşanabilir. Deprem çantasında ne olmalı sorusu ise hep soruluyor. Bugün sizler için bir acil durum hayatta kalma çantası hazırlama ve deprem çantasında bulunması gerekenler için video hazırladık. Bu acil durum hayatta kalma çantasını da sizlerden birine çekiliş ile hediye olarak vermeye karar verdik. Üstelik bu kadar da değil 3 kişiye de Mini Acil Durum hayatta kalma kiti (bushcraft survival kit) hediye edeceğiz…

Deprem Çantası Hazırlarken!

Deprem sonrası ilk 72 saatte, yardım ekipleri ulaşana kadar Afet ve Acil durum çantası olarak da bilinen deprem çantasının ne kadar önemli olduğundan bahsettik. Peki, ihtiyacınız olan farklı kategorilerden malzemelerin bulunduğu bir afet ve acil durum çantasının içerisinde neler olmalı? İşte, deprem çantasının içerisinde olması gerekenler bu videoda.

Deprem çantası hazırlamak kadar, “Deprem çantası nasıl olmalı?” sorusunun cevabı da oldukça önemlidir.

Deprem çantasını kolaylıkla ulaşacağınız bir yerde saklamanız çok önemlidir.

Deprem çantanızı mevsim şartlarına uygun olacak şekilde ara sıra yenilemeyi unutmamalısınız.

Yiyeceklerin ve içeceklerin son kullanma tarihleri konusunda dikkatli olmalısınız.

Acil durumlarda uygulanması hayati önem taşıyan ilk yardım teknikleri hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

Evin yanı sıra iş yeriniz ve otomobilinizde de ayrı birer deprem çantası bulundurmanızda fayda var.

AFAD DİYOR Kİ…

Afetlerden hemen sonra ihtiyaç duyabileceğiniz malzemelerin bulunduğu bir Afet ve Acil Durum Çantanızın hazır ve ulaşılabilecek bir yerde olması önemlidir. Çanta, sorumlu olduğunuz kişi/kişiler (bebekler, yaşlılar, engelliler) ve varsa evcil hayvanlarınız için gerekli ihtiyaçları da içermelidir.

Bir afet sonrası yiyecek, içecek ve acil ihtiyaçları temin edebileceğiniz yerlere ulaşamayabilirsiniz. Küçük yaralanmalarınız varsa bunları kendiniz giderebilirsiniz. Bu tip durumlar için afet çantanızın içinde olması gerekenleri doğru belirleyip, çantanızı kolay ulaşacağınız bir yerde saklamanız çok önemlidir. Afet ve Acil Durum Çantası sadece evinizde, iş yerinizde değil okulunuzda, sınıfınızda da olmalıdır.

Bunun için öğretmeninizle birlikte ihtiyacınız olabilecek şeyleri belirleyip, çantanızı sınıfınızda öğretmeninizin kolay ulaşabileceği bir yerde saklamalısınız. Engelli bireylerin özel ihtiyaçlarıyla alakalı çantanızın içine eklemeniz gerekenleri de unutmamalısınız. İçinde bulunan yiyecek ve içecekleri düzenli olarak kontrol edip, bozulmadan nasıl saklamanız gerektiğini büyüklerinizden öğrenmelisiniz.

DEPREM ÇANTASINDA NELER OLMALI?

Gıda

Yüksek kalorili, vitamin ve karbonhidrat içeren, su kaybını önleyen ve dayanıklı (çabuk bozulmayan) gıdalar (Konserve, kuru meyveler, tahin–pekmez, meyve suyu, vb.).
Önemli belge fotokopileri

Kimlik kartları (nüfus cüzdanı, ehliyet vb.)
Tapu, sigorta, ruhsat belgeleri
Zorunlu Deprem Poliçesi
Diplomalar
Pasaport, banka cüzdanı vb.
Diğer (evcil hayvan sağlık karnesi, vb.)

Giyecekler

İç çamaşırı
Çorap
Yağmurluk
İklime uygun giysiler
Su
Her bir aile üyesi düşünülerek yeterli içme suyu alınmalı.

Hijyen malzemeler

Sabun ve Dezenfektanlar
Diş fırçası ve macunu
Islak mendil
Tuvalet kâğıdı
Hijyenik ped
Diğer malzemeler
İlk yardım çantası
Uyku tulumu veya battaniye
Çakı, düdük, küçük makas
Kâğıt, kalem
Pilli radyo, el feneri ve yedek piller (dayanıklı/uzun ömürlü pil seçilmeli)

Çekiliş Detayları

Dikkat! Çekilişe katılmak için videoyu sonuna kadar izlemeyi unutmayın!

Çekilişe katılmak için e-posta adresimiz; hediye@bakmis.com

Çekilişe katılmak için şartlar;

Youtube kanalımızı ve ınstagram adresimizi “@bakmisonline” takip etmek. Bu videoyu sosyal medya adreslerinizden birinde paylaşmak. Ve bu videoya abone olduğunuz hesaptan yorum yazmak. Hepsi bu kadar. (Videoyu beğenmeyi unutmayın!)

Çekiliş tarihi ve sonuçları

Çekilişe katılım 8.11.2020 saat 23:59’a kadar devam edecek kazananlar ise instagram adresimiz @bakmisonline da 10.11.2020 tarihinde açıklanacaktır.

Çekiliş şablonu

* Aşağıdaki şablonu (parantez içindekiler olmadan) doldurarak hediye@bakmis.com adresine e-posta atın… (eksik bilgi gönderenler çekilişe dahil edilmeyecek – Şartları yerine getirmeyenler kazansalar dahil hediye yedek talihlilerden birine gidecek)

– isminiz; (Size hitap etmek için)
– instagram adresiniz; (size ulaşıp kargo adresinizi almak için ve instagram takip kontrolü)
– Youtube kullanıcı adınız; (yorum kontrolü)
– Videoyu paylaştığınız url; (paylaşımınızı herkese açık olarak yapın ve linkini kopyalayın)

Bakmış Kanalında daha fazla video izleyin!

Son Popüler Videolar:
İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada!
TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR 16 GİZEMLİ YER 
ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020?
KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ! 
21 ARALIK’TA NE OLACAK? Kehanetler 
İNSAN YAPIMI UÇAN DAİRELER 
İNSANLIĞIN SON ÇAĞI 
Ve daha fazlası kanalımızda…

Bakmış Kanalı Hakkında:
Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Siz de gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen BAKMIŞ Youtube kanalımıza abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Sizler de tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için hemen ücretsiz yerinizi alın, aileye katılın.

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
ÜCRETLİ abone olup kanalımıza destek olmak için; https://bit.ly/2TfiSwY
iletişim için; info@bakmis.com

The post DEPREM ÇANTASI | ACİL DURUM HAYATTA KALMA KİTİ – ÇEKİLİŞ VAR! appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/izmir-deprem-ani-saniye-saniye-kamerada-7-buyuklugunde-deprem/ İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada! 7 Büyüklüğünde #Deprem 2020-10-30T21:53:06.000+03:00 İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada! Deprem Anı Kamerada! İzmir deprem anı saniye saniye kamerada! İzmir Seferihisar merkezli 7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 16.5 kilometre derinliğindeki deprem Ege ve Marmara’da da hissedildi. Saat 14.51’deki deprem 15 saniye sürdü. Bazı evlerin yıkıldığı belirtilirken, çok sayıda bina da hasar gördü. Deprem İzmir‘in yanı sıra çevre illerde […] The post İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada! 7 Büyüklüğünde #Deprem appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada!

Deprem Anı Kamerada! İzmir deprem anı saniye saniye kamerada! İzmir Seferihisar merkezli 7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 16.5 kilometre derinliğindeki deprem Ege ve Marmara’da da hissedildi. Saat 14.51’deki deprem 15 saniye sürdü. Bazı evlerin yıkıldığı belirtilirken, çok sayıda bina da hasar gördü. Deprem İzmir‘in yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

İzmir deprem anı Kameralarda!

#deprem #depremanı #izmir #izmirdeprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ”Afet bölgesindeki hasarlı yapılara kesinlikle girilmemesi gerekmektedir. Yollar acil yardım araçları için boş bırakılmalıdır. Depremden sonra evler terk edilirken, ortamda herhangi bir doğalgaz kokusu olmaması halinde, doğalgaz ve su vanaları ile elektrik şalterleri kapatılmalıdır” uyarısında bulundu.

İzmir depremi Ege ve Marmara’da da hissedildi

Deprem İzmir’in yanı sıra Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Çanakkale, Bursa, İstanbul, Uşak, Kütahya, Bursa, Yalova, Tekirdağ ve Edirne’de de hissedildi. Depremle birlikte vatandaşlar yakınlarına bilgi vermek isteyince, operatörlerde yoğunluk oluştu. Hastaneler, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri, alarm durumuna geçti.

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger “Bize intikal eden can ve mal kaybıyla ilgili henüz bilgi yok. Kriz merkezine geçeceğiz, gelen bilgiler neyse aktaracağız” diye konuştu.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya da, ”İstanbul’da da hissedilen depremle ilgili olarak herhangi bir olumsuzluk bildirilmemiştir” dedi. Deprem İstanbul dahil çevre illerden de hissedildi. Depremin 15 saniye sürdüğü belirtiliyor. Depremde can ve mal kaybının olup olmadığının belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yerlikaya İzmir’e “İl AFAD’dan 2 araç,7 arama kurtarma personeli,2 köpek, 2 araç,70 İHH personeli, 20 AKUT personeli, 100 İBB itfaiye personeli,10 itfaiye aracı ve 2 otobüs, İl Sağlık Müdürlüğü’nden 10 kişilik 2 UMKE ekibi yola çıktı.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ”Şu ana kadar İzmir Bornova ve Bayraklı’da 6 binanın yıkıldığı ihbarı geldi. Uşak, Denizli, Manisa, Balıkesir, Aydın ve Muğla’da binalarda ufak çatlaklar dışında ve can kaybı ile ilgili herhangi bir ihbar gelmemiştir” açıklamasını yaptı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ”Bornova ve Bayraklı’da 5 binanın yıkıldığı bilgisini aldık. Enkaz altında da vatandaşlarımız var. Afet Koordinasyon Merkezi valilik bünyesinde oluşturuldu. Tüm bakanlıklarımız, AFAD’ımız İzmir ve ilçelerine yönlendirilmiş durumda. Tüm ekiplerimizi seferber etme suretiyle vatandaşlarımızın yaralarını hızlı şekilde saracağız” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “İzmir açıklarında meydana gelen deprem sonrası zarar gören vatandaşlarımıza büyük geçmiş olsun. Devletimiz tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir. Arama kurtarma çalışmalarına yardımcı olmak için yetkili kurumların yönlendirmelerine uyulması hayati öneme sahiptir” dedi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Sakarya Caddesi’nde bulunan ve deprem sırasında çöken 8 katlı binanın enkazında kalan kadınla telefonda görüştü.

Bakan Pakdemirli, kadına, kendisine ulaşmak için arama kurtarma köpeklerinin kullanılacağını ve sakin olması gerektiğini, yerinin büyük ölçüde belirlendiğini söyledi.

Kadının, “Kedi sesi çıkarayım mı?” demesi üzerine Bakan Pakdemirli, “Evet Buse, kedi sesi çıkar moralini böyle yüksek tut.” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de, 20’ye yakın binada yıkım ihbarı olduğunu açıkladı. Soyer ”Ağırlıklı olarak Bornova ve Bayraklı bölgesinde yıkılan binalar var” dedi.

İzmir’deki depremde 12 vatandaş hayatını kaybetti. Toplamda 522 vatandaş da yaralandı. 38 ambulans, 35 UMKE ekib ve 2 ambulans helikopteri olay yerinde. Yaşamını yitirenlerden birinin boğulduğu öğrenildi.

Sahil Güvenlik Komutanlığı İzmir Depremi

Sahil Güvenlik Komutanlığı, İzmir’de meydana gelen deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarında 116 personel, 11 sahil güvenlik botuyla yer aldıklarını bildirdi.

Sahil Güvenlik Komutanlığının Twitter hesabından yapılan paylaşımda, arama kurtarma çalışmalarına 116 personel, 11 sahil güvenlik botu, 3 sahil güvenlik helikopteri ve bir dalış timiyle iştirak edildiği kaydedildi.

 

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
Bakmış Kanalında daha fazla video izleyin! Son Popüler Videolar:
TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR ve 16 GİZEMLİ YER
ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020
Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ!
21 ARALIK TA NE OLACAK? Kehanetler Dünya’nın Sonu
UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası)
Neuralink Elon Musk’ın Kıyamet Projesi 2020
GERÇEK Mİ OLUYOR? Zombi Rakunlar Şehri İstila Etti
Zombi Geyiği Hastalığı İnsanlara Sıçrayabilir

Popüler Oynatma Listelerimiz

Türkiye ve Dünya Kehanetleri: https://bit.ly/31rrTaK
Zombi Videoları: https://bit.ly/37r2uSi
Gündem videoları: https://bit.ly/2FRu7c2
Gizlenen Türk Tarihi: https://bit.ly/3meN6wN
Kıyamet Sonrası Bilim Kurgu: https://bit.ly/3dNqwbC
Epifiz bezi ve 3. Göz hakkında: https://bit.ly/3o7Aj0R
Mehdi ve Deccal Videoları: https://bit.ly/35jYfFt
Dünya bunu konuşuyor! Sondakika: https://bit.ly/3o9fdiJ

Sosyal Medya Takip edin sondakika gelişmelerinden haberdar olun:
İnstagram: http://bit.ly/2KCle7v Pinterest: https://bit.ly/3kiR06V

Bakmış Kanalı Hakkında:

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır.

Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizde gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen BAKMIŞ Youtube kanalımıza abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Sizlerde tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için hemen ücretsiz yerinizi alın, aileye katılın.

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
ÜCRETLİ abone olup kanalımıza destek olmak için; https://bit.ly/2TfiSwY
iletişim için; info@bakmis.com

The post İzmir Deprem Anı Saniye Saniye Kamerada! 7 Büyüklüğünde #Deprem appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/turkiyede-yasanmis-en-korkunc-olaylar-ve-16-gizemli-yer/ TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR ve 16 GİZEMLİ YER 2020-10-29T20:01:13.000+03:00 TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ KORKUNÇ OLAYLAR ve GİZEMLİ YERLER Türkiye’de 16 farklı mekan! Yaşanmış en korkunç olaylar, gizemli yerler ve lanetli köyler… Türkiye de yaşanmış tüyler ürpertici gerçek cin hikayeleri, esrarengiz paranormal olaylar.. Bu yerlerin gizemi halen çözülemiyor! Tam 16 Farklı Gizemli Lanetli Köy ve Mekanlar Yeryüzünde korkunç olayların yaşandığı yüzlerce mekan var. Dünya var olduğundan bu […] The post TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR ve 16 GİZEMLİ YER appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ KORKUNÇ OLAYLAR ve GİZEMLİ YERLER

Türkiye’de 16 farklı mekan! Yaşanmış en korkunç olaylar, gizemli yerler ve lanetli köyler… Türkiye de yaşanmış tüyler ürpertici gerçek cin hikayeleri, esrarengiz paranormal olaylar.. Bu yerlerin gizemi halen çözülemiyor!

Tam 16 Farklı Gizemli Lanetli Köy ve Mekanlar

Yeryüzünde korkunç olayların yaşandığı yüzlerce mekan var. Dünya var olduğundan bu yana lanetli yerlerle ilgili hikayeler anlatılır. Kimi yaşanmış, kimi sadece söylentiden ibaret. Şimdiye kadar neredeyse bunların hepsi bir şekilde ortaya çıktı.

Peki Türkiye’dekiler? İşte Türkiye’nin en korkunç olaylarının yaşandığı o yerler…

Yusuf Ziya Paşa Köşkü (Perili Köşk)

Perili Köşk veya Yusuf Ziya Paşa Yalısı, İstanbul’un Sarıyer ilçesinin Rumelihisarı semtinde yer alan tarihi bir yapıdır. 9 katlı olan bina, yaklaşık 5000 m²’lik zemin alanına sahiptir. Yalının yapımının uzun süresi bitmemesinden dolayı yapıya “Perili Köşk” adı verilmiştir.

Söylentiye göre o kadar kıskançtır ki güzel karısını kimseler görsün istemiyordur. Bu köşk aynı zamanda eşinin güzelliğine yakışır derecede olmalıydı. 1910’da başlayan inşaat  Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ve Yusuf Ziya Paşa’nın ekonomik sıkıntıya düşmesinden dolayı bitirilemez. Eşi de ona ihanet edince kalbi kırılır ve köşkün tamamlanmasını hiç istemez.

Yıllar boyunca köşkün çevresinde yaşayan insanlar köşkün boş katlarında geceleri uzun saçlı genç bir kadının gezindiğini belirtmişler. 1990’lı yıllarda ise köşkün inşaatında çalışan işçiler aynalarda eski elbiselere bürünmüş bir kadın hayaleti gördüklerini, hatta piyano çaldığını işittiklerini iddia etmişlerdir.

Şimdilerde ise müze olarak kullanılıyor ve hala perili köşk olarak anılmakta. Korkunç olayların yaşandığı bu mekan gizemini korumaktadır.

129 No’lu Apartman (Satanist Ayini)

Anlatılanlara göre Antalya’da meydana gelen hadisede öğrenci iki kız, gece saat 01:00 sularında mumlarla ve şamdanlarla satanist ayini yaparlar.

Apartmanda yaşayanlara göre öldükleri gece oldukça şiddetli bir zelzele olmuştur ve tüm apartmanda bulunan eşyalar sağa sola savrulup camlar ise kırılmıştır.

İşin tuhaf tarafı o gece kayıtlarda bir deprem ya da zelzele benzeri bir olayın bulunmamasıdır. Bu hadise üzerine apartman sakinleri orayı dönmemek üzere terk eder. Belli bir zaman sonra içeri girmeye cesaret edenlerin söyledikleri tüyler ürpertici cinsten, tarif etmesi zor kokular duyduklarını, camların kendi kendilerine kırıldığını, duvarlarda anlayamadıkları satanist semboller ve yazılar gördüklerini söylüyorlar.

Korkunç olayların yaşandığı bu apartmanın gizemi halan sürmektedir.

Molla Zeyrek Camii (Çığlıkların Yükseldiği Gizemli Yer)

İstanbul Fatih’te bulunan Molla Zeyrek Camii, İstanbul fethedildikten sonra bir kilisenin camiye çevrilmesiyle ortaya çıkmış. Caminin şimdilerde park alanı olan arazisine bakan sokakla ilgili pek çok ürpertici söylenti mevcut.

Bölgede yaşayan insanlar, park alanının öncelerde bir ahır bölgesi olduğunu söylüyor. Ahırın içinde ürkütücü bir kuyu varmış, altında ise bir mahzen olduğu iddia ediliyor. Ahıra hayvanlarını bırakanlar akşamları oraya gitmekten korkarlarmış, bunun nedeni ise çığlık sesleri duymalarıymış. Ahırın altındaki mahzenlerin derin bir tünele ev sahipliği yaptığı söylentileri de varmış.

Günümüzde park olan bölgeden hala korkunç olayların yaşandığı ve çığlık sesleri duyduklarını söyleyenler var.

Issız Cuma Mezarlığı (Gerçek Cin Hikayeleri)

Çanakkale’nin Yenice ilçesine bağlı Seyvan ve Çakıroba köyleri arasında, 1335 yılında yapıldığı tahmin edilen camiye, etrafta başka yapı olmadığı için ‘Issız’ adı verildi.

Eskiden sadece Cuma namazlarının kılındığı caminin adı, daha sonraları ‘Issız Cuma’ oldu. Issız Cuma bölgesinde bulunan ve en eski tarihli mezar taşına göre yaklaşık 680 yıllık olduğu sanılan mezarlık ise Seyvan köyü tarafından kullanılıyor. Ancak mezarlıkta yaşanan esrarengiz olaylar, duyanları hayrete düşürüyor. Üstelik olayları, birebir tanık olanlar anlatıyor.

Yenice’nin Seyvan köyü’nde 52 yıl önce bir kız bebek dünyaya getiren Hatice E. , doğumun ardından kısa süre sonra hayatını kaybetti. ‘Ayşe’ adı verilen minik bebek de doğumdan 20 gün sonra hayata gözlerini yumdu.

Ayşe bebek, annesinin yanında kazılan bir mezara defnedildi. Birkaç gün sonra ziyarete giden yakınları, iki mezarın birbirine birleştiğini görünce şok oldu.

Mezarları ayıran aile fertleri, bir sonraki ziyarette, mezarların tekrar birleştiğini gördü. Bu olay birkaç kez tekrarlandıktan sonra, yakınları anne ve kızın mezarlarını olduğu şekilde bıraktı.

Minik bebeğin süt annesi Emine Ungurlu yaşananları şöyle anlattı; “Aynı zamanlarda benim de bir oğlum olmuştu. Hatice doğumdan bir süre sonra öldü. Küçük kızı Ayşe’yi birkaç kez ben emzirdim. Birkaç gün sonra o da öldü. Öldükten sonra annesinin yanına defnettiler. Ama iki mezar birbirine değiyor. Ayırıyorlar, yine değiyor. Kaç kez ayırdıklarını bilemiyorum. Ama bakın şimdi yine bir aradalar” dedi. Mezarlığı ziyaret edenler de bu ilginç olay karşısında şaşkına dönüyor.

Cemil Molla Köşkü (Lanetli Köşk)

Kuzguncuk’tan Beylerbeyi’ne giderken tünele girmeden sağ tarafınızda yükselen beyaz-bordo ahşap yapı şu anda büyük bir müteahhitlik şirketinin genel merkezi. Restore edilmiş şekliyle çok da havalı. Eskiden de havasından geçilmezdi.

Yaşamayı seven ve eğlenmeyi ciddiye alan bir insan olan Cemil Molla, 1885 yılında dedesi Şeyhülislam Ahmet Esat Efendi’ye padişahın küçük bir nişanesi olarak hediye ettiği Kuzguncuk sırtlarındaki geniş araziye, dillere destan bir köşk yaptırmaya karar verdi.

Klasik boğaz yalılarından ve alaturka köşklerden farklı bir şeyler yapmaya niyetlenen Cemil Molla, İtalyan-Ermeni asıllı Mimar Sinyör Alberti ile anlaştı. Alberti’nin Batı tekniği ve alafranga bilimi ile Osmanlı’nın köklü görgüsü ve ruhu birleşince Boğaziçi’nin en farklı yapısı inşa edileceği anlaşılmıştı.

Ve nihayet 16 odalı, iki salonlu, her odası boğaz manzaralı köşk 3 yıllık bir çalışma sonucunda inşa edildi. İçerisinde İstanbullular’ın dünyanın sekizinci harikası olarak adlandırdıkları mermer hamam da bulunmakta. Hamamdaki beyaz mermerlerin her zaman ılık kalmasını sağlamak için altlarına ince kalorifer dilimleri döşendi.

Oldukça büyüleyici duran yapı, eskiden de oldukça büyüleyiciymiş; ancak biraz daha farklı anlamda. Nitekim eskiden insanlar yanından arabayla geçmeye bile korkarlarmış. Mahmud Cemil Efendi tarafından 1885’te yaptırılan 130 yıllık bu köşk, yıllarca restore edilmedi. Bunun nedeni olarak köşkün perili olduğu, gelen işçilerin birkaç güne kalmadan işi bırakıp kaçtıkları gösterilmiş.

Sakarya’daki Büyülü Köy (Azem Büyülü Köy)

Sakarya büyülü köy hikayesi, bir asır önce, 1921 yılında,  117 haneli köyün boşaltılmasına neden olan bir hikaye. Öyle ki, köy halkı yaşadıklarının ardından yuvalarını terk ederek bu köyü yalnız bırakmışlar.

1921 yılında Sakarya’da yaşanan olayda köylüler sık aralıklarla geceleri çığlık sesleri duymaya başlamış. Köyün kendi sessizliğini ve hanelerin birbirini yakından tanıdığını düşünürsek bu gizemli çığlıklar herkesin ilgisini çekmiş.

Bir süre sonra köyün hayvanları hastalanıp ölmeye başlamış. Nedeni bilinmez bir biçimde telef olan hayvanlarını kaybeden köylüler neler olduğuna bir anlam verememiş. Köy halkı arasında anlaşmazlıklar da peyda olmuş. Köylü bir birine kin gütmeye, kavga etmeye başlamış. Aynı zamanda köyün toprağı da verimsiz bir hal almış. Köylüler ne hayvancılıkta ne de ekilen ürünlerden mahsul alamamaya başlamış. Tabii olayların seyri bununla da kalmamış.

Köyün hamile kadınlarının da ard arda düşük yapması yaşananların iyiden iyiye kendini belli etmesine neden olur. Köylülerden birinin 5 yaşındaki kız çocuğu ortadan kaybolur. Günlerce her yerde çocuk aranır ancak hiçbir yerde bulunamaz.

Bir süre sonra ansızın gece yarısı çocuk evinin kapısını çalar, ailesi çocuğu görünce hayretler içerisinde kalır çünkü saçları kazınmış ve gözleri kör olmuştur. Ayrıca çocuk çok iyi derecede Latince konuşmaya başlamıştır. Bunun doğal yollarla muhtemel olmaması köy halkını dehşete düşürür ve köylüler yaşadıklarını bir bir hatırlar. Son zamanlarda yaşadıkları bu olayların büyüklüğü ve açıklanamaz olması onları buradan gitmeye iter.

Yaşanan bu son olayın ardından köyün 117 hanesi köyden kaçar. Köylülere göre çocuğu cinler kaçırmıştır. Sebebi ise çocuğun ölen babaannesinin büyücü olduğu ve cinlerle bir anlaşma yaparak çocuğu cinlere adak olarak adamış olmasıdır.

Bir başka söylentiye göre de biri köye büyü yapmıştır. Köye giren hayvanların dahi sağ çıkamaması ve ekilen ürünlerin tutmaması bu düşünceleri destekler. Anlatılana göre köye dönemin birinde bir cami imamı girmiş ve konuşma yetisini kaybetmiş bir şekilde Sakarya Büyülü Köy ’den çıkmıştır.

Esrarengiz Mağara (Paranormal Olaylar)

Havran’daki bu mağara ülkemizin en ürkütücü hikayelerine konu olan yerlerinden biri. Büyüklüğüyle dikkat çeken mağaranın etrafının insan kemikleriyle dolu olduğu söyleniyor. Giren koyunlar bir daha çıkmıyor, koyununun peşine giden çoban olursa ondan da haber alınamıyormuş.

Eğmir, Dereören ve Hallaçlar köylüleri, Madra Dağı eteklerinde Kaya Tepe diye anılan bölgede bulunan mağaraların esrarengiz olduğunu, hayvanlarını otlatırken bile mağaraların bulunduğu bölgeden geçmediklerini söylemiş. İçeride ne olduğu tam bir muamma.

Tezveren Baba Türbesi (Esrarengiz Olaylar)

Dolapdere civarında bulunan Tezveren Baba Türbesi, en esrarengiz gizemli mekanlardan biri. Tezveren Baba ise Osmanlı devleti zamanında şehit düşmüş biri. Rivayete göre Tezveren Baba’nın ayakları yokmuş ve takunyaları eline takıp dolaşırmış.

Anlatılan efsanelere göre, türbenin içerisinden bu takunyaların tıkırtıları duyulurmuş. Hatta türbede görevli olan Veda Pehlivan’ın anneannesi hayattayken kendisini direkt olarak gördüğünü söylermiş. Günümüzde ziyaretçiler yanlarında takunya getiriyorlar çünkü Tezveren Baba’nın ibrikle abdest aldığına inanılıyor.

Antik Kent Harput (Korkunç Yaratık – KAMOS)

Elazığ yakınlarında M.Ö. 2000 yıllarından kalıntılar bulunan antik kent Harput’ta Kamos adındaki kötücül bir varlığın yaşadığına inanılıyor. Söylentiye göre tıpkı karabasan hikayesi gibi yalnız başına uyuyan insanların üzerine bütün ağırlığı ile çöker, onların çarpılmalarına bazen de ölmelerine sebep olabilirmiş. Uykuyla uyanıklık arasında olan insan onu hisseder ama kurtulmak için hareket edemezmiş.

Kamos, Harput yörelerinde görülen bir kötücül yaratıktır. Kapos da denir. Kâbuslara ve karabasanlara neden olan kötü ruhtur. Yalnız başına uyuyan insanların üzerine bütün ağırlığı ile çöker, onların çarpılmalarına bazen de ölmelerine sebep olabilirmiş. Geceleri dolaşan bu yaratık anlatımlara göre bazen iriyarı, bazen de cüce görünüşlüdür. Başında daima bir börk taşır. Bir insan bu börkü kapmayı başarırsa elinde börk büyüklüğünde altın kalacağına inanılır.

Zaman zaman kara kedi şeklinde de görülebilen kamosun bastığı kişi, kanının çekilip damarlarının kuruduğunu sanır. Kamos sözcüğünün kabus kelimesinin anlamı ile benzeşmesi dikkat çekicidir.

Türk ve Anadolu halk inancında kâbus cinidir. Geceleri gelip, rüyalarda insanları korkutan ve ruhlarını alan kötücül yaratıktır. İnsanlara korkuyu ve kâbusları o gönderir. Biçimsiz bir varlıktır. İnsanları uykuda yakalayarak götürür. Üzerine çöktüğü insan nefes alamaz. Kedi gibi sessizce gezer. Keçiye benzediği söylenir.

Gün ışığından korkar. Güneş doğunca kımıldayamaz. Bazı görüşlere göre eski Ortadoğu (Moab, Asur) mitolojileriyle de bağlantılıdır ve bu kültürlerde insanları boğarak öldürdüğüne inanılır.

Kastamonu’daki Esrarengiz Türbe (Işık Saçan Türbenin Gizemi)

Müfessir Alaeddin efendi türbesi garip ve gizemli olaylar ile anılmaktadır. Türbenin yakınındaki gecekondulara yol açmak için bir buldozer getirtmişler. ‘Türbeyi yıkıp başka bir yere daha iyisini yaparız’ demişler.

Buldozerin türbeye her yaklaşışında motor durmuş. Aracı bir türlü çalıştıramamışlar. Ardından insan gücünü denemişler. Kazma­larla işe girişmişler. Kazmalar toprağa saplanıp kalmış. Bir türlü çıkarılamamış. zor­layınca da sapları kırılmış. Türbenin civarında geceleri garip ışıklar görülüyormuş. Korkmuş­lar ve işi bırakmışlar…

Daha sonra oraya gidip fotoğraf çeken insanlar bu fotoğraflarda garip ışıklar göründüğünü farketti. Video içerisinde bu fotoğraflar bulunmakktadır.

Büyükada’da Terk Edilmiş Ev (Gizemli Yer)

Büyükada’nın tepelerine, çok ıssız bir yere inşa edilmiş olan Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda görev yapan Alman generale ait olduğuna inanılan ev kokunç olaylar yaşandığı iddaa edilen bir yer.

Yokuş yukarı fayton yolculuğunun ardından koruluğun içinde uzun bir yol yürüyüp tepeye vardığınızda, harabe haline gelmiş kalıntılar, garip bir bahçe kapısı ve ayakta kalan bir müştemilat çıkıyor karşınıza.

Perili olduğuna inanıldığından yıllardır ada halkı mekandan uzak durmuş. Geceleri çığlık seslerinin yükseldiği bu mekan halen daha gizemini korumakta.

Yedi Kule Zindanları (Tuhaf Seslerin Gizemi)

Geçmiş zamanda zindanlara hapsedilen önemli esirler arasında bir pagan da bulunmaktaymış. Fakat herkes onun Avrupa devletlerinde üst düzey devlet görevlisi ya da casus olduğunu düşünüyormuş. Ve bu yüzden ona türlü işkenceler yaparak konuşturmaya çalışıyorlarmış.

Pagan ise bedenini acıya karşı eğitmiş olduğundan acı hissetmiyormuş. Ve haliyle de ne işkencecilerin istediği itirafları yapıyor ne de acı çektiğini belirten çığlıklar atıyormuş. Her geçen gün dozu artan işkenceye fazla dayanamayan pagan ölmeden önce Latince’ye benzer kelimeler fısıldayarak bir şeyler söylemiş ve öldüğü anda cesedi eriyip gitmiş.

Haberi kulaktan kulağa yayılan paganın zindanda bulunan bütün insanları lanetlediğine inanılıyor. O zamandan beri Yedi Kule Zindanları’nda bazen çığlıkların ve hatta Latince’ye benzer bir lisanda söylenen sözlerin yankılandığı ve o çığlıkların da ruhları zindanlara hapsolmuş işkencecilere ait olduğu söyleniyor.

Dipnot: Pagan Paganizm, kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi ve bu dinlerin genel adıdır. Bu dinlere mensup kişilere pagan denir. 20. yüzyıldan itibaren paganizm terimi, İbrahimi dinler öncesi eski pagan dinlerinin canlandırılmasıyla yeniden gündeme gelmiştir.

Tarihi Cinli Ahşap Ev (Gizemli Olay – 5sn Ortadan Kayboluyor)

Şehir efsanesi kulaktan kulağa yayıldı, semt sakinleri harabeye dönen tarihi köşkün yanına yaklaşamaz oldu. Üstelik söz konusu köşk, İstanbul’un orta yerinde…
İstanbul İncirli caddesindeki bu tarihi ahşap evde 70’li yıllardan beri gizemli olayların yaşandığına dair bir efsane var. İddiaya göre ev beş saniyeliğine ortadan kaybolup tekrar geri geliyormuş. Bazıları bu olaya tanıklık ettiklerini söylese de çoğuna göre asılsız bir iddiadan ibaret.

Davutlu Köy (Cinli Köy – Karadedeler Olayı)

Lüleburgaz’da bulunan Davutlu Köyü ‘Karadedeler Olayı’nın yaşandığı iddia edilen yer.

Söylentiye göre, 1989 yılının bir gününde köylüler hava karardıktan sonra cini varlıklar görmeye başlarlar. O günden sonra belli bir süre köy halkı evden dışarı adımını atmazlar.

Bu olay gazetelerde yayınlanınca işin aslını öğrenmek için bir gazeteci köye gider. Gazetecei H.B. köylülerle röportaj yapar, herkes de varlıkları gördüğünü iddia eder. Ancak ne var ki 11 gün boyunca sıradışı bir şeye rastlanmaz. Gazeteci, kamerasını 14 yaşındaki bir çocuğa bırakıp köyden ayrılır. Paranormal bir şey olursa çocuk kayıt altına alacaktır.

Üç gün sonra H.B. jandarmalar tarafından göz altına alınır. Sebebine inanamaz. Köydeki üç ayrı evde yedi kişi parçalanarak öldürülmüştür, kamerayı verdiği çocuk da dahil. 3 Şubat 1989’da bir ormanda H.B.’nin giysileri ve not defteri bulunur, kendisinden bir daha haber alınamaz. H.B.’yi sorgulayan jandarma ise yıllar sonra bunalıma girerek intihar eder. Bu köyde yaşanıldığı iddia edilen paranormal olaylar bir filme bile konu oldu.

Büyükada Rum Yetimhanesi (Korkunç Hikaye)

Büyükada’nın Manastır Tepesi’nde yer alan tarihi Büyükada Rum Yetimhanesi, hem olağanüstü manzarası hem de etkileyici hikayesiyle tüyleri diken diken ediyor adeta.

Büyükada Rum Yetimhanesi, Prinkipo Palace Otel olarak inşa edilir ve bir kısmının casino olarak işletilmesi planlanır. Fakat otelin Büyükada’nın ahlakını bozacağını düşünen bir takım kişiler, dönemin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid‘i bu konuda ikna ederler ve II. Abdülhamit de binanın otel olarak işletilmesine müsaade etmez. Bu gelişmeler neticesinde faaliyete geçemeyen yapı, el değiştirmek zorunda kalır..

Binayı satın alan kişi Rum asıllı Eleni Zarifi Hanım’dır. Ancak binanın kamu yararına uygun bir yer olmasından dolayı, Sultan Abdülmecit bir ferman yayınlar ve binayı Balıklı Rum Hastanesi’nde barınan kimsesiz Rum çocuklarına hizmet vermesi için Rum Patrikhanesi himayesine verilmesini buyurur.

Ardından dönemin zengin Rum ailelerinden Andreas Sygngros Vakfı tarafından 15 bin Osmanlı lirası karşılığında yeniden satılan bina, Zarifi ailesinin ve Sultan Abdülmecit’in bağışlarıyla birlikte bu amaçla kullanılır. Kimsesiz çocuklara eğitim verilmeye başlanan bina, uzun bir süre Ruhban okulu olarak da hizmet verir.

Yetimhane olarak hizmet verdiği dönemde Büyükada Rum Yetimhanesinde nedeni bilinmeyen bir yangın meydana gelir. Yangın sırasında bazı çocukların yanarak can verdiği anlatılır. Bir çocuk ise yangından kaçarken bahçedeki su kuyusuna düşer. Yangın sonrasında yapılan aramalarda kimsenin aklına kuyuya bakmak gelmez ve çocuk kuyuda ister istemez ölüme terk edilir. Ada halkı bu olaydan o kadar çok etkilenir ki, bazı geceler yetimhaneden çocuk çığlıkları duyduklarını iddia ederler.

Daha sonra bu büyük ahşap yapıyı görmek için oraya gidenler korkunç olaylar ile karşılaşır.

Özellikle evin içerisindeyken bahçeden gelen çocuk sesine çok takılıyor insanlar. Çünkü bu ses o kadar net ki halüsinasyon olmadığına herkes yemin ediyor. Eve yol olmadığı için evdeki eşyaların çoğu çıkartılmamış, mobilyaların çoğu ve yetim olan Rum çocuklarının kayıt dosyaları, pijama parçaları hala evde durmaktadır.

Hatta salonunda bir piyano bile varmış. Evin dışarısındayken çığlık sesleri akşamları daha belirgin hale geliyormuş. Bu, ada sakinleri tarafından bilindiği için genelde giden olmuyormuş.

Evin bu denli sıkıntılı olmasının sebebi ise, zamanında yetim çocukların orada çok zulüm çektiği,  yangın çıkması sırasında evde oluşan panikte bazı çocukların yanarak öldüğü ama bunlardan en acıklısının bahçeye çıkan bir çocuğun oradaki kuyuya düşüp sesini kimseye duyuramadan orada ölüme terkedilmiş olmasıdır.

Özellikle bahçeden gelen çocuk sesinin sebebi kuyuda ölen çocuk olmasına bağlanıyor.

Olayı yalanlayan kimse yok gibi adada. Faytoncular bile tavsiye etmiyor yakından görülmesini. Aynı zamanda bu bina şu an dünyanın en büyük 2. ahşap yapısı.

Antalya’daki Paranormal Apartman (Gizemi Çözülemeyen Esrarengiz Yer)

Antalya’da 16 dairenin bulunduğu cinli, perili olduğu iddia edilen binadaki daireler ne satılıyor, ne de kiraya verilebiliyor. Yıllar boyunca merak konusu olan bina kimine göre bir yatır üzerine yapılmış, kimine göre ise evde yaşayan bir kız cinnet geçirerek annesini öldürmüştür.

Geçmişte binada oturanlar sabah uyandıklarında kendilerini banyoda yatar vaziyette buluyor, kapılar pencereler nedensiz oynuyor ve  gece yarısından sonra garip sesler duyuyorlarmış. Altında bulunan markette çalışanların dediklerine göre raflardaki ürünler sık sık yer değiştiriyor veya düşüyormuş. Sabah geldiklerinde depodaki kolileri takla atmış şekilde buluyorlarmış.

Dalga geçmek amaçlı amatör kameraları eline alıp binayı ziyarete giden gençlerin farkında olmadan yakaladıkları görüntüler epey ilginç. Videoda sol çatıda bir insan görünüp kaybolmakta bu video da videomuz içerisinde bulunmaktadır. Bu videoyu çekerken fark etmeyen gençler videoyu yükledikten sonra durumu izleyenlerin fark etmesi sonucu görüyorlar.

Hepsi ve daha fazlası videomuzda; Türkiyede yaşanmış korkunç olaylar

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU

00:00 | TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR ve GİZEMLİ YERLER
00:59 | Yusuf Ziya Paşa Köşkü (Perili Köşk)
02:31 | 129 No’lu Apartman (Satanist Ayini)
03:18 | Molla Zeyrek Camii (Çığlıkların Yükseldiği Gizemli Yer)
04:16 | Issız Cuma Mezarlığı (Gerçek Cin Hikayeleri)
05:44 | Cemil Molla Köşkü (Lanetli Köşk)
06:13 | Sakarya’daki Büyülü Köy (Azem Büyülü Köy)
06:45 | Esrarengiz Mağara (Paranormal Olaylar)
07:18 | Tezveren Baba Türbesi (Esrarengiz Olaylar)
07:45 | Antik Kent Harput (Korkunç Yaratık – KAMOS)
08:25 | Kastamonu’daki Esrarengiz Türbe (Işık Saçan Türbenin Gizemi)
09:08 | Büyükada’da Terk Edilmiş Ev (Gizemli Yer)
09:54 | Yedi Kule Zindanları (Tuhaf Seslerin Gizemi)
11:05 | Tarihi Cinli Ahşap Ev (Gizemli Olay – 5sn Ortadan Kayboluyor)
11:40 | Davutlu Köy (Cinli Köy – Karadedeler Olayı)
12:50 | Büyükada Rum Yetimhanesi (Korkunç Hikaye)
14:37 | Antalya’daki Paranormal Apartman (Gizemi Çözülemeyen Esrarengiz Yer)

Bakmış Kanalında daha fazla video izleyin! Son Popüler Videolar:
ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020
Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ!
21 ARALIK TA NE OLACAK? Kehanetler Dünya’nın Sonu
UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası)
Neuralink Elon Musk’ın Kıyamet Projesi 2020
GERÇEK Mİ OLUYOR? Zombi Rakunlar Şehri İstila Etti
Zombi Geyiği Hastalığı İnsanlara Sıçrayabilir

Popüler Oynatma Listelerimiz
Türkiye ve Dünya Kehanetleri: https://bit.ly/31rrTaK
Zombi Videoları: https://bit.ly/37r2uSi
Gündem videoları: https://bit.ly/2FRu7c2
Gizlenen Türk Tarihi: https://bit.ly/3meN6wN
Kıyamet Sonrası Bilim Kurgu: https://bit.ly/3dNqwbC
Epifiz bezi ve 3. Göz hakkında: https://bit.ly/3o7Aj0R
Mehdi ve Deccal Videoları: https://bit.ly/35jYfFt
Dünya bunu konuşuyor! Sondakika: https://bit.ly/3o9fdiJ

Sosyal Medya Takip edin sondakika gelişmelerinden haberdar olun:
İnstagram: http://bit.ly/2KCle7v Pinterest: https://bit.ly/3kiR06V

Bakmış Kanalı Hakkında:

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır.

Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizde gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen BAKMIŞ Youtube kanalımıza abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Sizlerde tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için hemen ücretsiz yerinizi alın, aileye katılın.

ÜCRETSİZ abone olmayı unutmayın; http://bit.ly/2ReyspU
ÜCRETLİ abone olup kanalımıza destek olmak için; https://bit.ly/2TfiSwY
iletişim için; info@bakmis.com

The post TÜRKİYE’DE YAŞANMIŞ EN KORKUNÇ OLAYLAR ve 16 GİZEMLİ YER appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/zombi-virus-salgini-bir-bu-eksikti-2020/ ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020 2020-10-11T13:03:41.000+03:00 Zombi virüs kıyametinde hayatta kalabilir misin? Bu videoda merak edilen zombi virüsü hakkında detaylı gerçek bilgiler ve dünyanın tanınmış üniversitelerinden profesörlerin araştırmaları bulunmaktadır. 2020 virüs salgını zombileri aklımıza getirdi. Kimine göre eğlenceli, kimine göre komik bir teori olarak düşünülse de, zombi teorisi coronavirüs salgını sonrası insanların aklını kurcalayan bir soru işareti oldu.   Video Kaynakları […] The post ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020 appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

Zombi virüs kıyametinde hayatta kalabilir misin?

Bu videoda merak edilen zombi virüsü hakkında detaylı gerçek bilgiler ve dünyanın tanınmış üniversitelerinden profesörlerin araştırmaları bulunmaktadır. 2020 virüs salgını zombileri aklımıza getirdi. Kimine göre eğlenceli, kimine göre komik bir teori olarak düşünülse de, zombi teorisi coronavirüs salgını sonrası insanların aklını kurcalayan bir soru işareti oldu.

 

Video Kaynakları

Not: Deepweb linkleri gibi yasal olmayan kaynaklar belirtilmemiştir. (ama teyit linkleri vardır) Harici bağlantıların raporların teyitlerini gösteren yabancı haber sitelerinin linki de aşağıda mevcuttur. Zombi virüs salgını kaynakları;

Dip Not: linklerin içerisine girdiğiniz bağlantılı sitelere site içerisinden gidiliyor daha fazla link oluşmaması için ayrıntıya girmedim…

https://www.express.co.uk/news/weird/1270277/zombie-outbreak-coronavirus-pandemic-zombie-apocalypse-lockdown
https://www.express.co.uk/news/science/721328/Zombie-outbreak-evolution-parasite

What I Learned About the Coronavirus World From Watching Zombie Flicks


https://wvutoday.wvu.edu/stories/2020/07/27/return-of-the-zombie-cicadas-wvu-team-unearths-manipulative-qualities-of-fungal-infected-flyers
https://edition.cnn.com/2020/08/03/us/zombie-cicadas-west-virginia-fungus-scn-trnd/index.html
https://www.eenews.net/stories/1062865779
https://journals.plos.org/plospathogens/article?id=10.1371/journal.ppat.1008598
https://wvutoday.wvu.edu/stories/2020/07/27/return-of-the-zombie-cicadas-wvu-team-unearths-manipulative-qualities-of-fungal-infected-flyers
https://www.davis.wvu.edu/faculty-staff/directory/matthew-kasson
https://magazine.wvu.edu/stories/2020/03/11/zombie-cicadas
https://www.mghclaycenter.org/steven-schlozman-md/
https://www.psychologytoday.com/us/experts/steven-schlozman-md
https://www.wbur.org/commonhealth/2020/03/19/coronavirus-zombie-apocalypse-novel-lessons

How zombie apocalypse writer Max Brooks views the COVID-19 crisis


https://www.usatoday.com/story/entertainment/books/2020/04/20/max-brooks-zombie-apocalypse-author-coronavirus-pandemics/5163197002/
https://www.bigpicturescience.org/episodes/zombies-bigfoot-and-max-brooks
https://sputniknews.com/science/202006221079691391-virus-or-parasite-zombie-outbreak-may-become-reality-media-claims/
https://www.express.co.uk/news/science/721328/Zombie-outbreak-evolution-parasite
https://sports.yahoo.com/coronavirus-second-wave-165606392.html?guccounter=1&guce_referrer=aHR0cHM6Ly93d3cuZ29vZ2xlLmNvbS8&guce_referrer_sig=AQAAAFqqfPc-rkvZB0AVy2-JknZ-VT7TK8E7eBKD1X5q4fcshikPT65U7vGjds6E1w5xyHOs7QtaIGo3AzyXG_PgRTWh-8SM0ZnK7Y7i724Dm0raewQrxfSe8jP-reyduWez8g-p2n5SxqrZad2Kuat00vk13M3_Y__LlosUveJekk1n
https://www.ibtimes.sg/will-world-witness-zombie-apocalypse-experts-say-yes-one-pathogen-could-wreak-havoc-48879

Scientists Believe A Zombie Outbreak Could Actually Happen Thanks To A Parasite Many People Already Have

Zombie outbreak: it is enough to evolve one parasite


https://www.adsbusiness.online/2020/09/experts-claim-that-zombie-outbreak-is.html
https://futurism.com/pandemic-coronavirus-zombies
https://www.bucknell.edu/news/cool-classes-zombies-slavery-pandemics-0
https://www.ibtimes.sg/zombie-apocalypse-expert-explains-how-world-will-contain-living-dead-chaos-47242

https://raketa.hu/azt-mar-tudjuk-milyen-a-covid-jarvany-na-de-milyen-lenne-egy-zombijarvany
https://gurugamer.com/viral/what-would-happen-if-a-zombie-apocalypse-came-in-real-life-the-covid-19-pandemic-is-even-scarier-10235

From antiretrovirals to zombies: Meet the mathematician fighting infectious disease


https://science.uottawa.ca/en/could-mathematics-help-us-survive-zombie-invasion
https://www.guinnessworldrecords.com/world-records/first-mathematical-model-for-surviving-a-zombie-attack/
http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/summary?doi=10.1.1.159.6699
https://gurugamer.com/viral/what-would-happen-if-a-zombie-apocalypse-came-in-real-life-the-covid-19-pandemic-is-even-scarier-10235

 

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi (ufolar), antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık!

Bu videolarıda izlemelisin;

Gizemli ilimler Mevlana nın Paranormal Özellikleri
DİKKAT DOLAR YÜKSELİYOR! Yerel seçim sonrası
Kahin Alois Irlmaier in 3. Dünya Savaşı Kehaneti 2019 Kıyamet
ZOMBİ TESTİ ÇÖZ -18 FARKLI STRATEJİ İLE HAYATTA KAL
Necronomicon Doğaüstü Güç Sahibi Tehlikeli Büyü Kitabı
Yeni Dünya Düzeni Siyaset üstü Analizler (Sizden Gelenler)

The post ZOMBİ VİRÜS SALGINI – BİR BU EKSİKTİ 2020 appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/zamanda-yolculuk-mumkun-mu-kuran-da-zaman-yolcusu-gizemi/ Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ! 2020-10-02T15:01:03.000+03:00 Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? Kuranı Kerim de Büyük Sır, Zaman Yolcusu Gizemi! Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? Kutsal Kitabımız Kuranı Kerim içerisindeki Ayetler, İslam Tarihinde Yaşanmış Olaylar ve Hadiseler Işığında Zamanda Yolculuk Meselesini Araştırıyoruz. Net bir şekilde tarihteki en önemli ve ilginç olay zaman yolculuğu. Türkçe belgesel tadında bu videoyu sonuna kadar izlemeyi unutmayın. Zamanda yolculuk […] The post Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ! appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi. Zamanda Yolculuk Mümkün Mü?

Kuranı Kerim de Büyük Sır, Zaman Yolcusu Gizemi! Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? Kutsal Kitabımız Kuranı Kerim içerisindeki Ayetler, İslam Tarihinde Yaşanmış Olaylar ve Hadiseler Işığında Zamanda Yolculuk Meselesini Araştırıyoruz. Net bir şekilde tarihteki en önemli ve ilginç olay zaman yolculuğu. Türkçe belgesel tadında bu videoyu sonuna kadar izlemeyi unutmayın.

Zamanda yolculuk meselesi bilim dünyasının ilgilendiği en önemli konulardan birisidir. Geçen asrın başında bulunan “izafiyet teorisi” ile tartışma hiç gündemden düşmemiştir.

Zaman Yolcusu ve Zamanda Yolculuk

Yıllardır zaman yolcusu olduğunu iddia eden bazı insanlar ortaya çıktı ve gelecekle ilgili ilginç olaylardan bahsettiler. Birisi insan ırkının yok olacağını, bir diğeri ise uzaylılarla tanışacağımızı belirtti. Komplo teorisyenleri zamanda yolculuğun gerçek olduğunu ve bunun şu anda bir sır gibi saklandığını iddia edip duruyor.
Bildiğiniz üzere zamanda yolculuk yapılabileceğini ortaya atan bilim insanları var.

Albert Einstein ve Zaman

Zaman, bir anı başka bir anla kıyasladığımızda ortaya çıkan algıdır. Penceremizden dışarıya baktığımızda, görüş alanımıza giren ilk nesne ile ikinci nesneyi gördüğümüz an arasında bir süre olduğunu düşünür ve arada geçen süreye zaman deriz. İkinci nesneyi gördüğümüz anda, ilk nesnenin bilgisi beynimizde oluşan bir bilgidir; o bilgiyi yaşadığımız anla karşılaştırarak zaman algısını elde ederiz. Bu karşılaştırmayı yapmazsak zaman algımız da olmaz. Zaman algı sonucu oluşan ve tamamen algılayana bağlı, göreceli (izafi) bir kavramdır.

Görelilik Teorisi 20. yüzyılın en büyük fizikçisi olan Albert Einstein’a aittir. İzafiyet Teorisi olarak da bilinen teoriye göre uzay ve zaman bir algıdır. Mutlak zaman yoktur; uzay ve zamanı algılamamız, bulunduğumuz yere ve hareketlerimize bağlıdır. Bir cismin hızına ve konumuna göre, zaman hızlı veya yavaş geçer. Cisim hızlandıkça zaman yavaşlar. Yani hız arttıkça zaman kısalır; daha yavaş akarak sanki durma noktasına yaklaşır.

Bu durumu Einstein’ın çok bilinen ‘ikizler’ örneği ile açıklayabiliriz. Bu örnekte ikiz kardeşlerden biri Dünya’da kalır, diğeri ışık hızına yakın bir hızla uzay yolcuğuna çıkar. Uzaya çıkan kardeş, geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulur. Bunun nedeni uzayda hızla seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır.

Stephen Hawking ve Zaman

Bir cismin hızı gibi, konumu da zamanı etkiler. Genel Görelilik Kuramı, çekim merkezlerinin yakınında zamanın daha yavaş aktığını ifade eder. Ünlü fizikçi Stephen Hawking, bu gerçeği yine bir ikiz örneğiyle şöyle açıklıyor:

“Bir çift ikizi düşünelim. Diyelim ki ikizlerden biri dağın tepesinde yaşasın, ötekisi deniz yüzeyinde. İlk ikiz (yani dağın tepesinde yaşayan) ikincisinden daha çabuk yaşlanacaktır. Yani yeniden karşılaştıklarında öbüründen daha yaşlı olacaktır.”

Nikola Tesla Zamanda Yolculuk

korkunç Philadelphia Deneyi’nden sonra ki bu deney kısmen Tesla teknolojisiyle yapılmıştı, Nikola Tesla yolculuğun sırlarını kazara bulmuştu.  Zamanı ve uzayı düzenleyen kurallarla kozmik çatının tehlikeli doğasını karıştırmıştır.

Görünüşe göre, Tesla zaman yolculuğu konusuna çok takıntılıydı. Bir zaman makinesi projesi üzerinde çalıştı ve söylediğine göre başarılı da oldu: “Geçmişi, bugünü ve geleceği aynı anda görebiliyordum.“

Bir insanın zamanında yolculuk yapabileceği düşüncesi, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca kişinin hayal ettiği ve üzerinde kafa yorduğu bir konudur. Geçmişe baktığımızda, zaman yolculuğunun kanıtı olarak yorumlanabileceğimiz çok sayıda metine rastlayabiliriz.

Kuran’da da zamanda yolculuk ayetleri var. Şöyle açıklayalım.

Zamanda yolculuk yapan kişi Zülkarneyndir.

Zülkarneyn sözcüğünü inceleyelim: Z el karn eyn. “el” ingilizcedeki the edatı gibi bir edattır. Burada “karn” zaman demek. “eyn” ise çift, 2 yönlü demek. Burada çiftten kasıt hem geçmiş, hem de gelecek. Yani hem gelecek hem de geçmiş zamana sahip kişi demektir Zülkarneyn. Allah’ın verdiği ilimle geleceğe ve geçmişe yolculuk yapabilen kişidir.

Kehf 83: Sana Zülkarneyn ile ilgili sualler soruyorlar. ‘Size onunla ilgili, Kur’ân’da bazı bilgiler vereceğim.’ de.

Kehf 86: Nihayet, Güneş’in battığı yere varınca onu kara balçıklı bir gözede(Karadelik) batar buldu. Onun yanında bir de kavim buldu. Dedik ki: “Ey Zülkarneyn, ya bunlara azap edersin ya da haklarında güzel bir tavrı esas alırsın.”

Kehf 86’da açıklanan güneşin battığı kara balçıklı yerden kastedilen şudur: Zülkarneyn, zamanda yolculuk yaparak güneşin karadelik(ayette kara balçık denen şey) tarafından yutulduğu ana, geleceğe gider. Ne demiştik ? eyn takısı yani çift zamana hakim; hem geleceğe hem de geçmişe.

Güneş neden karadelik tarafından kıyamette yutulacak ? Çünkü güneşin kütlesi kendi kendine kara deliğe dönüşecek kadar büyük değil; yani yok oluşumuz(kıyamet), karadelik tarafından yutulma ile olacak.

Kehf 89: Zülkarneyn bir yol daha tuttu.
Kehf 90: Gide gide, güneşin doğduğu yere vardığında, güneşe karşı sığınacak bir örtü vermediğimiz bir halk üzerine güneşi doğuyor buldu.

Kehf 90’da ise zamanda geçmişe yolculuk yaparak güneşin doğduğu yere yani güneş ilk yaratıldığı zamana gider…

MİRAÇ HADİSESİ

Miraç Gecesi, Cenabı  Hakk’ın daveti üzerine, Hazreti Muhammed’in Mescidi  Haramdan mescidi  Aksa ya, oradan semaya, yüce âlemlere, ilahi huzura yükseldiği ve birtakım müjdelerle ümmetine döndüğü gecedir.

Bast-ı zaman sırrıyla çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zamanı Mirac, bu hakikatin vücudunu ispat eder ve bilfiil vukuunu gösteriyor. Mirac’ın birkaç saat müddeti, binlerce seneler hükmünde genişliği ve uzunluğu vardır. Çünkü, Mirac yoluyla beka âlemine girdi. Beka alemi yani devamlı ve kalıcı olan ahiret âlemi birkaç dakikası bu dünyanın binler senesini tekabül etmiştir.”
Risale-i Nur’dan 3. Lem’a’da geçen bu ifadeye göre zaman yolculuğu konusunda en büyük delil Mirac hadisesidir. Zira Peygamberimiz (asm) Mirac yolu ile bütün zamanları gezmiş, görmüş cisim ve vücudu ile o mekanları ziyaret etmiş ve sonra da bu dünyaya geri dönmüştür.

ASHAB-I KEHF HADİSESİ (Yedi Uyurlar)

“İçlerinden söze başlayan biri, ’Bu halde ne kadar kaldık?’ diye sordu. ’Bir gün, yahut daha da az’ dediler. (Kehf Sûresi, 18:19)” âyetiyle “Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar, buna dokuz yıl daha kattılar.” (Kehf Sûresi, 18:25) âyeti tayy-ı zaman gösterdiği gibi; “Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.” (Hac Sûresi, 22:47) âyeti de bast-ı zamanı gösterir. (Lem’alar, s. 24)

Yeri gelmişken ne bu tayy-ı zaman  ve bast-ı zaman;

Tayy-ı zaman yada tayy-ı mekan burada ay (tayy) kelimesi tasavvufta uzak bir yere bir anda gitmek, an içinde çok uzun bir zaman yaşamak, aynı anda birden fazla yerde bulunmak gibi olağan üstü durumları belirtmek için kullanılır. Kavramın mekanla ilişkisi tayy-i mekan zamanla ilişkisi tayy-i zaman şeklinde ifade edilir.

Bast-ı Zaman ise,  zamanın ve kayıtlarının ortadan kalkması ve zamanın genişlemesi anlamındadır.

Kehf Suresi’nde geçen Mağara Ashabı zaman sıçramasına, zaman yolculuğuna en büyük delillerden birisidir. Zira onlar mağarada “Bir gün kaldık” düşüncesine sahipler iken, aslında dünya zamanı ile 309 yıl uyumuşlardır. İşte bu da zamanda yolculuk yapılabildiğinin en açık delili olmaktadır. Ayette geçen mağara tabiri de oldukça önemli bir tabirdir. Zira bu gün bilim solucan delikleri diye tanımlanan tüneller vasıtasıyla zaman yolculuğu yapılabileceğini ifade ediyor. Mağara terimi de sembolik anlatımla sanki bir tünel manasını çağrıştırmıyor mu?

HZ HIZIR

Yine Kehf suresinde hızır için “Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kuldur.” (kehf, 18/65) denmiştir.

HZ Hızır, ilahi bilgiye sahip olup her türlü dünyevi bilimlere de hakim, üstün bir insandır. HZ Hızır’ın hangi tarihte doğduğu bilinmemekle birlikte bulunduğu zamandan öteye ve geriye gidebilmekte olduğunu Kuran’da yer alan kıssalardan anlamaktayız. Doğduğu yıl bilinmediği gibi öldüğü tarihte bilinmemektedir. Hz Musa Aleyhisselâm zamanından bu yana yaşadığı bilinmektedir. Bir çok insan da, çeşitli zaman ve mekânlarda, Hz. Hızır ile sohbet edip konuşmuşlardır. Hz Hızır kulun zor zamanlarında yetişen bir yardımcıdır.

HZ ZÜLKARNEYN

Zülkarneyn İslam dininin kutsal kitabı Kur’an’ın Kehf Suresi’nde geçen bir kişidir. Peygamber olup olmadığı ne kadar tartışma konusu olsada. Kendisiyle ilgili anlatı Yecüc ve Mecüc’ü de içerir ki bu bağlamda benzeri anlatılar Tanah’ta da bulunur. Kuran’daki anlatıda kim veya ne oldukları açıklanmayan Yecüc ve Mecüc’ü engellemek için bir set inşa ettiğinden söz edilir.

Zülkarneyn kelimesi Arapçadır. Zü, tanımlık (e)l ve karneyn kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Zü, sahip ve mâlik demektir. Karn ise boynuz, tepe, zaman, güneş anlamlarına gelir. Karneyn, karn’ın tesniyesi yani iki tanesi demektir. Buna göre Zülkarneyn kelimesi iki zamanın sahibi yada iki güneşin sahibi şeklinde tercüme edilir. Daha önceleri iki boynuz sahibi ve iki tepe sahibi tercümeleri karn kelimesinin geçtiği ayetlerin tercümelerine uygun olmadığı için yanlış olduğu gerçeğini gözler önüne sermiştir. Kuranı kerim de Zulkarneyn Kıssası, Kuran-ı Kerim’de, Hızır As’den hemen sonra anlatılmaktadır.

Bu 4 farklı örnektede görülmektedir ki zamanda yolculuk islam tarihinde ve kuranı kerimde apaçık olmasada belli olmaktadır. Başta da anlattığım gibi bilimsel olarak da teoride mümkün olarak gözüküyor sadece fizik kuralları olarak bunları anlatamıyor ve algılayamıyoruz.

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi (ufolar), antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık!

Bu videolarıda izlemelisin;

21 ARALIK TA NE OLACAK? Kehanetler Dünya’nın Sonu
KOCA AYAK Yeti İzi Bulundu Hindistan Ordusu Açıkladı
Zaman Yolcusu Noah Deşifre Oldu! 2019, 2020 ve 2030 Kehanetleri
KABE İMAMI SUDEYS YAHUDİ HUTBESİ İSRAİL VE FİLİSTİN TARİHİ
Kayıp Uçak ve Gemiler Bermuda Şeytan Üçgeni
5500 Metreden Paraşütsüz Atladı Ama Ölmedi!

The post Zamanda Yolculuk Mümkün Mü? KURAN DA ZAMAN YOLCUSU GİZEMİ! appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/21-aralik-ne-olacak-kehanetler-dunyanin-sonu/ 21 ARALIK TA NE OLACAK? (kehanetler dünyanın sonu 2020-09-25T15:01:22.000+03:00 21 ARALIK DÜNYA’NIN SONU MU? NE OLACAK? 21 Aralık’ta Ne Olacak? 2020 Kıyamet Kehanetleri ve Dünya’nın Sonu Teorileri… En uzun gecenin yaşanacağı 21 Aralıkta Deprem, Jüpiter Satürn kavuşumu, Maya Takvimi, Hz Mehdi Alameti, 3 Gün 3 gece karanlık gibi birçok teori konuşuluyor. 2020 yılı yeni bir çağın habercisi mi? Toprak çağı ve Hava çağının anlamı […] The post 21 ARALIK TA NE OLACAK? (kehanetler dünyanın sonu appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi. 21 ARALIK DÜNYA’NIN SONU MU? NE OLACAK?

21 Aralık’ta Ne Olacak? 2020 Kıyamet Kehanetleri ve Dünya’nın Sonu Teorileri… En uzun gecenin yaşanacağı 21 Aralıkta Deprem, Jüpiter Satürn kavuşumu, Maya Takvimi, Hz Mehdi Alameti, 3 Gün 3 gece karanlık gibi birçok teori konuşuluyor. 2020 yılı yeni bir çağın habercisi mi? Toprak çağı ve Hava çağının anlamı ne? Jülyen takvimi ve Gregoryen takvimi nedir? Peki ne olacak bu 21 Aralık ta…

Video içerisindekiler;

00:00 | 21 ARALIK’TA NE OLACAK? GİRİŞ
00:19 | Video Özeti
01:09 | Yeni Kıyamet Tarihi
01:48 | Cardinal Cosmic Shift (Gezegenlerin Hizaya Girmesi)
02:57 | Maya Takvimi Kıyamet Kehaneti
03:46 | Jülyen takvimi ve Gregoryen Takvimi Nedir?
05:02 | Jüpiter Satürn Kavuşumu
05:56 | Toprak Çağı ve Hava Çağı
06:38 | Altıncı Güneş Çağına Giriş
06:59 | Niburu Kehaneti
07:32 | Sümer Yazıtlarındaki Efsane (Marduk Gezegeni)
08:36 | 3 Gün 3 Gece Karanlık
09:16 | Hz Mehdi Kehaneti
09:39 | Ve son 🙂 Abone Olmayı Unutma!

Yeni Kıyamet Tarihi

Bu yıl yokuş aşağı bir yolculuk oldu. 2020 yılının ilk yarısı dünyanın aslında bitiyormuş gibi görünmesine yetecek kadar felaket ile yüz yüze kaldı dünya. Çok sayıda kıyamet tarihi tahmini yapıldı yine bu sene içerisinde. Bu tahminlerin hiçbiri şu ana kadar gerçekleşmedi! Şimdi ise dünyanın sonu ile ilgili yeni bir tarih öngörülüyor. Bu sefer tarih 20 ARALIK 2020….

Cardinal Cosmic Shift (Gezegenlerin Hizaya Girmesi)

Bir twitter kullanıcısının bir twiti ile başlayan kıyamet tarihi teorisi tamamen uydurma bir bilgidir. Twitter kullanıcısı aşağıdaki twiti (türkçesi) attıkdan sonra başladı herşey..

“Yıllardan beri beklediğimiz hadise (THE EVENT) 21 Aralık 2020’de gerçekleşecek. (Cardinal Cosmic Shift) Dünya, Güneş, Merkür, Satürn, Mars ve Ay her 6000 yılda olduğu gibi tam aynı dakikalarda hizaya girecek.”

Cardinal Cosmic Shift yani Kardinal Kozmik Değişim  olarak adlandırılan bu olaya göre gezegenlerin aynı hizaya girmesi dünyanın sonunu hazırlayan bir olay. Bu olay aslında 5-6 yılda bir görülen bir olay. Yakın geçmişe yani 2011 ve 2016 yıllarında, bu şekilde 6 gezegen 5 gezegen hatta 8 gezegene varan hizaya girme olayları görülmüştür.

Aşağıda yer alan bilgiler bu teori ile alakalıdır ama son gezegen konumlarından hesaplama yapıldığında bu olayın gerçekleşmeyeceği gezegenlerin aynı hizaya girmeyeceği açık bir şekilde görülmektedir.

İşte o 21 Aralık teorisinden satır başlıkları;

** (Galactic Alignement, The Return of Niburu, The return of SUN/SON-Christ or Conciousness) Aslında adına ne dersek diyelim, gezegenelerin hizalanması bize bugüne dek hiç görmediğimiz bir gezegen dizilimini ve kozmik olarak açığa çıkacak bir enerjiyi ifade ediyor.

** Bu Planetlerin hizalanması sırasında tam karanlık çökecek, elektromanyetik dalgalar yüzünden elektrikli hiç bir şey çalışmayacak. Hayvanlar bu hadiseyi önceden hissedeceklerdir ve deliklere çekileceklerdir.

** Bu hadiseye hazır olmayanların aklı hasara uğrayabilir. 3 günlük bir karanlıktan sonra 25 Aralık’da güneş tekrar doğacak.

** Bu esnada “Van Hallen”kuşağı açılacak ve 7 gün boyunca yani 25 Aralık’dan 31 Aralık’a kadar açık kalacak.Uzayda, göklerde bir karmakarışıklık gözlemlenecek,(İncil’de bahsedilen portalların veya Cennet kapılarının açılması) Bütün insanlık,evreni çıplak gözüyle çok net görebilecek.

** Kuzey kutbundan başlayacak büyük bir elektromanyetik sonik patlama bütün Dünya’da duyulacak. Pozitif Nükleer bir patlama Dünya insanların, 2020 güncellemesini ve yeni vizyonunu getirecek.

** Tüm dünyanın bu kozmik radyasyonun etkisiyle hayvan, bitki ve insanların DNA’sı değişimine uğrayacağı ve 2 sarmallı DNA’nın 12 sarmala çıkarak, evrimsel bir geçiş olacağı öngörülüyor.

** Bilimsel en güçlü kanıt ise Dünyanın kalp atışı olarak tabir edilen Schumann Rezonans’ının hızla artıyor oluşu ve iyonosferin manyetik alanlar yaratmak konusunda çok hızlandığı.

Maya Takvimi 21 Aralık Kıyamet Kehaneti

2012’de kıyamet senaryolarının çıkmasına neden olan Maya Takvimi, yeniden yorumlandı. Fullbright Pablo Tagaloguin isimli bilim insanı “Jülyen Takvimi takip edilecek olursa, aslında şu an 2012 yılı içindeyiz ve dünya bir hafta içinde yok olacak” yorumunda bulundu.

Astronomi ve matematik alanında yaptıkları atılımlar ve yılın önemli kozmik ile mevsimsel olaylarına göre oluşturdukları takvimlerle ne kadar gelişmiş bir uygarlık olduğu bilinen Mayalar, 5 bin 125 yıllık Haab takvimleriyle yıllardır büyük bir tartışma konusu.
Bu takvimde daha önce yapılan başka bir tahminde dünyanın sonunun 2012’de geleceği iddia edilmişti.

Maya Takvimi’nin bazı yorumlarına göre, dünyanın sonunun çok daha önce 2012’de gerçekleşmesi gerekiyordu. Antik Maya uygarlığının takviminin daha önceki yorumuna göre oluşturulan spekülasyonlarda dünyanın sonunun 21 Aralık 2012’de gelmesi bekleniyordu. Bu spekülasyonlardan esinlenen 2012 gibi Hollywood filmleri de çekilmişti.

Fullbright burslu Pablo Tagaloguin isimli bilim insanının yorumuna göreyse eğer Jülyen Takvimi takip edilecek olursa, aslında şu an 2012 yılı içindeyiz ve dünya bir hafta içinde yok olacak. Tagaloguin’in Twitter’da hesaplamalarına dair yaptığı paylaşımlar, sosyal medya kullanıcıları arasında bir anda ilgi uyandırmış olsa da LinkedIn ve Instagram hesaplarının yanı sıra Tagaloguin’in Twitter hesabı da silindi.

Forbes’da yer alan habere göre, her şeyden önce Mayaların dünyanın sonunu tahmin etmediklerine inanmak için birçok neden var. Dünyanın sonunun tahmin edilmesinin ziyade sona erme tarihleri bir döngünün sonuna işaret ediyor. Tıpkı eskimiş takvimleri çöpe atmamız gibi, bunun da bir yılın bitip bir diğerinin başladığı zaman döngüsünden daha fazlasına işaret etmediği ifade edildi.

Astronom Phil Plait’e göre, daha önceki 21 Aralık 2012 gününün Jülyen Takvimi’ne göre aslında 21 Haziran 2020’ye denk geldiği tahmini yanlış. İddiaları yorumlayan Phil Plait, “21 Aralık 2012 günü ilk önce Maya takviminin Gregoryen takvimine dönüştürülmesiyle elde edilmişti. Bu yüzden bunu Jülyen takvimine de uygulamanın herhangi bir manası yok. Mantıklı değil” ifadelerini kullandı.

NASA da benzer tahminlerin herhangi bir bilimsel temelinin olmadığına yönelik açıklamalar yapıştı.

Jülyen takvimi ve Gregoryen Takvimi Nedir?

 Jülyen takvimi nedir? Jülyen takvimi, Jül Sezar tarafından MÖ 46 yılında kabul edilen ve batı dünyasında 16. yüzyıla kadar kullanılan takvim. Artık yıl hesaplamasındaki ufak bir fark sonucu yaklaşık her 128 yılda bir günlük bir kayma oluşturduğu için, yerini Gregoryen takvimi almıştır.

Gregoryen Takvimi nedir? Miladi takvim ya da Gregoryen takvim, Jülyen takviminin yerine Papa XIII. Gregorius tarafından yaptırılan takvim. Milat’ı tarih başlangıcı ve Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı “1 yıl” olarak kabul eder.

Jüpiter Satürn Kavuşumu

Jüpiter ve Satürn yaklaşık 20 yılda bir kavuşum yaparlar. 2020 de kavuşum yaptıkları yıllardan biri olacak. Bu ağır hareket eden iki gezegenin kavuşumu önemli sayılır ve Büyük Kavuşum ismiyle de anılır.

İki dev, birbirine büyük kavuşum için yaklaşıyor. Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin görkemli buluşması, yarından başlayarak, Kış Gündönümü olan 21 Aralık 2020 tarihinde tamamlanacak.  Ezoterik astrolojide, gezegen çifti oldukları anlarda, Jüpiter ve Satürn’e “Zaman İşaretçileri”  adı verilmiştir. 20 yılda bir gerçekleşen kavuşum zamanları, önemli  elektromanyetik tesirler içerebilir.

Eski dünyanın, eski gelenek ve irfanlarının çoğunda ve Kepler’in de belirttiği üzere, tarihteki büyük olayların, 800 yılda bir Jüpiter- Satürn kavuşumlarının katlarını  kullanarak gerçekleştiğinin iddia edilmesi ve olgunun, ayni zamanda tuhaf olaylarla ilişkilendirilmesi ilginçtir.

Jüpiter Satürn, 1781’e kadar, gözlemlenebilen en dıştaki iki gezegendi. Bu sebeple onlara “zamanı işaretleyenler” dendi. Kavuşumlarına “Büyük Kavuşum” ismi verildi. Eski Astrologlar bu “Büyük Kavuşumu” inceleyerek doğa olaylarını, iklim değişimlerini, savaşları, kıtlıkları ve devletlerin siyasi gelişmelerini öngördüler.

Jüpiter ve Satürn 20 yılda bir kavuşur ve “küçük dönemleri” başlatır.
200 yılda bir element değiştirir ve “büyük çağları” oluşturur.
800 yılda bir döngüyü tamamlayıp “dev devirleri” meydana getirir.

Gerçekte de, bu döngü ile gerçekleşen kavuşumların, Dünya üzerindeki tesirlerine olan inanç ve beklentiler 16. yüzyılın sonlarında, ”Kıyamet Günü”ne uzanan yorumlamalara açılmıştı.

Toprak Çağı ve Hava Çağı

2020’nin en önemli özelliği Jüpiter Satürn büyük kavuşumunun 21 Aralık 2020’de element değiştirecek olmasıdır. Jüpiter Satürn kavuşumu 20 yılda bir meydana gelen en önemli kavuşumdur. Dışsal gezegenler keşfedilmeden önce, en dıştaki iki gezegen Jüpiter ve Satürn’dü. Bu sebeple bu iki gezegene ‘zamanı işaretleyenler’ dendi.

21 Aralık 2020’de Jüpiter Satürn büyük kavuşumu element değiştiriyor. 200 yıldır süren toprak çağı bitiyor. 200 yıllık hava çağı başlıyor. Yani ‘Yeni Düzen’ başlıyor.

Toprak elementi Kuzey’dir. Hava elementi Doğu’dur. Toprak çağında güç Kuzey’e geçmişti. Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa gücü elinde topladı.

NATO’nun ismiyle müsemma Kuzey Atlantik Antlaşma Organizasyonu hükümdar oldu. Şimdi güç Kuzey’den çekiliyor. Artık güç Doğu’ya geçiyor. Bundan sonra 200 yıllığına güç başta Çin’de! Yanında da Rusya, Hindistan ve Türkiye gibi ülkeleri görüyoruz! ABD’nin Çin’e karşı yürüttüğü ticaret savaşlarının ve Rusya, Türkiye ve İran’la güç savaşına girdiği Suriye’deki iç savaşın yaratacağı momentumun, dünyanın güç merkezini ABD’den Doğu’ya kaydıracağını görüyoruz. 200 yıllık ‘Yeni Düzen’de güç artık Doğu’dadır. ABD tek başına dünyanın tek süper gücü olamayacaktır.

Niburu Kehaneti

Nibiru arasındaki sözde felaket karşılaşma olan Dünya’da ve büyük gezegen nesne (çarpma veya bir ya atlatılan ) belli grupların 21. yüzyılın başlarında gerçekleşeceğini inanıyordu. Bu kıyamet günü olayına inananlar genellikle bu nesneyi Nibiru veya Gezegen X olarak adlandırır . Fikir ilk olarak 1995 yılında ZetaTalk web sitesinin kurucusu Nancy Lieder tarafından ortaya atıldı . Lieder bir olarak kendini tanımlamaktadır contactee gelen iletileri almak için yeteneği ile uzaylılarla gelen Zeta Reticulibeynindeki bir implant aracılığıyla yıldız sistemi. Mayıs 2003’te nesnenin iç Güneş Sistemini süpürüp Dünya’nın insanlığın çoğunu yok edecek fiziksel bir kutup değişimine neden olacağı konusunda insanlığı uyarmak için seçildiğini belirtiyor (bu tarih daha sonra ertelendi)

Tahmin daha sonra Lieder’in web sitesinin ötesine yayıldı ve sayısız İnternet kıyamet günü grubu tarafından benimsendi. 2000’lerin sonunda, 2012 fenomeni ile yakından ilişkilendirildi . 2012’den bu yana, Nibiru felaketi, genellikle Comet ISON veya Planet Nine gibi haber yapım astronomik nesnelerle bağlantılı olarak popüler medyada sık sık yeniden ortaya çıktı .

“Nibiru” adı eski astronot yazar Zecharia Sitchin’in eserlerinden ve Babil ve Sümerce yorumlarından türetilmiş olmasına rağmenmitoloji, çalışmaları ile yaklaşan kıyametin çeşitli iddiaları arasındaki herhangi bir bağlantıyı reddetti. Nibiru felaketinin 23 Eylül 2017’de gerçekleşeceğine dair kendi tanımıyla “Hıristiyan numerolog” David Meade tarafından yapılan tahmin medyada geniş yer buldu.

Gezegen büyüklüğündeki bir nesnenin yakın gelecekte Dünya ile çarpışacağı veya Dünya’nın yakınından geçeceği fikri herhangi bir bilimsel kanıtla desteklenmiyor ve gökbilimciler ve gezegensel bilim adamları tarafından sahte bilim ve bir İnternet aldatmacası olarak reddedildi . Böyle bir nesne, gezegenlerin yörüngelerini, etkileri bugün kolayca gözlemlenebilecek kadar dengesizleştirebilirdi.

Gökbilimciler, Neptün’ün ötesindeki birçok gezegeni varsaydılar ve birçoğu çürütülse de, Dokuzuncu Gezegen gibi bazı uygulanabilir adaylar var . Tüm mevcut adaylar, onları Neptün’ün çok ötesinde tutan yörüngelerde. Güneş’e en yakın olduklarında bile yörüngeleri boyunca.

Sümer Yazıtlarındaki Efsane (Marduk Gezegeni)

İnsanlar var oldukları sürece dünyanın sonunu tahmin etmeye çalıştılar. Eski medeniyetlerden bu zamana Dünya ’nın çok daha ileride mi yoksa hemen ertesi gün mü yok olacağına dair kıyamet günü tahminleri doludur. Bunlardan en önemlilerinden biri ise Sümerlerin Dünya ’nın sonunu tahmin edip etmediği sorusudur. Dünyanın sonu hakkında tahminde bulunan kutsal kitaplardan biri de İncildir. Bir başka teori de Maya takvimine göre Dünya ’nın 2012 ‘de sona ereceği bilgisidir.

Aynı şekilde Milenyum için de benzer düşünceler olmuştur. Yine bir tahminde Dünya ’nın 2017 ’de ‘gezegen X’ olarak bilinen Nibiru adlı gezegeniyle bir çarpışma nedeniyle sona ereceği teorisi yer almaktadır. Nibiru gezegeni hakkındaki teoriler Dünya ’daki ilk uygarlıklardan biri olan antik Sümerlere kadar uzanmaktadır. Fakat Sümerler aslında dünyanın sonunu mu tahmin ediyorlardı, yoksa Nibiru kehaneti bir başka teori miydi?

Marduk, 36 milyar km. uzaklıkta olduğuna inanılan ve 3661 yılda bir dönerek dünyaya yakın geçiş yaptığı iddia edilen gaz gezegen. İsmini Babil tanrılarının kralı Marduk’tan alır.

Son yörünge geçişini, MÖ 1649’da yaptığı iddia edilen Marduk, bir mite göre Thera yanardağının patlamasını da içeren bir dizi doğal âfete neden olmuş, Mısır’dan Çıkış mitlerine esin kaynağı oluşturmuş, yakındoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde siyasi ve sosyal dengeleri altüst etmiştir.

Marduk, Babil ve Asurluların yaradılış destanlarında yer alan, tanrıların en bilgesi ve güçlüsüdür. Alexander Heidel’in yazdığı ve Türkçeye de çevrilen Enuma Eliş (Vaktiyle Yukarıda…) kitabında adı geçen bir yaradılış destanı kahramanı. Kötü tanrı Tiâmat’ı öldürmesi için özel olarak görevlendirilen ve onu öldürerek Babil şehrini kuran, yeri ve göğü yaratan, kendisine destek veren iyi tanrılara hizmet etsin diye insan soyunu da yaratan tanrı. Destan bir kısmı tamamıyla tahrip olmuş 7 kil tablet deşifre edilerek günümüze kazandırılmış. Yazıldığı tarih için ise, MÖ 700 den 1600 yılına kadar uzanan geniş bir aralığı söz konusu.

Uranüs gezegeninin yörüngesinde- ki tedirginlikleri bilinmeyen başka bir gezegenin yapabileceği varsayımından hareketle Neptün gezegeninin keşfi, matematiğin bir zaferi oldu. Bundan sonra Neptün gezegeninin yörüngesindeki düzensizliklerden yola çıkılarak 9. gezegenin bulunması için matematikçiler ve gökbilimciler seferber oldular. Sonunda Plüton gezegeni 1930 yılında bulundu. Ancak 2006 yılında boyutu nedeniyle cüce gezegenler kategorisi altına alındı.

3 Gün 3 Gece Karanlık

22 Aralık’ta dünya karanlığa gömülecek. Bu öyle bir karanlık ki 3 gün 3 gece sürecek. Ne güneş görünecek, ne gökteki yıldızlar…

Japonya Prensesi Kaoru Nakamaru ‘nun Pisagor Konferansındaki bu konuşması yılın başında gelmişti. Ancak 22 Aralık 2012 tarihi yaklaştıkça Prensesin kıyamet konuşması da yeniden gündeme geldi. Dünya üzerinde tık rekorları kıran konuşmayı prenses bilimsel bir konferansta özel misafir statüsüyle yapıyor.

Prenses Nakamaru , 1976 yılında “özel bir aydınlanma” yaşadığını ve üçüncü gözünün açıldığını öne sürenlerden. Dediğine göre yaşadığı bir deneyimin ardından hiç bilmediği dilleri konuşmaya başladı. Reankarnasyona inanan prenses, daha önceki bütün hayatlarını da hatırladığını öne sürüyor.

Japonya prensesinin dünyada olay yaratan açıklamalarında bu sözler öne çıkıyor. Prensesin dediğine göre o gün büyük bir dönüşüm olacak. Güneş kaybolacak, 3 gün boyunca gökyüzündeki yıldızları dahi görmeyeceğiz. Bütün yaşam 3 gün süresince duracak. Prenses bu durumu şöyle izah ediyor;

22 aralıkta dünya 5.boyuta geçerken nuru adlı bi yerde olacağız. 3 gün 3 gece karanlık olacak.

Prenses’in iddiasına göre önde gelen liderler bu olayı biliyor. Kendileri için özel sığınaklar hazırlatmış haldeler. Gidecekleri ülkeleri dahi belirlemişler. Prensesin iddiaları şöyle;

“Bu sürece girdiğimizi televizyonlar çok vermiyor gizli hükümet insanları bu konuyu biliyor kendilerine belirli yerler bulmuşlar oralara sığınabileceklerini düşünüyorlar. Atlanta, Norveç, Hollanda, İsviçre ve Avustralya’da yeraltı şehirlerine sığınacaklar. Ancak çok da güvende olacaklarını sanmıyorum”.

Hz Mehdi  21 Aralık Kehaneti

“Mehdi hakimiyeti başlıyor. Deccal’in elektromanyetik alanı kalkıyor. Onun yerine Mehdi’nin elektromanyetik alanı dünyayı kapsamaya başlayacak. Bunu herkes hissetmeye başlayacak.

Mehdi’nin elektromanyetik alanını bedenlerinizde ruhunuzda hissedeceksiniz. Bunu saat 12.00’den itibaren hepiniz hissedersiniz. Yani Deccaliyetin insanlar üzerindeki negatif etkisi kalkıyor.”

Şeklinde açıklamalar var. Bu konuyu da araştırdığımız da bu sözlerin ilk defa meşhur kediciklerin sahibi Adnan Oktar’ın söylediğini görmekteyiz. Tabi bu kehanete inanmak yada inanmamak sizlerin elinde ama bana pek inandırıcı gelmedi açıkçası…

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi (ufolar), antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık!

Önerilen Diğer Konular;

UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası)
TÜRKİYE’DE GÖRÜLDÜ! Virüs Kaynağı Rakun Köpeği mi? Zombi
Aziz Malaki ve Shipton Ana 2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri
DİKKAT! Facebook da SAHTE ŞAMAN SELENGE Dolandırılmayın!
Şaman Selenge Kimdir 2020
VİRÜSTEN KORUNMAK İÇİN KAFAYI YEDİRTECEK MASKE ÖNERİLERİ

The post 21 ARALIK TA NE OLACAK? (kehanetler dünyanın sonu appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/ufolar-gercek-mi-ucan-daireler-sahte-uzayli-istilasi/ UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası) 2020-09-18T15:00:05.000+03:00 UFOLAR GERÇEK OLABİLİR Mİ? Ufolar gerçek mi? insan yapımı uçan daireler ile adım adım sahte uzaylı istilası komplo teorisi. Nazi Almanya’sının ufoları ve teknolojik sırları Abd hava kuvvetleri uçan dairelerine tarihi bir yolculuk. Uzay teknolojisi diye adlandırdığımız ve gördüğümüz yerde uzaylılara ait olduğunu düşündüğümüz ufo yani tanımlanamayan uçan cisimler Viktor Schauberger’in projesi olabilir mi? Viktor […] The post UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası) appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi. UFOLAR GERÇEK OLABİLİR Mİ?

Ufolar gerçek mi? insan yapımı uçan daireler ile adım adım sahte uzaylı istilası komplo teorisi. Nazi Almanya’sının ufoları ve teknolojik sırları Abd hava kuvvetleri uçan dairelerine tarihi bir yolculuk. Uzay teknolojisi diye adlandırdığımız ve gördüğümüz yerde uzaylılara ait olduğunu düşündüğümüz ufo yani tanımlanamayan uçan cisimler Viktor Schauberger’in projesi olabilir mi?

Viktor Schauberger’in Uçan Daireleri

Viktor Schauberger (1885 -1958) Naziler için 1938 -1945 arası bir seri uçan diskler icad eden Avusturyalı bir bilim adamıydı.Schauburger, likit vorteks (Girdap) le işleyen bir çok uçandaire   yapmış ve kayıtlara göre bunların bir çoğu uçmuştu. Ona göre, eğer su veya hava, ‘‘kolloidal’’ diye bilinen bir osilasyon (titreşim, salınım) şeklinde döndürülürse, açığa çıkan enerji müthiş bir güçte levitasyonu (yerçekimini yok ederek yükselme) doğuruyordu.

Bu şekilde yükselen disk, önce mavi-yeşil sonra da parlak gümüş renkli ışıklar saçmaya başlıyordu. Schauberger’in kullandığı motor ‘‘girdap hareketi doğalprensibi’’ ile hareket ediyor ve sıcaklık veya ses önleyici tertibat ihtiva  etmiyordu çünkü sürtünme minumum seviyede idi. Tersine su akışının  spiral karşı hareketi ile soğutma elde ediliyor ve bu da çekiş gücünü arttıran bir vakum yaratıyordu.

Viktor Schauberger bu teknolojiyi kullanarak nazi ufolarını uçurmayı başarmıştı.

İnsanlık hala bu soruyu soruyor: ufolar gerçek mi?

Günümüzde insanlık hala bu soruyu soruyor: ufolar gerçek mi? İnsanlık bu sorunun cevabını henüz çözebilmiş değil. Ancak araştırmacılar ve komplo teorisyenleri bu konuda birçok teori ve bilgi sunmaya devam ediyor. Öne atılan teorilerden bir tanesi, ufoların çok üstün uzaylı varlıklara ait olduğu. Ancak geçmişe bakıldığında, insanlığın kendi imkanlarıyla yer çekimine karşı koyabilen ufolar üretmeye çalıştıkları, hatta başaralı olduklarını ortaya koyan bilgiler ve kanıtlar mevcut. Yani, uzaylı varlıklara ait olduğu düşünülen uçan daireler yaşadığımız gezegene özgü olabilir.

İlk Alman Ufo Amerika’da mı Geliştirilmişti?

Bir CIA ajanı olan Willam R. Lyne ‘‘Space Aliens from the Pentagon’’ adlı kitabında belirttiğine göre, ilk uçan diski (Elektrikli uçan makine ) Nikola Tesla  icat etmişti. Bu makine (Magneto-Hidro-Dinamik) jenaratörü ile işliyor ve havadan elektrik elde ediyordu. Yazarın iddiasına göre Naziler uçan disk projesini, Tesla’dan çalmışlardı.

Nazi Almanyasının Tesla’nın ‘‘Gizli Eter Fiziği’’ ve  ‘‘Elektrogravitik Diskler’’ konusundaki çalışmalarını devam ettirdiği yönünde bilgiler mevcuttur.

Gravite ve Tesla’nın Çalışmaları

Nikola Tesla’nın (1857-1943) serbest enerji ya da yakıtsız elektrik jenaratörleri üzerinde çalıştığı bilinmektedir. Nikola Tesla’nın ‘‘Eter Fiziği’’ nin uçan disklerin sevk sisteminde kullanımı çok gizli tutulduğu için, diskler II.Dünya Savaşı esnasında hiç kullanılmadı.Tesla, yüksek voltaj denemeleri esnasında elektrikli uçan bir makinanın, yüksek voltajlı  elektromanyetik dalgalara direnci ile hareket edebileceğini  ileri sürmüştü.

Bu dalgalar, ‘‘eter’’ in elektriksel kondüktif akıcı kütlesini, kütle ataleti olarak kullanarak,  aracın kitlesini, Manyetohidrodinamik Hall etkisi prensibini kullanarak, iter veya çeker.Eter, aracın kütlesi tarafından sevkedilirken, dalgalar artar ve makinanın dış yüzeyindeki kısımlar üzerinde yoğunlaşmış negatif yükleri  harkete geçirir ve MHD (Manyetohidrodinamik) pompalama prensibini kullanarak, eter bu konsantrasyon yönünde çekilir ve hızlandırılır. Çok ince eter, diski oluşturan atomların arasından geçerek onun uzayda hareket etmesini sağlar.

Nazilerin bilinmeyen uzay programı UFOLAR

Bilim kurgu meraklıları ve komplo teorisyenleri, bir zamanlar yerçekimine karşı koyabilen teknoloji üzerinde çalışmalar yaptıkları bilinen Nazilerin, bir gün göklerden devasa uzay araçlarıyla geri geleceğine dair teoriler öne sürüyor. Peki, böyle bir ihtimal gerçekten söz konusu olabilir mi?

Nazilerin bir uzay programı yürüttüğü ve dev UFOlarla ilk önce Antarktika, ardından da uzaya gittikleri yönündeki iddialar, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından tartışılmaya başlanmıştı. ABD’nin 20’inci yüzyıldaki önemli bilim kurgu yazarlarından Robert. A. Heinlein, 1947’de yazdığı kitabında, Nazilerin Ay’da üssü olduğu düşüncesini ortaya atmıştı.

Üzerinde gamalı haç sembolü taşıyan Nazi UFOlarının göklerde dolaştığı Finlandiya yapımı “Iron Sky” filminin bu yıl gösterime girecek olması, Nazilerin “çok gizli” uzay programı hakkındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

ABD’nin başkenti Washington’daki Smithsonian Uzay Tarihi Müzesi yetkilisi Michael Neufeld, Nazilerin bir uzay programına hiçbir zaman başlamadığını savunuyor. Neufeld, “Bu yanlış anlamadan kaynaklanan bir durum… İnsanlar bir roket programıyla, bir uzay programını aynı tutuyor. Nazilerin roket programı sadece silah üretmeye yönelikti. Almanların amacı ilk olarak V-2 roketlerini, uzun dönemde ise daha büyük ve menzili daha fazla roketler üretmekti” dedi.

VON BRAUN’UN HAYALİ FARKLIYDI

Nazi İmparatorluğu, var olduğu 1933 ile 1945 yılları arasında savaş alanında kullanmak için çok büyük askeri projeler başlattı. Almanların silah teknolojisine bu kadar odaklanmış olması, bilimsel çalışmaların ne boyutta olduğunun anlaşılmasını zorlaştırdı.

Almanlar, Wernher von Braun gibi çok değerli bilim insanlarına sahipti. Ancak uzay keşfine kafayı takmış olan Von Braun’un dehası her zaman daha güçlü bir roket geliştirilmesi için kullanıldı.

Von Braun’un biyografisini yazan Bob Ward, “Alman bilim insanları, roket programını, bir uzay programıyla devam ettirmek istiyordu… Nihayetinde bir uzay programının olacağını düşünüyorlardı ancak buna imkan oluşması için ilk önce askeri programlar yürütülmeliydi… Ancak Almanların güç yapısında bir uzay programına yönelik planlar yapıldığını zannetmiyorum” dedi.

ALMANLAR’IN UZAY YOLCULUĞU HAYALİ ve UFOLAR

Almanların uzay programına olan ilgisi Nazi iktidarının öncesindeki yıllarda, 1920’live 30’lu yıllarda çoktan başlamıştı. Adolf Hitler’i Almanya’nın lideri olma yolunda her zaman destekleyen ve Nazi partisinin kurulduğu günden itibaren arkasında olan Thule teşkilatı, elektro manyetik yerçekimi motorları geliştirmeye çalışıyordu.

Yerçekimine karşı koyabilen uzay araçları ilk olarak 1935 yılında Hauneburg kasabasında yapıldı. Ünlü Alman fizikçi ve mühendis Hermann Oberth’in, uzayda yolculuğun gerçekleştirilebileceğini öne sürdüğü yıllarda, Almanlar Haunebu adını verdikleri uzay araçlarının projerini hayata geçirmişti bile.

Almanların tutsak ettiği Avusturyalı deha Viktor Schauberger, 1939’da Haunebu–1 uçan dairesinin yerden yükselmesini sağlayan kişi oldu. Ancak ilerleyen yıllarda savaşın gidişatının değişmesi ve düşmanı durdurmak için V-2 gibi büyük silahlara ihtiyaç duyulması, Schauberger’in çalışmalarını arka planda bıraktı.

Neufeld, “Naziler yönetime geldiğinde tüm kaynaklarını füze teknolojisine aktarmaya başladı” ifadesini kullandı. Savaşın kaybedilmesiyle de, suyun sihirbazı olarak bilinen bilim insanının çalışmaları müttefiklerin eline geçti.

İYİ VE KÖTÜ NAZİLER

İkinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin ardından, Alman bilim insanları ABD ve Sovyetlerin uzay programlarına öncülük eden isimler oldular. Karizmatik von Braun, NASA’nın itici gücü haline gelirken, Almanların uzay programı hakkındaki efsanelerin de canlı kalmasını sağladı.

Neufeld, “von Braun ve yanındaki bazı önemli isimler, Nazi yönetimi altında çalışırken aslında kafalarında yatan asıl konunun uzay olduğuna dair yanlış bir izlenimin yayılmasına neden oldular… Birçoğu silah projelerini açıkça destekledi, hatta bazıları çok hırslı Nazilerdi. Ancak savaşın ardından eski kimliklerinden uzaklaştılar” dedi.

Alman bilim insanlarının gerçekte neyi savunduğu, müttefikler arasında onların “iyi ve kötü Naziler” olarak ayrılmalarına neden oldu. Von Braun ve arkadaşları ilk gruba girerken, SS birliğinin komutanı Heinrich Himmler ve Auschwitz toplama kampında yaptığı deneylerle bilinen SS komutanı Josef Mengele, ikinci gruba giriyordu.

Neufeld, “von Braun bir uzay tutkunuydu… Uzay onun umursadığı tek şeydi. Aynı zamanda sağcı bir milliyetçi ve Nazilere sempatisi olan bir insandı. Kısaca silah üretmek onun için bir çelişki değildi. Hem savaşa hem de uzay keşfine hizmet edecek roketler yapabilirdi” ifadesini kullandı.

V-2 SAVAŞ KAZANAMADI AMA…


Almanlar, ilk V-2 balistik füzesini 3 Ekim 1942’de Almanya’nın Peenemünde kasabasında test etti. Walter Dornberger’in başında olduğu proje için, “Uzay yolculuğundaki ulaşımı temsil eden yeni dönemin ilk başarısı” olarak yorumladı.Bir ton ağırlığındaki 14 metrelik dev V-2 roketleri, 5 bin 700 km hıza ulaşabiliyordu.
Üç yılda 2 bin 724 İngiliz’in hayatına mal olan V-2’ler, Nazilerin teknolojik araştırmalarının amacını açıkça ortaya koydu.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, V-2 silah teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılmaya devam etti. Alman mühendisler, ABD ve Sovyetler arasındaki yarışta kıtalararası balistik füzelerin (ICBM) geliştirilmesinde rol oynadı. Dünya, her an patlayabilecek bir nükleer füzenin tehdidiyle yaşamak zorunda kaldı.

V-2, nihayetinde Almanlara istediklerini veremedi. Neufeld, “Bu roket Sovyetler, ABD , Fransa ve dolaylı yollardan diğer müttefik ülkelere fayda sağladı. Uzaya giden yolculukta ise temel taşı oluşturdu” dedi.

Nazilerin savaşı kazanması halinde, 1940’lı yıllarda uzay keşiflerin başlamış olacağını savunanlar hala var. Ancak Neufeld, insanın doğal halinin her zaman baskın çıktığı görüşünde: “Bana kalırsa Almanların zaferi yaşansa bile uzay keşfi uzun yıllar beklemek zorunda kalırdı… Savaş, havacılık veya başka bir alan olsun, her zaman teknolojik gelişmelerin öncülüğünü yapıyor. Uzay yolculuğu önüne geçilemez bir konu. Yine de hayata geçmesi çok uzun sürerdi” yorumunda bulundu.

Nazi keşfetti Abd Geliştirdi

Ufolar gerçek mi? İnsan yapımı uçan daireler ile adım adım sahte uzaylı istilası komplo teorisi. Uzay teknolojisi diye adlandırdığımız ve gördüğümüz yerde uzaylılara ait olduğunu düşündüğümüz, ufo yani tanımlanamayan uçan cisimler Viktor Schauberger’in projesi olabilir mi? Nazi ufo teknolojik sırları, Abd hava kuvvetleri uçan dairelerine tarihi bir yolculuk.

Günümüzde insanlık bu soruyu soruyor Ufolar gerçek mi? Henüz bu sorunun cevabını çözebilmiş değil. Araştırmacılar ve komplo teorisyenleri bu konuda birçok teori ve bilgi sunmaya devam ediyor. Teorilerden bir tanesi, ufoların çok üstün uzaylı varlıklara ait olduğu.

Ancak geçmişe bakıldığında, insanlığın kendi imkanlarıyla yer çekimine karşı koyabilen ufolar üretmekte başarılı olduğu, bilgiler ve kanıtlar ile mevcut. Yani, uzaylı varlıklara ait olduğu düşünülen uçan daireler yaşadığımız gezegene özgü olabilir.

Nazi UFO teorilerine göre

Bilim kurgu, komplo teorilerinde ve yeraltı çizgi romanlarda, ufolar ve Nazileri birbirine bağlayan hikayeler ya da iddialar dolaşmaktadır. Nazi UFO teorilerine göre, II. Dünya Savaşı sırasında ve öncesinde gelişmiş uçak veya uzay araçları geliştirmek için sözde başarılı girişimler olduğu ve daha da ötesi bu araçların savaş sonrasında korunarak Antarktika, Güney Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gizli yeraltı üslerinde yaratıcılarıyla beraber muhafaza edildikleri ileri sürülmektedir.

Nazilerde UFO araçları için çeşitli kod adları

Bu UFO araçları için çeşitli kod adları ya da alt sınıflandırmalar tanımlamıştır: Rundflugzeug, Feuerball, Diskus, Haunebu, Hauneburg-Geräte, V7, VRIL, Kugelblitz, Andromeda-Geräte, Flugkreisel, Kugelwaffen, Reichsflugscheiben.

Abd Paperclip Harekatı

Daha sonra Abd Paperclip Harekatını gerçekleştirdi. Paperclip Harekatı, ABD askeri istihbarat servisinin II. Dünya Savaşının sonu ve sonrasında Nazi Almanyası’ndan önemli bilim adamlarının ülke dışına kaçırılması operasyonunun kod adıdır.

Projeyi ABD ele geçirdi! (Avro Aircraft Ltd.)

Proje 1950 yılında Abd’nin elinde isim değiştirerek yeniden şekillendi. Silver bug projesi, 1950’lerde ABD ordusu için Malton, Ontario, Kanada’da Avro Aircraft Ltd. tarafından inşa edilen deneysel daire şeklindeki bir uçağa verilen bir kod adıydı.

ABD ordusu UFO tasarım uçaklarını test ediyor ve uçuruyordu. Dikey kalkma ve inişe sahip 35 kadar daire projesi vardı. En çok sınıflandırılan, Silver bug kod adıyla biliniyordu.

Adım adım sahte uzaylı istilası komplo teorisi gerçek oluyor! Uzay komutanlığı kuruldu, Bluebeam (Mavi ışık) Projesi tamamlandı, Pentagon ufo itirafı yapıldı. Sırada ne kaldı?

CNBC’de yer alan habere göre, Pentagon, UFO görüntülerini araştıracak yeni bir gözlem birimi kurmuştu.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Pentagon Sözcüsü Susan Gough, ekibin resmi adının Tanımlanamayan Hava Fenomenleri Çalışma Grubu olduğu açıklamıştı.

Tanımlanamayan Hava Fenomenleri Çalışma Grubu’nun görevi ise sanılanın aksine uzaylıların peşine düşmek değil, tanımlanamayan obje ve olayların doğasını ve kaynağını araştırmak olarak belirlenmişti.

Pentagon, donanma pilotlarının görev sırasında kayda aldıkları UFO (Unidentified Flying Object – Tanımlanamayan Uçan Obje)  olduğu iddia edilen uçan cisimlere ilişkin görüntüleri geçtiğimiz aylarda yayınlamıştı.

Pentagon, daha önce özel bir şirket tarafından yayınlanan görüntülerdeki uçan cisimlerle ilgili “tanımlanamayan uçan nesneler” ifadesini kullanmıştı.

CIA’den yapılan bu açıklamaya rağmen aralarında 1957 yılında Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü’nde görev yapan bir pilotun çektiği karenin de bulunduğu UFO fotoğrafları hala tartışmaların merkezinde yer alıyor.

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

Bakmış içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır. Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi (ufolar), antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Öneriler;

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık!
23 Mucizesi Sayıların Gizemi
Kıyamette Hayatta Kalma Rehberi 18 STRATEJİ Zombi
Orman Yangını GERÇEKLERİ
ODAKLAN Zombi kıyameti, Virüs Salgını, Fema, Dünya nüfusu azaltma
KARA ŞÖVALYE UYDUSU (Black Knight satellite) BATTANİYE ÇIKTI

The post UFOLAR GERÇEK Mİ? İnsan Yapımı Uçan Daireler (Sahte Uzaylı İstilası) appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/kabe-imami-sudeys-yahudi-hutbesi-israil-ve-filistin-tarihi/ KABE İMAMI SUDEYS YAHUDİ HUTBESİ – İSRAİL VE FİLİSTİN TARİHİ 2020-09-10T11:33:21.000+03:00 Kabe imamı Sudeys cuma günü hutbede Kabe imamı Sudeys cuma günü hutbede ele aldığı konu ve söyledikleri tepkilere yol açtı. İsrail ve Filistin tarihini unutmayalım! Kabe imamı olmak Siyonist olmaya engel değil! Hutbe adeta Filistin davasına ihanet ederek İsrail’le ilişkilerini normalleştirmesinin propagandası gibiydi… Kabe İmamı Abdurrahman Sudeysi “Hamd olsun ki Amerika ile birlikte dünyayı yönetiyoruz” […] The post KABE İMAMI SUDEYS YAHUDİ HUTBESİ – İSRAİL VE FİLİSTİN TARİHİ appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi. Kabe imamı Sudeys cuma günü hutbede

Kabe imamı Sudeys cuma günü hutbede ele aldığı konu ve söyledikleri tepkilere yol açtı. İsrail ve Filistin tarihini unutmayalım! Kabe imamı olmak Siyonist olmaya engel değil! Hutbe adeta Filistin davasına ihanet ederek İsrail’le ilişkilerini normalleştirmesinin propagandası gibiydi…

Kabe İmamı Abdurrahman Sudeysi

“Hamd olsun ki Amerika ile birlikte dünyayı yönetiyoruz” sözüyle gündeme gelen Kabe İmamı Abdurrahman Sudeysi, ‘yazıklar olsun’ dedirtecek bir skandala daha imza attı.

Daha önce, İslam Âlemi Birliği’in düzenlemiş olduğu konferansa katılmak üzere New York’a giden Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı Abdurrahman es-Sudeysi, Suudi Arabistan’ın El-İhbariyye kanalına konuşup, “Bugün Suudi Arabistan ve ABD dünyanın iki kutbu. Allah’a hamdolsun dünyayı birlikte yönetiyorlar” demişti.

KABE DE CUMA HUTBESİNDE İSRAİL İLE NORMALLEŞMEYE ÖVGÜ

Sudeys’in geçtiğimiz Cuma günü verdiği hutbe tartışmalara yol açtı. Kabe imamı Sudeys‘in Cuma hutbesi, İsrail ile normalleşmeye işaret etmesi ve bu konu üzerinde durulması üzerine yoğun tartışmalara sebep oldu.

Kabe İmam Sudeys’in hutbede normalleşmeye göndermeler yaptığı iddia edilirken “Peygamber zamanında bunun emsallerinin varlığını ve peygamberin Yahudilerle güzel ilişkiler içinde olduğunu” belirtmesi dikkat çekti.

Maide Suresi – 51 . Ayet

Maide Suresi – 51 . Ayet Tefsiri ; “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”

KABE İMAMI YAHUDİLERLE POZ VERDİ!

Suudi Arabistan’da Kabe İmamı Şeyh Abdurrahman es-Sudeysi‘nin Cuma hutbesinde Yahudi övgüsüne yer vermesinin tepkileri sürerken tepki çeken bir hamle daha geldi. Sudeysi’nin de aralarında olduğu din adamlarının, İsrailli bir yetkiliyle poz veren bir fotoğrafı ortaya çıktı.

KABE İMAMI SUDEYS YAHUDİ HUTBESİ

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere Körfez ülkeleri, ABD’nin emri doğrultusunda İşgalci Siyonist İsrail ile normalleşme adımları atmaya devam ediyor.

Shafaqna’nın haberine göre; Suudi Arabistan’da Kabe İmamı Şeyh Abdurrahman es-Sudeysi‘nin Cuma hutbesinde Yahudi övgüsüne yer vermesinin tepkileri sürerken, tepki çeken ‘skandal’ bir hamle daha geldi.

İşgal devleti İsrail ile “normalleşme”

İşgal devleti İsrail ile “normalleşmeye” devam eden Suudi Arabistan’ın Kabe İmamı Sudeysi’nin de aralarında olduğu din adamlarının, İsrailli bir yetkiliyle poz veren bir fotoğrafı ortaya çıktı. Sudeysi ve Suudi din adamlarının işgal devleti yetkilisi ile çektirdiği fotoğrafa sosyal medyada büyük tepki yağdı.

Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, “ABD’nin emri altındaki Suudi Arabistan’ın Filistin davasına ve ümmete ihanet ederek kimlere hizmet ettiğini açıkça ortaya koydu” denildi.

Kabe İmamı Abdurrahman Sudeysi KİMDİR?

Abdurrahman Sudeysi (tam adı: Abdurrahman bin Abdulaziz bin Abdullah bin Muhammed bin Abdulaziz bin Muhammed bin Abdullah.

Sudeysi 1962’ta Riyad’da doğdu. 12 yaşındayken Abdurrahman Faryan’ın imamlık yaptığı camide hafız olmuştur.

Mathna bin Hartha ilk okulu ve Scientific Academy of Riyad’a (Riyad fen akademisi) okudu. Şeyh Abdullah Munaif, Şeyh Abdullah, Şeyh Muhammed Ali Husan ve Şeyh Muhammed Abdulmecid gibi alimlerden ders almıştır. 1969 yılında takdir ile mezun olup Şeriat Koleji’ne devam etti.

1996’da Mekke’nin Ümmül-Kura Üniversitesinde asistan olarak görev aldı ve yine takdir ile doktorasını bitirdi. Ardından Ümmül-Kura Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev aldı ve hala devam etmektedir. 1983 yılından beri Kabe’nin baş imamlarından biri…

Trump’ın Sırbistan’ın İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacak

ABD Başkanı Trump’ın Sırbistan’ın İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağı açıklaması sırasında, Sırbistan Devlet Başkanı Vucic’in şaşkınlık yaşadığı ortaya çıktı. Trump’ın bu konu ile ilgili sözlerini duyan Vucic, anlaşma metnine baktıktan sonra yanındaki yardımcılarına öfke ve hayal kırıklığıyla bakarken görülüyor.

Trump’ın sözleri Sırp devlet başkanını şaşkına çevirdi

Beyaz Saray’dan anlaşmaya ilişkin yayınlanan son görüntülerde, ABD Başkanı Trump anlaşmanın İsrail’le ilgili maddelerini açıklarken Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in yaşadığı şaşkınlık kameralara yansıdı.

Vucic’in başını eğdiği, sitemle heyetine baktığı ve kameraya yansıyan o anlar gündem oldu.

Kabe cuma hutbesinde sarf edilen sözler ve Trump ın Sırbistana yaptığı bu hareket sosyal medyada olukça çok konuşuldu.

Peki ama tüm bunların amacı ne?

Amaç Filistin topraklarını tamamen ele geçirmek. Bunu tarih boyunca da adım adım yavaş yavaş gerçekleştirdiler. O zaman gelin BOP yani büyük orta doğu projesine geçmeden önce Filistin toprakları nasıl ele geçirildi nasıl Filistinliler vatanlarından edildi göçe zorlandı yada hayatlarına gasp edildi…

Filistin sorunu nedir, yüz yıllık tarihinde neler yaşandı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla, kökleri 19. yüzyıla kadar uzanan ve dünyanın en karmaşık ve zulüm dolu sorunlarından biri olan Filistin sorunu yeniden alevlendi. Daha doğrusu dünya gündeminde ilk sıralara yükseldi. Peki Filistin sorunu nedir, nasıl bir tarihsel süreç içinde ortaya çıktı, neler yaşandı?

1897 – Birinci Siyonizm Kongresi

1897 - Birinci Siyonizm Kongresi

Gazeteci Theodor Herzl’in 1896’da yayınlanan ”Der Judenstaat” yani Yahudi Devleti adlı kitabıyla başlayan tartışma, Yahudilerin kendi devletini kurması fikrini gündeme getirdi ve İsviçre’nin Basel kentinde Birinci Siyonizm Kongresi toplandı.

Yahudileri bu arayışa yönelten Avrupa’da ve bulundukları ülkelerde zulüm görmeleri ve pogromlara maruz kalmalarıydı. Kongrenin sonunda yayınlanan Basel Programı ile Filistin’de bir “Yahudi vatanının” kurulması ve Dünya Siyonizm Teşkilatı’nın bu amaca ulaşmak için faaliyete geçirilmesi kararlaştırıldı.

O tarihlerde bir Osmanlı vilayeti olan Filistin’e göç 1897’nin öncesinde başlamış, 1903’e gelindiğinde çoğunluğu Doğu Avrupa’dan gelen 25 bin Siyonist göçmen bu topraklara yerleşmişti. Ve o tarihlerde yarım milyona yakın bir nüfusa sahip Araplarla birlikte yaşıyorlardı.1904-1914 arasında ikinci bir göç dalgası yaşandı 40 bin kişi daha geldi.

1916 – Sykes-Picot Antlaşması

Birinci Dünya Savaşı son bulduğunda yani 1918’de İngiltere Filistin, İngiltere’nin idaresine girdi, 25 Nisan 1920’deki Milletler Cemiyeti kararıyla da bölge resmen İngiliz mandası oldu. Fransa ve İngiltere, iki ülkenin dış işleri bakanlarının adlarıyla anılan Sykes-Picot Antlaşmasını gizlice imzaladı. Ortadoğu bu iki ülke arasında paylaşılırken, Filistin’de ise uluslararası idare kurulması öngörüldü.

1917 – Balfour Deklarasyonu

1917 - Balfour Deklarasyonu Lord Rothschild'e, Filistin'de Yahudiler için bir vatan kurulması sözü
Daha 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour; savaş konjonktüründe mali ve siyasi desteğinin arayışında oldukları Siyonistlerin destekçilerinden Lord Rothschild’e, Filistin’de Yahudiler için bir vatan kurulması sözü vermişti. İşte bu vaat, İngiliz bakanın adıyla “Balfour Deklarasyonu” olarak anılıyor.

1929-1936 Arap-Yahudi çatışmaları

İngiltere mandası altındaki Filistin’e Siyonist proje kapsamında yüz binlerce Yahudi göç etti. Bu da Arapların öfkesine ve isyanına yol açtı. 1922’de İngiltere bir nüfus sayımı yaparak, Yahudilerin sayısının, Filistin’in 750 binlik nüfusunun yüzde 11’ine ulaştığını belirledi. Sonraki 15 yılda bu topraklara 300 bin Yahudi daha geldi.
Ağustos 1929’da Siyonistlerle Araplar arasında kanlı çatışmalar çıktı. 133 Yahudi, Filistinliler tarafından öldürüldü. İngiltere polisi de 110 Filistinliyi öldürdü. Siyonist örgüt “Irgun Zvai Leumi” de, “Filistin ile Ürdün’ü ‘kurtarmak” amacıyla, Filistinlilere ve İngilizlere saldırılar düzenlemeye başladı. 1936’da Araplar bir genel grevle birlikte sivil itaatsizliğe başladı.

1937- Filistin’i bölme teklifi

1937 Temmuzunda İngiltere, bölgeyi Yahudi ve Arap devletleri arasında ikiye bölmeyi önerdi. Yahudi devleti, İngiliz mandasındaki Filistin’in üçte birini kaplayacaktı ve Celile Denizi ile sahildeki düzlükleri içine alacaktı. Filistinli ve Arap temsilciler teklifi reddetti. Göçün durmasını ve azınlık haklarına saygılı bir üniter devlet kurulmasını istediler.

1947 – Birleşmiş Milletler devrede

İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya üzerindeki hegemon konumunu yitiren İngiltere, Siyonist-Arap sorununu çözme sorumluluğunu 1947’de Birleşmiş Milletler’e devretti. Filistin şiddet olaylarıyla sarsılıyordu. Yahudiler artık nüfusun üçte birini oluşturuyordu. Ama toprakların yüzde 6’sı onların elindeydi.
Avrupa’daki Nazi zulmünden kaçan yüz binlerce Yahudi’nin buraya ulaşması çözüm arayışını daha da acil hale getirdi. İkinci Dünya Savaşı’nda 6 milyon Yahudi öldürülmüştü. BM’nin kurduğu özel komite de bölgeyi Filistin ve Arap devletleri arasında bölmeyi önerdi. Arap Yüksek Komitesi teklifi reddetti, Yahudi temsilciler ise kabul etti.
Paylaşım planı ise şöyleydi: Filistin’in yüzde 56,47’si Yahudi devletine, yüzde 43,53’ü de Arap devletine ait olacaktı. Kudüs ise uluslararası bir idare altında olacaktı. 29 Kasım 1947’de BM Genel Kurulu’nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandı. 13 ülke karşı oy vermiş, 10 ülke de çekimser kalmıştı. Filistinlilerin reddettiği plan hiç uygulanmadı.

1948- İngiltere manda idaresine son veriyor

15 Mayıs 1948’de İngiltere, Filistin’deki manda idaresine son verme niyetini açıkladı ve çarpışmalar hızlandı. ABD de artık dünya sahnesine çıkmıştı ve Siyonistleri destekliyordu. Filistin’de Araplar ve Yahudiler arasında yaklaşan savaş, tarafları seferber etmişti. Aralık ayında Yahudi milisler, Arap köylerine saldırılara başladı.

1948 – İsrail’in kuruluşu

İsrail, 2 bin yılın ardından ilk Yahudi devleti olarak, Tel Aviv'de 14 Mayıs 1948'de ilan edildi.

İsrail, 2 bin yılın ardından ilk Yahudi devleti olarak, Tel Aviv’de 14 Mayıs 1948’de saat 16:00’da ilan edildi. Karar, son İngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiği ertesi gün yürürlüğe girdi.
Filistinliler bu günü, yani 15 Mayıs’ı “El Nakba” yani “Felaket” günü olarak anmaya başladı.
Yahudi güçleri, İrgun ve Lehi militanlarının desteğinde Filistinlilerin topraklarını ele geçirdi. Irgun ve Lehi örgütlerinin militanları, 9 Nisan’da Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyünde çok sayıda Filistinliyi katletti.
Katliam haberi, Filistinliler arasında hızla yayılıp dehşet yarattı ve yüz binlercesi Lübnan, Mısır ve Batı Şeria’ya kaçtı. Yahudi ordusu, Necef Çölü’nü, Celile’yi, Batı Kudüs’ü ve sahildeki düzlüklerin birçok bölümünü işgal etti.

1948- Arap İsrail Savaşı

İsrail devleti ilan edildikten bir gün sonra, Ürdün, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye orduları, hemen İsrail’de işgale başladı ama püskürtüldüler. İsrail ordusu küçük bölgelerde süren direnişi de bastırdı.
Ortaya çıkan ateşkes hatları, İngiltere mandasındaki Filistin’in çoğunluğunu İsrail’e bırakıyordu. Mısır, Gazze Şeridi’ni elinde tuttu. Ürdün de Kudüs çevresindeki toprakları ve Batı Şeria’yı ilhak etti. Bunlar, İngiltere manda topraklarının yüzde 25’ini oluşturuyordu. Bu durum 1967 savaşına dek sürdü.

1964 – FKÖ’nün kuruluşu

1964’te Kudüs’te Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kuruldu, hemen ardından da Arap devletleri tarafından tanındı. Yaser Arafat, 1969’da örgütün başına geçti. Kendisine bağlı, beş yıl önce gizli olarak kurulmuş El Fetih örgütü de İsrail’e karşı savaşıyordu. El Fetih savaşçıları, 1968’de Ürdün’de İsrail birliklerine ağır kayıplar verdirdi.

1967 Savaşı

İsrail ve Arap komşuları arasında artan gerginlik, 5 Haziran 1967’de başlayan 6 Gün Savaşları’na yol açtı. Orta Doğu anlaşmazlığının çehresi bu altı günde değişti.
İsrail, Mısır’dan Gazze ve Sina Yarımadası’nı, Suriye’den de Golan Tepeleri’ni aldı. Ürdün güçlerini de Batı Şeria ile Doğu Kudüs’ten çıkardı.
Mısır’ın güçlü hava kuvvetleri, savaşın ilk günü saf dışı bırakıldı. İsrail uçakları, daha başlangıçta Mısır hava kuvvetlerini havalanamadan yerle bir etti.
Toprak kazanımları İsrail’in kontrolündeki alanı iki katına çıkardı.
Zafer, İsrail ve yandaşları için yeni bir güven ve iyimserlik havası yaratıyordu. BM Güvenlik Konseyi, 242 sayılı kararı aldı. Kararda, savaşla toprak kazanımı reddediliyor, son çarpışmalarda ele geçirdiği yerlerden İsrail’in çekilmesi isteniyordu.
BM’ye göre, bu savaşta 500 bin Filistinli daha mülteci haline geldi; Mısır, Lübnan, Ürdün ve Suriye’ye göç etti.

1973 Yom Kippur Savaşı

1967’deki savaşta kaybettikleri toprakları diplomatik yollardan geri alamayan Mısır ve Suriye, 1973’te Yahudilerin en önemli dini bayramı olan Yom Kippur, yani “Kefaret Günü”nde İsrail’e karşı taarruza girişti.

“Ramazan Savaşı” diye de anılan bu çatışmaların başlangıcında Mısır ve Suriye, Sina ve Golan Tepeleri’nde ilerleme kaydettiler. Üç hafta süren çarpışmalar sonunda bu durum değişti. İsrail bazı yerlerde 1967’deki ateşkes hattının da ötesine geçti. İsrail güçleri Golan Tepeleri’ni aşarak Suriye içinde ilerlemeye başladı. Gerçi sonradan bu toprakları bıraktılar.

Mısır’da da, İsrail güçleri toprak kazandılar, Süveyş Kanalı’nın batı yakasına geçtiler. ABD, Sovyetler Birliği ve BM, diplomatik müdahalelerle ateşkes anlaşmasına varılmasını sağladı. Mısır ve Suriye, toplam 8 bin 500 asker kaybetti.

İsrail’in can kaybı ise 6 bindi. Ekim 1973’te, BM Güvenlik Konseyi, 338 sayılı kararıyla taraflardan bir an önce çarpışmaları durdurmaları ve müzakerelere başlamalarını istedi.

1974 Petrol Ambargosu ve kriz

Savaşın hemen ardından Suudi Arabistan, İsrail’i destekleyen ülkelere petrol ambargosu başlattı. Petrol fiyatları bütün dünyada hızla yükselirken küresel nitelikte bir ekonomik kriz baş gösterdi ve ambargo Mart 1974’e kadar sürdü.

Bundan sonra da olaylar hiç hız kesmedi Filistin’de. 3 büyük din için kutsal olarak kabul edilen bu topraklara kan aktı ve rivayete görede kıyamete kadar da bu kan hiç durmayacak…

Peki Kim Bu Siyonistler? Her Yahudi Siyonist mi?

Siyonizm, tarihî İsrail Toprakları olarak tanımlanan topraklarda bir Yahudi devletinin asırlar sonra yeniden kurulmasını destekleyen, savunan ve Yahudi milliyetçiğini temel alan ideolojik fikir hareketi.

SİYONİZM Yahudi milliyetçiliğidir. Uzun Yahudi tarihinde zamanımızdaki anlamıyla bir Siyonizm olmadığı gibi, her Yahudi de Siyonist değildir. Hatta Tevrat’ta anlatılan sade cemaat hayatını ideal kabul edip, modern devlet kurumunu ve İsrail devletini reddeden Ortodoks Yahudiler de vardır.

Kudüs’ün eski adı olan Sion’dan türeyen Siyonizmde amaç Filistin topraklarında bir devlet kurmaktır. Yahudilere vaad edilen kutsal toprakların burası olduğunu iddia eden Siyonizmîn savunucusuna siyonist denir. Siyonist siyonizmle ilgilenen demektir.

SİYONİST KİME DENİR? SİYONİST NE DEMEK?

Kudüs’ün eski adı olan Sion. dan Filistin’de bağımsız bir Yahudi devleti kurmak isteyen. Yahudi fikrinin taraftarı. Bir şeyi Yahudilerin gaye ve menfaatına göre değerlendiren. Yahudilik Yahudi dinine giren Siyonizm yanlısı Siyonizmle ilgili

SİYONİZM NE DEMEKTİR? NE ANLAMA GELİR?

Siyonizm, Filistin’de Yahudiler için yeniden bir vatan kurulmasına destek veren uluslararası Yahudi siyasi hareketidir. Söz konusu alan, Tevrat’ta bahsi geçen ve İsrail Diyarı (İbranice: Eretz Yisra’el) adı verilen topraklardır. İsrail’in kurulmasından bu yana, Siyonist hareket de şekil değiştirerek öncelikle Modern İsrail devletinin desteklenmesi amacı ile varlığını sürdürmektedir.

Siyonizm esas olarak Yahudi ulusu kavramının MÖ 1200 ile İkinci Tapınak döneminin sonları (MS 70 yılına kadar) arasında ilk olarak geliştiği İsrail Diyarı ile Yahudileri ilişkilendiren tarihi bağlar ve dini gelenekler kavramına dayanmaktadır.
Büyük ölçüde Avrupa Yahudilerinin kıtanın dört bir yanında yükselen antisemitizme verdiği bir tepki şeklinde başlayan çağımızdaki hareketin kurucuları çoğunlukla laik Yahudilerden oluşmaktadır. Siyonizm, modern milliyetçilik görüngüsünün bir koludur.
Başlangıçta, asimilasyona ve Yahudilerin Avrupa’daki durumuna karşı alternatif tepkiler sunan çok sayıdaki Yahudi siyasi hareketinden biri olan Siyonizm, hızla büyümüş, Holokost’un (Yahudi Soykırımı) ardından da Yahudi siyasi hareketleri arasında hakim güç halini almıştır.
Siyasi hareket, Avusturya-Macar gazeteci Theodor Herzl tarafından, Der Judenstaat (Yahudi Devleti) adlı eserinin yayımlanmasının ardından, 19. yüzyılın sonlarında resmen kurulmuştur.
“İsrail Diyarı”na Yahudi göçünü teşvik etmeyi amaçlayan hareket, sonunda Yahudiler için bir anavatan olarak İsrail’i kurma hedefine 1948 yılında ulaşmıştır.Savunucuları, Siyonizmin amacını Yahudi ulusu için kendi kaderini tayin olarak görmektedir.
İsrail’de yaşayan Yahudilerin dünya üzerindeki Yahudiler içindeki payı hareketin hayata geçirilmesinden bu yana sürekli olarak artmıştır.
Bugün, dünyadaki Yahudilerin yaklaşık yüzde 40’ı İsrail’de yaşamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde de benzer sayıda Yahudi yaşamaktadır (bakınız Amerikan Yahudileri), ancak bu rakamın İsrail’e oranla azalmaya devam etmesi beklenmektedir.

Enfâl suresi 30. âyet meali

“Gerçeği yalanlayan nankörler, seni tutuklamak, öldürmek veya sürgün etmek için plan yapıyorlardı. Onlar plan yaparlarken, Allah da plan yapıyordu. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.”

Kabe Nedir?

Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde bulunan ve Müslümanların hacı olabilmek için, belli kurallara uyarak tavaf etmeleri gereken kutsal yapı.
Kabe, Mekke’de Mescid-i Haram’da yer alan ve İslam dininde en kutsal sayılan cami. İslâm dininin ilk ve en kutsal mekanı kabul edilir. Bu yapının etrafında Mescid-i Harâm bulunur. Kur’an’da Kabe’nin İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edildiği ifade edilir.

Peki şimdi sizlere soruyorum Kabe kimlerin elinde?

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Diğer yazılarımıza da göz atın; 

Ezoterizm Nedir? 10 Madde ile Detaylı Anlatım
Deprem Anı Kamerada! Manisa, Ankara, İzmir, İstanbul 2020
Sahte Uzaylı istilası Uzay Komutanlığı Mavi Işık Projesi UFO itirafı
Hasankeyf te 150 yıllık çarşı çıktı! Heyecanlandıran Keşif
GERÇEK BÜYÜ KURANI KERİM SURELERİNDE BÜYÜK GİZEM ve SIR!
Son Dakika: Antalya da 4,4 büyüklüğünde deprem Oldu
Kayıtlara Geçen Gerçek Zaman Yolcuları
Moskova Borsasında milyon dolarlık vurgun!
Kaz Dağlarında altın arayan firma SON DAKİKA
Dünyanın En Kısa IQ TESTİ 3 SORU! Wechsler IQ Test

The post KABE İMAMI SUDEYS YAHUDİ HUTBESİ – İSRAİL VE FİLİSTİN TARİHİ appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/mobil-uygulamamiz-yayinda-android-markette-yerimizi-aldik/ Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık 2020-09-07T16:49:33.000+03:00 Mobil Uygulamamız Yayında! Google Play Store uygulama marketinde BAKMIŞ adındaki uygulamamız test aşamasını başarıyla geçerek yayınlandı. Bu mobil uygulama sayesinde Web sitemizdeki yazılarımıza ve Bakmış youtube kanalında yayınlanan videolarımıza hızla ulaşabileceksiniz. Hemde cep telefonunuzdan. Sade ve şık bir tasarıma sahip android uygulamamızda bildirimlerde yok. Bu sayede uygulamamız sizleri rahatsız etmiyor. Bir diğer önemli detay ise […] The post Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi. Mobil Uygulamamız Yayında!

Google Play Store uygulama marketinde BAKMIŞ adındaki uygulamamız test aşamasını başarıyla geçerek yayınlandı. Bu mobil uygulama sayesinde Web sitemizdeki yazılarımıza ve Bakmış youtube kanalında yayınlanan videolarımıza hızla ulaşabileceksiniz. Hemde cep telefonunuzdan.

Sade ve şık bir tasarıma sahip android uygulamamızda bildirimlerde yok. Bu sayede uygulamamız sizleri rahatsız etmiyor. Bir diğer önemli detay ise uygulamamız en basit formatta hazırlanarak fazla veri harcamadan, küçük boyutu ile hem internetinizi hemde telefon hafızanızda fazla yer kaplamıyor.

Son dakika gelişmelerin ve youtube videolarımızın ayrıntılı verilerini yazı formatında sizlere sunacak bu mobil uygulama sayesinde youtube videolarımız yayına girer girmez hem videoya hem yazıya çok rahat bir şekilde uygulamamızdan ulaşabileceksiniz.

Mobil uygulamayı indirmek için tıklayın: https://play.google.com/store/apps/details?id=io.kodular.rbakmis.BAKMIS

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldıkMobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık

Mobil uygulamamız Ücretsiz!

Yayına giren mobil uygulamamız tamamen ücretsiz. Masrafları karşılaması için site içerisinde ufak tefek reklamlar gösterilmektedir. Bu reklamlar sizlere zarar vermemekle birlikte reklam politikası google nezdinde sizlerin telefonunuzdan girdiğiniz sitelere göre gösterilmektedir.

Bizlerin reklamlara müdahale imkanı bulunmadığı gibi sizlerden bu uygulumayı kullandığınız süre zarfında hiçbir şekilde para veya ücret talep etmeyeceğiz. Yani tamamen mobil uygulamamız ücretsiz

Ücretsiz mıbil uygulamayı indirmek için TIKLAYIN!
Bizleri instagram hesabımızdan da ücretsiz takip edebilirsiniz; https://www.instagram.com/bakmisonline/

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldıkMobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık

Türkiye’nin Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi

Bakmış ilginç bilgiler sitesi, içeriklerinde teknoloji ve bilimi en iyi şekilde kullanarak komplo teorileri, gizli bilgiler, ilginç bilgiler ve daha fazlasını tüm okuyucularına ve izleyicilerine ücretsiz şekilde sunmaktadır.

Bakmış en çok merak edilen konuların başında gelen kehanetler ve bu kehanetler hakkındaki araştırmaları, gizemli olayları ve merak edilen arkeoloji çalışmalarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bunun yanında mitler, efsaneler, paranormal olaylar, uzay ve uzay bilimi, antik medeniyetler ve birçok ilgi çekici içeriği başarılı şekilde yapılan araştırmalar ile sunmaktadır.

Sizde gizemli olaylar izlemek ve daha fazla bilgi almak için hemen bakmış sitesine gelebilirsiniz. Birbirinden farklı kategorilerde onlarca içerik ve video sizleri beklemektedir. Üstelik Youtube kanalımıza da abone olarak hemen ücretsiz videolarımızdan bildirim alabilirsiniz.

Sizlerde tüm bu içerikleri kolayca takip etmek, videoları izlemek ve sevdiklerinizi ile paylaşmak için bakmis.com sitesine gelebilirsiniz. Ayrıca bizleri Youtube üzerinden de takip etmek isterseniz hemen Bakmış YouTube Kanalına abone olabilirsiniz. Uygulamamızıda indirdiyseniz eğer ailemize hoşgeldiniz.

Mobil uygulama Nedir ?

Gelişen teknolojiyle küçüle küçüle elimizde veya cebimizde taşınabilen hale gelen bu akıllı cihazlarda kullandığımız mobil uygulamalar nedir? Günümüzde neredeyse herkesin, yanından ayırmadığı akıllı cihazlara (akıllı telefon ve tablet) kodlanmış ve özel olarak tasarlanmış olan yazılımlara mobil uygulama denir. Mobil uygulamaları kullandığınız akıllı cihazların işletim sistemlerine göre edinebiliyorsunuz.

Bir Mobil Uygulamaya Neden İhtiyacınız Var?

Mobil cihazlar hayatımıza girdiği günden beri, uygulamalar her gün daha akıllı hale geliyor. Aynı zamanda kullanıcıların cihazlarıyla geçirdikleri vakit de her geçen gün artmaya devam ediyor. Kullanıcılar cihazlarda geçirdikleri vaktin önemli bir kısmını da mobil uygulamaları kullanarak geçiriyor. Yapılan araştırmalara göre kullanıcılar cihazlarında geçirdikleri vaktin ortalama %70’ini mobil uygulamaları kullanmak için ayırıyor. Uygulamaların web sitelerinden daha hızlı ve kolay kullanıma sahip olması kullanıcıları mobil uygulama kullanmayı cazip hale getiriyor.

Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

 

Diğer yazılarımıza da göz atın; 

29 Nisan 2020 Dünyanın sonu mu? Nasa açıkladı! Kıyamet Gibi
KARANTİNADA MERAK EDİLEN SORULARINIZI CEVAPLIYORUM! #EVDEKAL
ERKEKLERE ŞİDDET! 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
İNKA, MAYA, AZTEK VE TÜRK ORTAK KÜLTÜRÜ
Gandalf ve Merlin – Kadim bilgeliğin sembolü

The post Mobil Uygulamamız Yayında! Android markette yerimizi aldık appeared first on BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi.

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/insanligin-son-cagi-elon-musk-kiyamet-projesi-neuralink/ Neuralink Elon musk’ın Kıyamet Projesi 2020 2020-09-04T14:54:21.000+03:00 İNSANLIĞIN SON ÇAĞI Elon musk’ın Kıyamet Projesi Neuralink Beyin çipi. 28 Ağustos Cuma günü Elon Musk şirketi Neuralink in beyin-bilgisayar arabirimi teknolojisini tanıttığı bir toplantı gerçekleştirdi. Üç domuz kullanılarak yapılan tanıtım kafatasına yerleştirilen implantla beyinlerinde oluşan sinyaller canlı olarak gösterildi. The Economist dergisi temmuz sayısında ki kapakta domuz resminin şifresi Neuralink mi? Beyin sinyallerini bir […] İNSANLIĞIN SON ÇAĞI

Elon musk’ın Kıyamet Projesi Neuralink Beyin çipi. 28 Ağustos Cuma günü Elon Musk şirketi Neuralink in beyin-bilgisayar arabirimi teknolojisini tanıttığı bir toplantı gerçekleştirdi. Üç domuz kullanılarak yapılan tanıtım kafatasına yerleştirilen implantla beyinlerinde oluşan sinyaller canlı olarak gösterildi.

The Economist dergisi temmuz sayısında ki kapakta domuz resminin şifresi Neuralink mi? Beyin sinyallerini bir yapay zeka çözebilir mi?

Elon musk’ın Kıyamet Projesi Neuralink Beyin Çipi

28 Ağustos Cuma günü Elon Musk şirketi Neuralink in beyin-bilgisayar arabirimi teknolojisini tanıttığı bir toplantı gerçekleştirdi. Elon musk’ın Kıyamet Projesi Neuralink Üç domuz kullanılarak yapılan tanıtım kafatasına yerleştirilen implantla beyinlerinde oluşan sinyaller canlı olarak gösterildi.

Neuralink Beyin Çipi

Neuralink nedir? Elon Musk’un projesi Neuralink ne işe yarayacak? Kıyamet Teknolojisi: StarLink Ve NeuraLink Projeleri! Beyinler İstila mı Edilecek? Elon Musk’un en dikkat çeken projesinin başında Neuralink geliyor.

Yapay zeka ve insan beynini bir arada buluşturmayı amaçlayan bu projede bir bilgisayarı doğrudan beyne bağlayan Neuralink implant cihazlar üzerinde çalışılıyor.

İnsan beyninin içine yerleştirilecek olan çiplerle Musk, Alzheimer, demans ve parkinson gibi hastalıkların tedavi edilebileceğini savunuyor. İnsan deneylerinin önümüzdeki aylarda başlaması beklenirken domuz deneylerinden pozitif sonuçlar alındığı belirtiliyor.

2016 yılında Musk tarafından kurulan şirket insanın beyninin içine yerleştirilebilecek kablosuz mikro bilgisayar ara yüzleri ile insan beyni hakkında veri toplamaya çalışıyor. Şirketin ve patronunun asıl iddiası ise insan beynine yerleştirilecek olan çiplerle Alzheimer, demans ve omurga hasarları gibi hastalıkların iyileştirebilecek olması.

Kafatasına entegre olarak kullanılacak olan Neuralink isimli cihazın bağlantı kabloları, kolay bir operasyonla kafatasına yerleştirilecek. Pille çalışan cihaz, 23 mm çapa ve 8 mm kalınlığa sahip ve pili 1 gün boyunca yetebilecek.

Ürünün iddiası ise internete bağlanan her türlü cihazı beyin dalgayarı yardımı ile kontrol etmek. Musk toplantıda Neuralink’in Tesla’nın otomatik pilotunu kontrol etmek için kullanılabildiği gibi aynı zamanda oyun oynamak için de kullanılabilme ihtimalinin olduğunu belirtti.

Neuralink sayesinde hatıralarımızı kayıt….

Tanıtımda gelen “Neuralink sayesinde hatıralarımızı kayıt edip, ileride istersek geri yükleyebilecek miyiz?” sorusuna Elon Musk, “Evet aynı Blackmirror dizindeki gibi; hatta bir robota bile yükleyebileceksiniz. Gelecek tuhaf olacak” yanıtını verdi. Bu gizlenmiş ama kasıtlı bir PR çalışması gibi cevap bir hayli dikkat çekti.

İnsan beyninin dijital ortama aktarılması fikri aslında yeni değil. Uzun bir zamandır da bilim insanları bu konuda çeşitli deneyler yaptılar. Ancak Neuralink, bu işin geldiği son nokta olma özelliğine sahip; zira Musk bu kavramı ticari forma getiren bir şirketin başında bulunuyor.

Henüz açıklanmasa da Neuralink, artırılmış gerçeklik cihazlarına da bağlanabilir. Bu tip bir durumda insanların sadece gözlüklerle değil, beyinleriyle de dijital dünyalarda yer alması mümkün olacak. Yani görme engelliler için bir umut ışığı olabilir.

Neuralink, düşüncelerin okunabilmesi gibi…

Neuralink, düşüncelerin okunabilmesi gibi şu an kulağa ütopik gelen bir durumu da gerçeğe dönüştürüyor. Bu cihaz takıldığında kişinin düşünceleri takip edilebiliyor; daha da önemlisi davranışa geçmeyen, akıldan geçen düşünceler dahi bu teknolojinin radarında.

Kimileri ise Musk’un bu teknoloji sayesinde insanlar üzerinde tam bir kontrol sağlayacağını ve bunu ticari bir veri kaynağı olarak kullanacağını iddia ediyor.

Hatta daha ileri giderek bu teknoloji sayesinde insan beyninin uzaktan tek bir merkezden kontrol edilebileceğini de söyleyenler mevcut.

Yapay Zeka Devreye girer mi?

Bir diğer nokta ise beyin ile bilgisayar arasında kurulan bağlantının ters yönde gerçekleşme ihtimali. Diğer bir deyişle bilgisayardaki elektronik sinyallerin beyin sinyallerine dönüştürülmesi ve yapay zekanın devreye girmesi fikri uzun bir süre tartışılacak gibi görünüyor.

Elon Musk’a gelen sorular:

S: İmplanttan gelecek bilgiler yazılımsal olarak mı, yoksa donanımsal olarak mı yorumlanacak?
C: Özel bir algoritma sayesinde veri alışverişi yazılım üzerinden yapılacak.

S: Bu teknoloji beyin sinyallerini yorumlamaktan ötesine giderse neler yapabilir? Örneğin körlüğü tedavi edebilir mi?
C: Eğer beyin sistemlerinde işlem yapabilme teknolojisine sahip olursak bazı hastalıkları tedavi edebiliriz.

S: Çipteki kanalların okuma ve yazma hızları ne kadar yüksek?
C: Şuan her bir kanalın okuma ve yazma hızı, insan beyninden daha hızlı. Gelecekte daha da hızlı olacak.

S: Bu çip insan beynine bu kadar erişim sağlayabiliyorsa hafızayı yedekleyebilir mi? Daha sonra hafıza kaybı yaşayan insanlar hafızasını geri alabilir mi?
C: Evet, hafıza yedeklenebilir, gerektiği durumda geri yükleme noktası olarak kullanılabilir. Hatta bir robota bile yüklenebilir. Gelecek çok tuhaf olacak!

S: Çipin yazılımında hangi programlama dillerini kullandınız?
C: Neredeyse her dili kullandık, fakat önemli olan hangi dilin kullanıldığı değil, nasıl kullanıldığı. Ağırlıklı olarak C++ ve Python kullandık.

S: Bu teknoloji hacklenebilir mi?
C: Bu konuda önlemlerimizi alıyor ve güvenlik sistemimizi daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz.

S: Bu operasyonun fiyatı ne olacak?
C: Başlarda fiyat yüksek seviyelerde olabilir fakat zamanla bu operasyonun maliyetini birkaç bin dolara düşürmeye çalışacağız.

Starlink ve Neuralink Projeleri

StarLink projesi ile dünya gezegeninin etrafına adeta uydulardan oluşan bir duvar örülüyor. Bu dev projenin insan beynini İnternet’e bağlamayı öngören NeuraLink projesiyle bir ilişkisi var mı? Her ikisi de bir Elon Musk girişimi olan bu projeler insanlığı nasıl etkileyecek ve dünyayı neye dönüştürecek?

Beyinleri bir şebekeye bağlan insanlar, insan olmaktan çıkıp, birer ürüne mi dönüşecek?
İnsanlar yarı robot hale mi gelecek?
Transhumanizm projesi ile insan tür yarı robotik bir yapıya mı dönüştürülmek isteniyor?
Tüm bu teknolojilerin kullanımı ile sahte Ufo istilaları ve kurtarıcı melek görüntüleri insanlara gösterilebilir mi?

Yapay zeka herkesi gözetleyecek mi?
Yıldız Zinciri anlamına gelen Star Link projesi ile gök kafesi mi oluşturuluyor?

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Diğer videolarımız;

► DİJİTAL KIYAMET – Küresel Elektrik Kesintisi GÜNEŞ ve EMP 2020
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Zaman Yolcusu Noah Deşifre Oldu! 2019, 2020 ve 2030 Kehanetleri
► HZ MEHDİ / MESİH HZ İSA YAKLAŞAN DECCAL KIYAMET 2020
► HER ŞEY KONTROL ALTINDA! YENİ The Economist Kapakları 2020 Kehanetleri

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/insan-yapimi-ufolar-ve-dunya-disi-teknoloji/ İnsan Yapımı UFO’lar ve Dünya Dışı Teknolojinin Ele Geçirilişi 2020-08-29T15:00:20.000+03:00 İnsan Yapımı UFO’lar ve Dünya Dışı Teknolojinin Ele Geçirilişi Günümüzde insanlık hala bu soruyu soruyor: UFO’lar gerçek mi? İnsanlık bu sorunun cevabını henüz çözebilmiş değil. Ancak araştırmacılar ve komplo teorisyenleri bu konuda birçok teori ve bilgi sunmaya devam ediyor. Öne atılan teorilerden bir tanesi, UFO’ların çok üstün uzaylı varlıklara ait olduğu. Ancak geçmişe bakıldığında, insanlığın […] İnsan Yapımı UFO’lar ve Dünya Dışı Teknolojinin Ele Geçirilişi

Günümüzde insanlık hala bu soruyu soruyor: UFO’lar gerçek mi? İnsanlık bu sorunun cevabını henüz çözebilmiş değil. Ancak araştırmacılar ve komplo teorisyenleri bu konuda birçok teori ve bilgi sunmaya devam ediyor. Öne atılan teorilerden bir tanesi, UFO’ların çok üstün uzaylı varlıklara ait olduğu.

Ancak geçmişe bakıldığında, insanlığın kendi imkânlarıyla yer çekimine karşı koyabilen UFO’lar üretmeye çalıştıkları, hatta başarılı olduklarını ortaya koyan bilgiler mevcut. Yani, uzaylı varlıklara ait olduğu düşünülen uçan daireler yaşadığımız gezegene özgü olabilir. İşte, bu düşünceyi destekleyen gelişimin Soğuk Savaş yıllarına kadar ortaya çıkarılamayan öyküsü:

Nazi Almanya’sı İle Başlayan Çalışmalar: Dünya dışı

Nazi Almanya’sı, benimsediği ideoloji altında dünyayı yöneten bir güç haline gelmeyi nihai amaç olarak belirlemişti. Bu amaç için çok güçlü bir orduya sahip olmanın yanı sıra, en üstün silahları elde etmelerini sağlayacak teknolojiler geliştirmeye çalışıyorlardı. Böylece, bir gün uçan dairelerin geliştirilmesine kadar giden bir teknolojik süreç başlamış oldu.

Alman mühendisler ilk olarak dünyanın ilk turbo jetli savaş uçağı Me-262’yi ürettiler. Geliştirilmesi ve denemesi beş yıl süren uçak 1944 senesinde savaşa girebildi. Aynı yıl savaşa alanına sürülen bir başka silah, güdümlü füzelerin babası olan V–1 roketiydi. 850 kg savaş başlığı ile 250 km menzile ulaşan bu roketler, Almanlar Normandiya çıkarması ile Fransa kıyıları ve Belçika’yı kaybedene kadar İngiltere’nin üzerine yollandı.

Almanların uzay teknolojisi adına çığır açan teknolojisi ise balistik füzelerin babası olan V-2’ydi. 3800 kg etil alkol + su ve 5000 kg sıvı oksijeni yakıt olarak kullanan 14 metrelik devasa füze, 5700 km hızla 320 km menzile ulaşabiliyordu. 980 kg amonyum nitrattan üretilen amatol patlayıcısı ile dolu savaş başlığı taşıyan V–2, Normandiya çıkarması ile fırlatma tesislerinin boşaltılmasına kadar İngiltere’ye üç binden fazla fırlatıldı. Savaşın ardından V–2 roketinin yaratıcısı olan Wernher von Braun, NASA’nın önde gelen bilim adamlarından biri olacaktı.

Uçan Daire Ufo Projeleri:

Almanya’nın yeraltı tesislerinde yürüttüğü sayısız uçuk kaçık araştırmanın arasında en öne çıkanı şüphesiz ilk insan üretimi UFO’lar olan(o zamanki adları ile uçan daireler) Haunebu 1–2–3–4 serisiydi. Bu projenin tarihi ise savaş öncesi yıllara uzanıyordu.

Nazi partisinin kurulduğu günden, iktidarı ele geçirdiği döneme kadar (1933) destekçisi olan Thule teşkilatı (gizli bir tarikattır), ilk uçan daireler için elektro manyetik yerçekimi motorları geliştirmeye çalışıyordu. 1935 senesinde gizlilik adına deneme uçuşları Hauneburg adlı bir kasabaya alındı. Haunebu adı da buradan geldi.

Haunebu’ların üretimine geçilmeden önce 1937 senesinde RFZ serisi ve VRIL uçan daireleri geliştirildi. RFZ 1–2–3 uçan daireleri ilk kez Arado Brandenburg’da denendiler. 1939 senesinde ise, Haunebu adını alan uçan daire projesi, bugün adı unutulmuş bir dehanın Almanlar tarafından ele geçirilmesiyle büyük bir değişim gösterdi.

Haunebu–1, Almanların Viktor Schauberger teknolojisi ile denedikleri ilk uçan daireydi. Çapı 25 metre olan Haunebu–1, 4800 km hıza ulaşabiliyordu ve iki kopyasının üretildiği 1939 senesinde toplam 52 deneme uçuşu gerçekleştirdi. Aracın itme gücünü sağlayan, “Thule Triebwerk – Tachynator 7B” adı verilen bir motordu. 18 saat havada kalan aracın tepesine ve altına 30 mm MK 108 topları yerleştirilmişti. Zırhı ise sağlamlıktan çok, süper bir ısı direnci sağlayan, Vril uçan dairelerinde geliştirilmiş “Çift Victolen Zırhıydı.” Mürettebat ise 8 kişiydi.

1942 senesinde 7 tane üretilen Haunebu 2 ise 26–32 metre çapında, 9–20 mürettebat taşıyabilen, 55 saat havada kalabilen ve 6 bin km hıza ulaşabilen daha geliştirilmiş bir modeldi. Toplam 106 deneme uçuşu gerçekleştirdi. Çapı 71, uzunluğu ise 139 metre olan Haunebu 3 ise tam 8 hafta havada kalabiliyordu. 7 bin km hıza ulaşabilen aracın, SS arşivleri ele geçirildikten sonra 40 bin km hıza çıkabildiği ortaya çıktı. Araç 6 tane MK 108 taşıyordu. Haunebu 4 ise 1946 senesinde üretime geçilmesi için tasarlanmıştı ancak bu gerçekleşemedi.

Soğuk Savaş Dönemi:

1962 yılında Rusların Küba’ya nükleer füze konuşlandırması ile Amerika ile Rusya savaşın eşiğine geldi. Dünya iki ülke arasındaki sorunun nükleer silah ve politik çıkar kavgaları olduğunu düşünüyordu, oysa iki taraf arasında uçan daireleri konu alan bir casusluk savaşı yaşanıyordu. Amerika’nın önde gelen ufolojistlerinden Robert Dean, onlarca sene yanlış bilinen asıl sorunu seneler sonra şu sözlerle açıkladı:Savaştan yıllar sonra, UFO kavramı ortaya çıktığında Amerika ile Rusya’nın UFO üretebildiğine dair düşünceler yayıldı. Buna imkân veren teknolojinin ise Almanlardan alınan “anti-gravitation”, yani yerçekimine karşı gelebilen teknoloji olduğu düşünüldü. Almanların bu teknolojiyi 1940’ların başlarında düşen bir UFO’dan aldıkları öngörülüyordu. Gerçekte ise, Almanlar dünyanın görmüş olduğu en büyük dâhilerden biri, Avusturya doğumlu Viktor Schauberger’in itme gücü prensibine dayalı keşifleriyle uzay teknolojisinde çığır açacak gelişmeler göstermişti.

“1963’te, iki yıl önce başlanmış olan bir projeyi yürüten komisyona dahil olmak için Paris’e gönderildim. Yapılan çalışmanın sebebi, Amerika’nın Rusya ile en az bir 10–15 defa savaşa girme durumuna gelmiş olmasıydı. Bunun nedeni ise, o senelerde Rusya üzerinde uçan, çok sayıda metalik, oval şekilli ve yüksek kapasiteli cismin saptanması ve Rusların bu cisimleri Amerika’nın bir oyunu zannetmesiydi. Ancak aynı zamanda, bizde bu cisimleri Rusların geliştirdiği bir teknoloji ürünü olduğunu düşünüyorduk. Bu cisimler alçaktan, çok yüksek bir hızda uçuyorlardı. Bir süreden sonra hem biz, hem de Ruslar bu cisimlerin sahip olduğumuz teknolojiden çok daha üstün olduğunu anladık. Peki, bunlar kimdi?”

ABD ve Sovyet Rusya, 1945 senesinde Nazilerden V–1 ve 2 teknolojileri dâhil her türlü teknolojik icadı ele geçirmiş ve geliştirmeye başlamışlardı. İnsanlıktan tamamen gizli tutulan çok önemli bir gerçek burada saklıydı. İnsan yapımı uçan daireler olma ihtimali çok yüksekti ve onları geliştiren kişi Viktor Schauberger’in ta kendisiydi.

Suyun Sihirbazı:

Viktor Schauberger için suyun sihirbazı deniyordu. Küçüklüğü Avusturya’nın ormanlık arazilerinde geçen Schauberger, orman mühendisi olacağı güne kalmadan suyun gerçek kimyasını çözmeyi başarmıştı. Schauberger, suyun itme ve içte patlama yöntemi, girdap bilimi ve icat ettiği hava türbinleri ile su ve havadan maksimum enerji alınmasını sağlayacak sistemlerin mucidi oldu.

Viktor Schauberger ilk olarak 1934 senesinde, bir sene önce iktidara gelmiş Nasyonal Sosyalist partisinin ilerideki bilimsel çalışmalarının planlandığı dönemde Hitler ile görüşmeye çağrıldı. Üçüncü Reich için çalışmayı reddeden Schauberger, sonradan bu konuda tercih şansı olmadığını anladı. 1945 senesine kadar SS lideri Heinrich Himmler’in emirleri ve istekleri doğrultusunda ağırlıklı olarak “atomik enerjilere” yönelik çalışan Schauberger, savaştan sonra Avusturya’ya döndü ve 1958 senesinde öldü.

İcatları insanlık için değil, silah teknolojileri için kullanılan ve bu yüzden ismi tarihte kaybolup giden birçok dahi gibi, Schauberger’de kısa zamanda unutuldu. Oysa o, kendisi ile aynı kaderi paylaşan Nikola Tesla gibi en az Einstein kadar büyük bir dâhiydi.

Schauberger, geliştirdiği hava türbini, havanın maksimum enerji ile akışkanlık kazandığı iletim kanalları ve akışkanlığı maksimum enerjiyle dengeleyen dalga yapıcı disklerle ilk insan yapımı UFO’yu tasarladı. Standart olarak bilinen, üstü ve altı çıkıntı, ortası silindirik UFO, uzaylıların yapmış olduğu değil, Schauberger’in teknolojisinin ortaya çıkardığı doğal tasarımın bir ürünüydü.

Schauberger Tasarımı Ufo :

Hava türbinlerinden UFO’nun disk şeklindeki gövdesinde akıl almaz bir sürat ile giren hava, dalga yapıcı diskler ile dengeli bir şekilde aracın gövdesine yayılıyor, tekrar türbinlerdeki basınç odalarına dönerek bu döngü içinde inanılmaz bir enerji yaratıyordu. Onlarca tonluk koca bir alet, ne jet yakıtı, ne de nükleer enerjiyle, sadece havayla yerden yükselmeyi başarıyordu.

Sadece yükselmekle de kalmıyor, saatte 4800 km gibi inanılmaz bir hıza ulaşıyor, havanın girdap bilimine göre tasarlanmış iletim kanallarında yaptığı süper hızlı ve maksimum enerji veren akımıyla fizik kanunlarının üstesinden gelen manevraları gerçekleştirebiliyordu.

Schauberger, insanlığın hayatını çok kolaylaştıracak, kaynak savaşlarını anlamsız kılacak ve insanın doğasına yönelmesini sağlayacak en mükemmel icatları üreten kişi oldu. Ancak icatları insanlık için değil, silah teknolojisi için kullanıldı ve adı unutuldu. Yaratmış olduğu UFO teknolojisi hem uzaylılarda, hem insanlarda olması beklenen standart şeydi. Çünkü ona göre insanın ihtiyaç duyduğu tüm enerji zaten içinde bulunduğu doğanın kendisinde saklıydı ve fazlasına gerek yoktu.

Schauberger Öğretisi:Dünya dışı

Schauberger’e göre, nasıl kan insanın yaşam kaynağı ise, su da dünyanın yaşam kaynağı olan şeydi. Nehirler dünyanın can damarlarıydı ve suyun kendisi canlıydı. Onun içinde gizli olan kimyayı çözerek, Schauberger ondan maksimum fayda elde etmeyi de öğrenmişti. Su ile taşımacılık alanında yaptığı ilk icatlar, suyun sağladığı enerjinin öne çıkmasını sağlayan iletim kanallarını, boru ve türbinleri tasarlamasını sağladı.

Suyun üzerinde keşfettiği itme ve içte patlama teknolojilerini daha sonra hava için uyguladı ve bu teknolojilerin bileşimi ile ilk insan yapımı UFO ortaya çıktı. Schauberger, 1953 senesinde yakın bir arkadaşına bir mektup yazdı. Mektubunda geçen bir cümle aynen şuydu:

“Sudan elde edebileceğimiz maksimum enerji o kadar yüksek ki, bu enerjinin yanında nükleer füzyon enerjisi kullanmak tam bir saçmalık olacaktır.” 1958 senesine kadar çalışmalarını insanlık için sürdürmeye çalışan Schauberger, teknolojisini anlayan değil, çalan insanların olduğu bir dünyadan unutulmuş bir insan olarak göçüp gitti.

Teknoloji Amacından Kopuyor:

Schauberger’in Nazi tesislerinden Avusturya’ya döndüğü savaş sonrasında, Ruslar Polonya’da ele geçirdikleri V-1’ler ve diğer teknolojiler üzerinde, Amerikalılar ise Wernher von Braun önderliğinde uzay teknolojilerinde son sürat çalışmaya başladılar. Amerikan uzay havacılık çalışmaları, New Mexico’daki White Sands füze alanında, V–2 roketleri ile başladı ve 1947’de en büyük başarısını gösterdi.

Gönülsüz maymunların kullanıldığı ilk roket deneyleri 1947 tarihinde başlamış ve başarıya ulaşmıştı. 1948 yılında uzaya çıkan ilk maymun Albert bu başarısını V-2 teknolojisine borçluydu.

1946–49 döneminde Amerikan insanı için siyah-beyaz televizyonlar, üç boyutlu sinema filmleri ve 160 beygire kadar çıkabilen Cadillac serisi otomobiller en büyük teknoloji iken, Amerikalı bilim adamları V-2’leri uzaya çıkartacak teknolojiye ulaşmışlardı bile. Her zamanki gibi, silah ve uzay teknolojisi insanlığın 100 yıl önünden gidiyordu ve bu gelişim günümüzde insanlığın yararından çok, gizli amaçlar ve politik nüfuz kurmak için kullanılmaya devam ediyor.

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsinizDünya dışı

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Diğer videolarımız;

► DİJİTAL KIYAMET – Küresel Elektrik Kesintisi GÜNEŞ ve EMP 2020
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Zaman Yolcusu Noah Deşifre Oldu! 2019, 2020 ve 2030 Kehanetleri
► HZ MEHDİ / MESİH HZ İSA YAKLAŞAN DECCAL KIYAMET 2020
► HER ŞEY KONTROL ALTINDA! YENİ The Economist Kapakları 2020 Kehanetleri

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/britanyada-cadilik-vakalari-cadi-efsanesi/ Britanya’da Cadılık Vakaları – Bölüm 1 2020-08-28T15:00:02.000+03:00 Britanya’da Cadılık Vakaları Yıl 1441: Yüksek Mevkilerde Büyücülük: Henüz cadılık mahkemeleri çağı başlamadan önce, dikkat çekici en önemli büyücülük olayı 1441’de yaşandı. Adı geçen şahıs, Gloucester Düşesi Eleanor Cobham’dı. VI. Henry’yi büyü yaparak öldürmeye yeltendiği düşünülen Margery Jourdemayne ve Roger Bolingbroke isimli bir büyücüyü yanında çalıştırdığı gerekçesiyle suçlanıyordu. Hepsi tümüyle suçlu bulundu. Robert, bu tür […] Britanya’da Cadılık Vakaları

Yıl 1441: Yüksek Mevkilerde Büyücülük:

Henüz cadılık mahkemeleri çağı başlamadan önce, dikkat çekici en önemli büyücülük olayı 1441’de yaşandı. Adı geçen şahıs, Gloucester Düşesi Eleanor Cobham’dı. VI. Henry’yi büyü yaparak öldürmeye yeltendiği düşünülen Margery Jourdemayne ve Roger Bolingbroke isimli bir büyücüyü yanında çalıştırdığı gerekçesiyle suçlanıyordu.

Hepsi tümüyle suçlu bulundu. Robert, bu tür iğrenç işlerler uğraşan insanlara örnek olsun diye eski St. Paul Katedrali’nin avlusunda bir düzeneğin üzerine çıkarıldı. Bu esnada büyücülüğe karşı vaaz veriliyordu. Robert’ın büyüde kullandığı araç gereçler de ortaya konuldu. Bunlar arasında balmumundan yapılmış eşyalar, kraliyet asası ve kumaşa sarılmış bakırdan tılsımlar vardı. Vatan hainliği ile suçlandı ve asıldı.

Kaynaklara göre tam olarak vatan hainliğinden mi yoksa sapkın inançlarından dolayı mı cezalandırıldığı tam olarak bilinmez ama Margery, Smithfield’da yakıldı. Eleanor ise bu büyücüleri kesinlikle kralı öldürmek için yanında çalıştırmadığını, amacının Gloucester Dükü’nden bir çocuk sahibi olmak için onlarla ilişkisi olduğunu iddia etti ve bu iddiasıyla birlikte ömür boyu hapse mahkûm edildi. Olay, aristokratik çevrelerce çok konuşuldu ve ünlendi.

Kediler Vakası:

VIII. Henry dönemindeki 1542 Cadılıkla Mücadele Hareketi başarısız oldu ve 1547’de yürürlükten kaldırıldı. Fakat I. Elizabeth’in hükümranlığı döneminin ilk yıllarında otoriteler büyücülükle ilgili olağan dışı korkular beslemeye başlamışlardı. Sürekli büyüyen bu korku, 1563 yılında Ruh Çağırma, Büyücülük ve Cadılığa Karşı Mücadele Hareketi’ni doğurdu.

Essex, yeni hareketin altındaki en eski cadı mahkemelerinin kalbiydi ve sonraki yüzyıl boyunca da dinamik bir şekilde adli takiplerin sürdürüldüğü bir bölge olmaya devam etti. İngiltere’deki ilk büyük dava, 1566 tarihinde Chelmsford Özel Mahkemesi’nde görüldü. Lora Wynchester, Elizabeth Frauncis, Agnes Waterhouse ve kızı Joan Waterhouse suçlu bulundu.

Elizabeth Frauncis, 12 yaşındayken cadılığı büyükannesinden öğrendiğini itiraf etti. Kendi ağzıyla söylediğine göre beslediği beyaz lekeli kedisine benzeyen şeytana kendi kanından vermiş. Agnes Waterhouse “Satan ( Şeytan)” adlı bir kedisi olduğunu, ufak tefek büyülerini gerçekleştirmek için onu kullandığını itiraf etti. Agnes, kediyi ödüllendirmek için de onu civcivlerle besliyormuş ve kediye kendi kanından damlalar akıtıyormuş.

Frauncis ceza evine gönderildi. Agnes Waterhouse cadılık yaparak cinayet işlediği gerekçesiyle asıldı. Kızı Joan Waterhouse ise suçlu bulunmadı. Popüler bir el ilanı olan “The Examination and Confession of Certain Witches at Chensforde (Chensford’daki Cadılıkları Belirlenmiş Kişilerin İnceleme ve İtirafları)” yayımlanan ifadeler, şeytani arkadaşlıklar kurma ve batıl inançlarda sıkça rastlanan hayvan şeklindeki ruhani varlıklar düşüncesinin yayılmasında oldukça etkili oldu.

Ve siz bazı insanlardan bir isteğimiz var! Bu güzelim kedileri, insanlık dışı düşünceleriniz ve sapkın işlerinizde kullanmayın. Hatta kedi kelimesini ağzınıza bile almayın!

Yıl 1590: VI. James ve Cadılar Meclisi:

1590 yılında İskoçya Kralı VI. James ve gelini Danimarka Prensesi Anne, Kuzey Buz Denizi’nden İskoçya’ya, evlerine dönerlerken çok kötü bir fırtınaya yakalandılar. Suçlamalar, cadıların bu iki önemli şahsiyeti öldürmeye teşebbüs ettiği İskoçya ve Danimarka’da yapılır. İlk şüpheler, İskoçya tahtında hak iddia eden Bothwell Kontu Francis Stuart üzerinedir.

Suçlamalar kısaca şu şekilde gelişir: Günümüzde Kuzey Berwick Limanı bölgesinin küçük bir kısmı olan Auld Kirk Green’de cadıların oluşturduğu bir cadılar meclisi bulunmaktadır. Bu mecliste son beş fırtınanın dördünün bu mecliste kararlaştırılıp uygulamaya konulduğu ve bu sayede gemilerin batmasına neden olunduğu anlaşılır.

Bu dönemde İngiltere ve Galler (Wales)’in aksine İskoçya’da, cadılıkla uğraşanlar için işkence cezaları yasal olarak mümkündü. Dolayısıyla Kuzey Berwick’teki şüphelilere işkence uyulanmış, akıl almaz büyücülük itirafları ortaya çıkmış ve bu itiraflar sular seller gibi akıp gitmiştir.

Bunlardan bir tanesine örnek verecek olursak, cadılardan Agnes Sampson, İsa’yı terk edip şeytanı hocası olarak kabul ettiğini belirtmekle beraber büyülerinin gerçekleşmesi için, mezarları kazıp parmak kemikleri topladıkları ve hocaları olarak gördükleri şeytanın poposunu öpmek için kilise avlusunda toplandıkları söyledikleri iddia edilmiştir.

Suçlu bulunan Agnes, Ocak 1591’de boğularak öldürülmüş ve hemen ardından yakılmıştır. Bununla birlikte hapse konan Francis Stuart kaçmış ve kontluktan öte bir kanun kaçağı haline gelmiştir. VI. James, kişisel olarak Agnes Sampson üzerinde incelemelerde bulunmuş ve cadılık üzerine nutkunu Deamonologie (1597) adlı çalışmasıyla yazıya geçirmiştir.

1597’de Kral James, cadılığın adli takibi üzerine hükmünü bir gözü kapalı olarak vermiş; bu tip duruşmaların yerel mahkemelerden çok merkezi adliye kurumlarında gerçekleştirilmesini istemiştir. Sonraki yıllarda kral, cadılık suçlamaları durumlarında daha şüpheci yaklaşımlar sergilemiştir.

Haziran 1594’teyiz. Cadı mahkemelerinin Britanya’da zirve yaptığı bir dönem. Kahramanımız Gwen Ellis…

Kırklarının başında, üç evlilik geçirmiş bir kadın olan Gwen Ellis, cadılık şüphesiyle Flint cezaevine koyuldu. Dava üç ay sürdü ve Ellis bu süre zarfında hapishanede kaldı. Bu kadın, çeşitli hastalıkları şifalı büyüler kullanarak iyileştiriyor, hastalık kapan hayvanlar için de bitkisel tedavi yöntemleri uygulayarak para kazanıyordu.

Bu işlerden de aynı şekilde karşılık alıyordu. Çevredeki herkes Ellis’in bu işi yaptığından haberdardı. Kötü niyetli olmadığı düşünülüyordu. Fakat bir gün bir büyü, sulh mahkemesi yargıcı Thomas Martyn’in Caernarvonshire’daki evinin salonunda bulununca, Ellis’in bunu oraya tedavi için değil de kara büyü yapmak için bıraktığı düşünüldü ve suçlandı.

Davalar sürdükçe Gwen Ellis’in suçlu olduğu daha çok düşünülüyordu. Dava tanıkları, Ellis’in şeytanla ilişkide olduğu, kötü bir ruha sahip olduğu ve keskin bir dili olduğu görüşünde bulununca mahkeme Ellis’in iyi niyetler besleyerek yaptığı işlerin zamanla cadılık yapmaya kadar uzandığına karar verdi. Suçlamaların en ağırı, cadılıkla cinayet işlediğinin iddia edilmesiydi. En son duruşmada suçlu olduğuna kanaat getirildi ve idam cezasına çarptırıldı.

Gwen Ellis duruşması, Galler’deki yalnızca 34 vakadan biriydi ve Avrupa’da o yıla kadar öyle çok cadı mahkemesi kurulmuştu ki 34 sayısı bunun yanında pire kalıyordu.

Pendle Cadıları:

Pendle cadıları, 1612 yılında Good Friday’deki Pendle Tepesi Malkin Tower’da bir Sabat (cadıların toplantı yeri)’a katıldıklarını itiraf etmeleriyle ünlendiler. Pendle efsanesi, Mart 1612’de Alison Device’ın John Law adında bir satıcıyla buluşup ondan bir iğne istemesiyle başlar. Law, kendisinde iğne olmadığını söyler ve daha sonra bu adam bir köşede düşüp kendini felç geçirirken bulur. Law’ın başına gelen bu olayın bir cadılık olayı olduğundan şüphelenilir ve yerel sulh mahkemesi yargıcı Roger Nowell konu hakkında bilgilendirilir.

Alison, büyükannesi Old Demdike’in bilgileri ışığında şeytanla bir anlaşma yaptığını ve Law’dan intikam almak için onu büyülediğini itiraf etti. Ayrıca mahkemede, kavgalı oldukları bir ailenin üyesi olan Old Chattox’u da cadılıkla suçladı. Böylece her iki ailenin üyeleri ve bunların dışındakilere de suçlamalar çorap söküğü gibi dizildi.

1612 yazında toplamda 19 kişi tutuklandı Bunların bir kısmı Samlesbury’deki suçlamaların olduğu kişileri kapsıyordu. Kurulacak bir özel mahkeme için bu 19 kişi bekletilmek üzere Lancaster Şatosu’na götürüldüler. Tutsak olarak kalmaları I James ile VI. James’in 1604 yasalarından ileri geliyordu. Ancak daha sonra bu yasa, 1563 yasası ile değiştirildi ve bu yasa ile cadılıkta ölü bedenleri kullanmanın ve kötü ruhları çağırmanın cezası idam olmuş oldu.

20 Ağustos 1612’de iki erkek ve sekiz kadın, Lancester’ın yukarısındaki bozkırlarda darağacına dikilerek asıldılar. Bu olayın, yapılan cadılığın türüne göre Kuzey Berwick vakasını andırdığı da su götürmez bir gerçek.

Cadı Avcısı General Hopkins:

İngiltere’de cadı davaları, 1640 İç Savaşı başladığında azaldı. Fakat bu süre zarfında “Cadı Avcısı General” lakaplı Matthew Hopkins ve arkadaşı John Stearne ülkenin doğu bölgelerinde ölüm ve korku salan mahkemeler kurdular. Şeytanla anlaşma fikri yeni bir olay değildi ama şeytanla cinsel ilişkiye vakaları duyulunca avların başlaması da büyük büyük bir önem kazandı.

1645 ağustosunda Büyük Yarmouth Birliği, şüpheli 16 cadıyı gözlemesi için iki kişi görevlendirdi. Bunlardan ikisi ölüm cezasına çarptırıldı ve idam edildi. Birisi, yaşlı bir kadın, siyahi ve uzun boylu bir adam kılığında olan şeytanla işbirliği yaptığını itiraf etti. Kadın, eline bir çakı alıyor, kanını akıtana kadar elini çiziyor ve şeytan da kadının elini yönlendirerek kadının adını, şeytanın kitabının üzerine bu akan kanla kadına imza attırıyormuş.

Şeytanın kitabına imza atma düşüncesi, bu dönemin ürünüydü. Bu dönemde Prütan Meclisi insanlardan kiliselerine bağlılık yemini ve anlaşması yapmalarını bekliyor ve insanları kiliseye imzaya davet ediyorlardı. Tahmin edilir ki burada da şeytan, insanlardan kendilerine katılmalarını bekliyor ve kitabına imza atılmasını bekliyordu. Yani Prütanların tam tersine işler yapılması gerektiği fikrine dayanıyordu.

Avcı General Hopkins, 300 dolaylarında duruşma ve 100 civarında idamı sağladıktan 2 yıl sonra öldü.

Christian Shaw Vakası:

İngiltere’de cadılıktan dolayı idam kararı çıkan son resmi belge 1682’de gerçekleşirken 1697’de İskoçya Paisley’de cadılıkla adam öldürme suçundan üç erkek ve dört kadın olmak üzere yedi kişi idamla yargılandı.

Trajedi, Renfrewshire’daki Bargarran toprağının sahibi John Shaw’ın 11 ( on bir ) yaşındaki kızı Christian Shaw’ın krizleriyle başladı. Christian kör olmuş ve dilsiz kalmıştı. Christian bu krizler esnasında saç yumakları, tüyler, kemikler, ot ve diğer çeşitli nesneler kusuyordu. Bazı tanıklar, görünmeyen bir gücün sahip oldukları evi kontrol ettiğini ve bunu gözleriyle gördüklerini iddia ediyorlardı.

Christian ilk olarak toprak çalışanlarından Katherine Campell’ı ve Agnes Nasmith isimli dul bir kadını kendisine cadılık yapmakla suçladı. Bununla birlikte sorguya çekilmeleri için gösterdiği şahıslar da vardı. Toplamda otuz kişi sorguya çekildi. Bunlardan altısı cadılık yapmalarından dolayı asıldılar ve yakıldılar. İdama mahkûm edilen yedinci kişi ise idam edilmeden önce intihar etti.

Bu olay, sözde şeytanın kişiye sahip olması nedeniyle sürdürülen cadılık davalarının İskoçya’daki ilkiydi. Şeytan tarafından yönetilme, şeytanın insan vücudunu kontrol etmesi ya da şeytanın insan vücuduna girmesi vakalarıyla ilgili en çarpıcı gerçek, bunun İngiltere ve tüm Avrupa’da onlarca yıl adli takipte kalmasıydı.

Daha sonra Bargarran Sahtekârı olarak adı çıkan Christian Shaw bir bakanla evlendi. Yaptığı suçlamalardan dolayı herhangi bir suçluluk duyup duymadığı ise bilinmez.

Kraliçe Anne:

1712 Mart’ında Walkern’in Hertfordshire köyünden Jane Wenham Hertford’da özel kurulan bir mahkemede yargılandı. 1604 yasası olan kedi şekline bürünmüş şeytanla samimi ilişkiler kurmakla suçlanıyordu.

Dava, aşırı derecede dini ve siyasi bir tartışmanın konusu oldu. Yargıç John Powell, mahkeme salonunda ortaya konan kanıta kuşkuyla bakıyordu. İş, o an salonda bulunan bir tanığın ifadesiyle iyice ilginçleşmeye başlayacaktı. Salondaki bu tanık Wenham’ın uçabildiğine tanıklık ettiğini söyledi. Powell, insanın havada uçabilmesi ile ilgili bir kanunun olmadığını ifade etti; fakat jüri Wenham’ı suçlu buldu.

Jane, cadılıktan dolayı mahkemece suçu kanıtlanan İngiltere’deki son kişiydi. Asılmasına karar verilmişti ancak devreye Kraliçe Anne girdi ve Jane’den bir özür diledi. Hayatının geri kalanını üst tabakanın koruması altında geçirdi. 1730’da öldü.

Bu davanın, bir çağı sona erdirdiği halen yazılıp çizilmektedir. Çünkü Wenham davası, cadılığı bitiren bir olay değildi, insanların inançları üzerinde de farklı ya da olumlu bir izlek bırakmadı. On sekizinci yüzyıl İngiltere’sinin büyük çoğunluğunun cadılığa inandığı su götürmez bir gerçekti; bunların çoğu da oldukça eğitimli insanlardı. Ve bizlere Wenham davası göstermiştir ki cadılığın hem halk arasında hem de devlet düzeyinde siyasi, dini ve kültürel sınıflarda büyük bir önemi vardı.

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Diğer videolarımız;

► DİJİTAL KIYAMET – Küresel Elektrik Kesintisi GÜNEŞ ve EMP 2020
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Zaman Yolcusu Noah Deşifre Oldu! 2019, 2020 ve 2030 Kehanetleri
► HZ MEHDİ / MESİH HZ İSA YAKLAŞAN DECCAL KIYAMET 2020
► HER ŞEY KONTROL ALTINDA! YENİ The Economist Kapakları 2020 Kehanetleri

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/zombi-salgini-nasil-basladi-2030-gelen-mesaj/ ZOMBİ SALGINI NASIL BAŞLADI? 2030’DAN GELEN MESAJ – 1. Bölüm 2020-08-27T10:52:23.000+03:00 2030’DAN GELEN MESAJ Zombi salgını nasıl başladı? 2030 yılından gelen mesaj ilk bölümü ile sizlerle. Amatör hikaye tadında eğer zombi istilası gerçekleşirse ne olur düşüncesi ile oluşturacağımız bu internet dizisi umarım hoşunuza gider…. Hikayenin konusu Kahramanımız 2030 yılında zombilerin istila ettiği bir dünyada yaşam mücadelesi veriyor. Salgın hastalıklar tüm dünyayı sarmış insanlar zombilere dönüşmüştür. Sadece […] 2030’DAN GELEN MESAJ

Zombi salgını nasıl başladı? 2030 yılından gelen mesaj ilk bölümü ile sizlerle. Amatör hikaye tadında eğer zombi istilası gerçekleşirse ne olur düşüncesi ile oluşturacağımız bu internet dizisi umarım hoşunuza gider….

Hikayenin konusu

Kahramanımız 2030 yılında zombilerin istila ettiği bir dünyada yaşam mücadelesi veriyor. Salgın hastalıklar tüm dünyayı sarmış insanlar zombilere dönüşmüştür. Sadece bu yetmez gibi küresel bir elektrik kesintiside elektriğe bağlı tüm elektronik cihazların kullanılamaz hale gelmesine neden olmuştur. Geriye kalan insanlar ya yağmacı gruplar tarafından stokları ve erzakları alınarak zombilere yem ediliyor yada hem zombilerden hemde yağmacı gruplardan kaçarak hayatta kalmaya çalışıyor. Kahramanımız erzak aramaya çıktığında halen çalışır vaziyette bir video kamera buluyor ve fırsat buldukça kameraya olan biteni anlatmaya çalışıyor. Zamanda yolculuk mümkün olsaydı ve komplo teorileri gerçek olsaydı kahramanımız bu mesajı hem gelecek hemde geçmiş insanlığına gönderecekti…

ZOMBİ SALGINI NASIL BAŞLADI?

Bakalım 2030 yılında dünya nasıl bir yer? Dünyanın sonu yoksa 2030 mu? ilk bölümü ile izleyicileri ile buluşan ; “ZOMBİ SALGINI NASIL BAŞLADI? 2030’DAN GELEN MESAJ” sizlerin yorumları, izlenme süreleri gibi faktörler değerlendirilerek devam bölümleri gelecektir. Bu yüzden yorumlarınız ve arkadaşlarınıza tavsiyeleriniz, özellikle fikir alışverişimiz çok önemli. İyi seyirler…

Son 3 5 sene içerisinde inanılmaz şeyler oluyor!

Bilim dünyası ve bazı Otoriteler ciddi ciddi zombi istilasından söz ediyor, üniversite hocaları zombi beynini araştırıyor, matematikçiler yeni modellemeler oluşturuyor. Sadece bunlarla da sınırlı değil ileri gelen araştırma ve test merkezleri olası bir zombi istilasında dünyanın davranışlarını test ediyor, şehirlerin kaç günde düşeceğini ve nasıl yayılacağını, kaç insanın kurtulacağını hesaplıyor.

Tabi ortalıkta uçuşan komplo teorilerini oluşturulan grupları falan saymıyorum bile daha ki bu gruplarda profesörlerden çeşitli branşlarda doktorlara avukatından senaristine yüzlerce insan var. Peki ama neden? Olası bir zombi salgını gerçekten bekleniyor mu? Bu komplo teorilerinin çıkış merkezinden başlayarak bilinmeyen tüm ayrıntıları ile günümüze kadar hızlıca tek bir videoda inceleyeceğiz.

Zombi (film)

Zombi (İngilizce özgün adıyla Dawn of the Dead), George A. Romero tarafından yazılan ve yönetilen 1978 yılı zombi filmi. Romero’nun Yaşayan Ölüler serisindeki ikinci filmidir fakat serinin önceki filminden karakter ya da yer içermemektedir ve toplum üzerinde bir zombi salgınının gelecek etkilerini geniş bir ölçekte göstermektedir. Filmde, insan etiyle beslenen ve daha sonra kitle histeriye sebebiyet veren kökeni bilinmeyen bir salgın, reanimasyon ölümlere sebep vermektedir. David Emge, Ken Foree, Scott H. Reiniger ve Gaylen Ross, bir banliyö alışveriş merkezinin içinde kendilerini barikat kurarak salgından kurtulanları canlandırmaktadırlar.

Dawn of the Dead, 1977’ten 1978’in başlarına kadar toplamda yaklaşık olarak dört ayda Pensilvanya’nın Pittsburgh ve Monroeville şehirlerinde çekildi. Monroeville Mall, filmin birincil mekânıdır. 650.000 Amerikan doları ile çekilen film, dünya çapında tahmini olarak 55.000.000 ABD doları hasılat elde etti. 1978 yılında sinemalarda gösterilmesiyle, ağır gore içeriğine rağmen film hakkında neredeyse oybirliği ile olumlu yorumlar yapıldı.

2008 yılında Dawn of the DeadEmpire dergisi tarafından Tüm Zamanların En Mükemmel 500 Filmi listesinde öncülü Yaşayan Ölülerin Gecesi ile birlikte yer aldı.

Film sinema kalitesi düşük ülkelerde fazla bilinmediğinden dolayı fazla önemsenmemiştir. film dünyada halk tarafından en fazla oy verilen filmdir. “Eleştirmenler %40, Halk %60” olarak oylanmıştır. film Türkiye’de 1983’te gösterime girmiştir. en çok fanı olan zombi filmidir. pek çok film Dawn of the Dead filminden esinlenerek çekilmiştir. Dünyada en çok hasılat yapan of the Dead serisidir.

Dawn of the Dead IMDb’nin 8/10’luk puanıyla Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi zombi filmi seçilmiştir.

Popüler kültürde zombiler

Popüler kültürde zombilere korku ve fantastik temalı, kurgu ve eğlencede düzenli olarak rastlanmaktadır. Zombiler genellikle akılsız, aç, insan eti düşkünü ve bazı durumlarda insan beyni düşkünü olan bozulmaya yüz tutmuş cesetler olarak tasvir edilir. 2009 itibarıyla, zombiler popülerlikleri açısından vampirlerle kıyaslanabilir.

Filmlerdeki zombi kavramına göre, zombiler öldükten sonra dirilir ve beyin fonksiyonları sadece et ihtiyacını gidermeye programlanır. Zombileri öldürmek için kafa bölgesine sert bir vuruş yapmak yeterlidir.

Tags; #zombi #kıyamet #kehanet #zamanyolcusu

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

Diğer videolarımız;

► DİJİTAL KIYAMET – Küresel Elektrik Kesintisi GÜNEŞ ve EMP 2020
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Zaman Yolcusu Noah Deşifre Oldu! 2019, 2020 ve 2030 Kehanetleri
► HZ MEHDİ / MESİH HZ İSA YAKLAŞAN DECCAL KIYAMET 2020
► HER ŞEY KONTROL ALTINDA! YENİ The Economist Kapakları 2020 Kehanetleri

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/dijital-kiyamet-kuresel-elektrik-kesintisi-gunes-ve-emp-2020/ DİJİTAL KIYAMET – Küresel Elektrik Kesintisi – GÜNEŞ ve EMP 2020 2020-08-22T18:08:15.000+03:00 Dijital kıyamet Küresel Elektrik Kesintisi 2020 yılında gerçeleşecek mi? Güneş lekeleri küresel elektrik kesintisine neden olabilir mi? Emp nedir? Nasıl çalışır? Dünya nın manyetik alanındaki değişimler elektrik kesintilerine neden olabilir mi? Elektronik cihazlar bu elektriksel dalgalardan nasıl etkilenir? Hepsi ve daha fazlası videomuzda. Dünya dışı araştırmalar Dünya dışında farklı yaşam alanlarının araştırmalarının en önemli amaçlarından […] Dijital kıyamet Küresel Elektrik Kesintisi 2020 yılında gerçeleşecek mi?

Güneş lekeleri küresel elektrik kesintisine neden olabilir mi? Emp nedir? Nasıl çalışır? Dünya nın manyetik alanındaki değişimler elektrik kesintilerine neden olabilir mi? Elektronik cihazlar bu elektriksel dalgalardan nasıl etkilenir? Hepsi ve daha fazlası videomuzda.

Dünya dışı araştırmalar

Dünya dışında farklı yaşam alanlarının araştırmalarının en önemli amaçlarından biri kuşkusuz keşfedilecek yeni bir enerji , yeni güç, yeni bir kaynağın bulunması. Tabi ki bunun yanında dünyaya gelebilecek bir zararın ve insan yaşamının artık olamayacağı bir durum karşısında yaşanılabilecek farklı bir gezegenin de bulunmasıdır. Böyle bir durum ile karşılaşmamız yakın şeklinde görülüyor. Bu yakınlık bir 50-100 yıl değil, ancak bir göktaşı veya bozulan doğal dengenin daha hızlı bir şekilde yaşanması veya farklı bir doğal olayından dolayı bu süre daha yakın bile olabilir. Bu konu ile ilgili NASA ayrı bir çalışma yayınladı.

Dünya nın manyetik alanı

NASA nın araştırma verilerine göre Manyetik alan çöküyor. Bunun kısaca anlamı tüm elektronik cihazların bozulması ve insan hayatını tehdit etmesi olarak özetleyebiliriz. Dünyanın manyetik alanı bir nevi koruma kalkanıdır. Şöyle ki Güneşten gelen zararlı ışınları, radyasyonu engelleyerek şu anki yaşanabilir şeklinde bir ortam hazırlıyor. Durum böyle olunca doğal olarak bu manyetik alanın çökmesi demek insan hayatının da sonu demek.

Karanlık nokta (Güneş lekesi)

Bilim insanlarından bir son dakika açıklaması geldi. Yapılan açıklamada Güneş’te gözlemlenen büyük bir karanlık noktanın patladığı ve dünyay doğru döndüğüne yer verildi. Yapılan açıklamada boyutun önümüzdeki günlerde daha da artabileceğine yer verildi.

AR2770 olarak isimlendirilen söz konusu lekenin Mars gezegeni genişliğinde bir birincil karanlık çekirge olduğuna yer verildi.

Güneş Lekesi

Güneş lekesi, 11 senelik yeni elektromanyetik aktivite dönemi olan Solar Cycle 25’in bir parçası ve üzerinde şu anda ufak patlamalar meydana geliyor. AR2770 henüz çok büyük patlamalar üretmemiş olsa da, uzmanlar Dünya’daki elektromanyetik operayonları ve tesisleri devre dışı bırakabilecek olayı yakından takip ediyor. Takip devam ederken bu konuda bazı uyarılar geldi.

Dünyanın Manyetik Alanı Küresel Elektrik Kesintisine

Dünya’nın manyetik alanlarının 2 bin yıl içerisinde değişebileceği öngörülüyor. Britanyalı araştırmacılara göre bu durumda en iyi ihtimalle küresel elektrik kesintisine, en kötü ihtimalle ise tüm elektrikli aletlerin yok olmasına yol açabilir.

Leeds Üniversitesi’nden iki profesör, 2 bin yıl içerisinde gezegenin manyetik alanlarının değişerek, küresel elektrik kesintilerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Britanyalı araştırmacıların The Conversation sitesinde yayımlanan makalelerinde, “jeomanyetik ters” olarak tanımlanan manyetik alan değişiminin öngörülenden erken yaşanabileceği da belirtildi. Diğer bir ifadeyle, manyetik kuzey ve manyetik güney pozisyonları değişebilir. Bu da en iyi ihtimalle küresel elektrik kesintisine, en kötü ihtimalle ise tüm elektrikle çalışan aletlerin yok olmasına yol açabilir.

“Jeomanyetik ters”

Zira manyetik alan, kırılgan gezegenimizi güneş püskürtülerine karşı koruma görevi görüyor. “Jeomanyetik ters” durumunda, manyetik alan kırılganlaşacak ve dünyalıların kaderini güneşin ‘kapris’lerine bırakacak.

Son manyetik alan değişimi 780 bin yıl önce gerçekleşmişti.

Kutup ışıkları ?

Bilim insanlarına göre manyetik alan, her yüzyılda yüzde 5 oranında direnç kaybederek, manyetik altüst oluşa doğru gidiyor. 2003 yılında meydana gelen küçük güneş püskürtüleri sırasında İsveç elektrik ağı şebekeleri durmuştu. 1859’daki bir dizi güneş püskürtüsü, Kutup ışıklarına yol açmıştı.

EMP (Electromagnetic Pulse)

Bir EMP (Electromagnetic Pulse) geniş bantlı, yüksek yoğunluklu elektromanyetik radyasyonun ani patlamasıdır. Yıkıcı ve elektromanyetik bozucu etkileri vardır. Birfizyon veya füzyon bombası (nükleer bomba) nedeniyle oluşan yüksek enerjili Gama ışını, radyal olarak patlama merkezinden dışa doğru yayılır. Patlama yüksek irtifada oluşmuş ise ışınlar atmosfer ile reaksiyona girerek atmosferik gazlarda elektron hareketlenmesini (Compton elektronları) ve böylece pozitif ve negatif yüklerin oluşmasını sağlar. Bu ayrışma ile oluşan yükler, dünyanın manyetik alanının etkisi ile hızla hareketlenir ve yeryüzüne doğru EMP’ yi oluşturur. Bu darbe, frekans değerindeki bütün korumasız, ekransız devrelere sızarak yanlış çalışma veya bozulmaya sebebiyet verir.

EMP, HEMP , HPMW

EMP’ nin frekans aralığı, kaynağına bağlıdır. Yüksek irtifada patlatılan bir nükleer silah bağıl olarak uzun süreli EMP oluşturduğundan dolayı düşük frekans bileşenlerine (100 MHz altı) sahiptir. Konvensiyonel EMP cihazları, HPMW teknolojisi ile sürülen patlamalar oluşturdukları için 100 MHz – 100 GHz aralığında frekansa sahip olabilirler. İrtifasına ve gücüne bağlı olarak bir EMP 50 kV/m düzeylerinde elektrik alanlar oluşturabilir.

EMP buluşu

Birçok önemli buluş gibi, yüksek irtifalı bir nükleer patlamanın oluşturduğu yoğun EMP de tesadüf eseri keşfedilmiştir. 1960’ lı yıllarda Pasifik Okyanusu üzerinde gerçekleştirilen ve nükleer patlamanın etkilerinin incelendiği “Operation Fishbowl” kod adına sahip bir dizi deney, EMP ile ilgili birçok veri elde edilmesini sağlamıştır.

EMP tesadüfen bulundu

1962 yılında A.B.D. tarafından Johnston Adasının üzerinde gerçekleştirilen ve “Starfish Prime” kod adlı nükleer patlama deneyi, EMP’ nin etkileri konusunda korkutucu bilgiler vermiştir. Yaklaşık 400 km yüksekte patlatılan 1.4 megaton TNT eşdeğeri bomba, patlama noktasından 1400 km uzaktaki Hawai Adasında sokak lambalarının ve sigortaların patlamasına, telefon santrallerinin bozulmasına ve çalışır durumdaki arabaların motorlarının durmasına neden olmuştur.

ABD Çin Rusya ve Kuzey Kore EMP sahibi

Amerikalılar tarafından yeni yayınlanan bir rapora göre, Çin ve Rusya da dahil olmak üzere birçok ülke, yüzlerce kilometre boyunca bilgisayarlardan elektrik şebekelerine kadar tüm elektronikleri tahrip edebilen süper elektromanyetik darbe (EMP) dalgaları üretmek için tasarlanmış güçlü nükleer bombalar üzerinde çalışıyorlar. EMP Saldırılarının ABD’ye getireceği tehditi Değerlendirme Komitesinin hazırladığı raporda . ilk kez nükleer EMP silahlarının Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran’ın askeri doktrinlerine nasıl entegre edildiğinin ayrıntıları gösteriliyor.

Raporda, bu devletlerin Orta Doğu, Uzak Doğu, Avrupa ve Kuzey Amerika’da yapılacak savaşlarda EMP saldırılarını nasıl kullanabilecekleri açıklandı.

Rapor, “Nükleer EMP saldırısının, askeri güçlere ve siber, sabotaj ve ÇYP’nin sivil kritik alt yapılarına karşı kullanılmasının Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran’ın askeri doktrinlerinin, planlarının ve tatbikatlarının bir parçası. Bu yeni savaş şekli çeşitli şekillerde adlandırılıyor: Rusya, Çin ve İran’da Altıncı Nesil Savaş, Temassız Savaş, Elektronik Savaş, Toplam Bilgi Savaşı ve Siber Savaş olarak söylenebiliyor” yazıyor.

Nükleer elektronik savaşı aynı zamanda tüm elektronik cihazlara etkileri yani onları kapatması nedeniyle “Karartma Savaşı” olarak da adlandırılmaktadır.

3 tür EMP dalgası

EMP saldırıları yüksek irtifalarda yapılıyor. İnsanlara zarar verecek bir patlama ya da başka etki üretmiyor. Bunun yerine, saniyeler içinde oluşan 3 tür EMP dalgası elektronik aksama zarar veriyor. Bu nükleer bir savaş gibi de anlaşılmıyor. Ancak milyonlarca insanın bu tür bir siber saldırıda EMP’nin uzun vadeli teminat etkilerinden ve ulusal elektrik şebekelerinin ve diğer hayati öneme sahip kritik altyapıların kesilmesi sonucu ölmesi çok mümkün.

Saldırılar, düşman askeri planlamacılar tarafından göreceli olarak kolay, potansiyel olarak engellenemeyen kitlesel imha ve muhalifleri teslim olmaya zorlama aracı olarak görülüyor.

EMP saldırısı, alanın büyüklüğüne ve dalganın yoğunluğuna göre, farklı irtifalarda patlatılabilir.  Dünyaya ne kadar yakınsa, patlama o kadar güçlü olur. İrtifa arttıkça, etki alanı o kadar genişler.

Raporda, “Tek bir EMP saldırısı ile Kuzey Amerika’nın büyüklüğündeki bir hedef etkilenebilir. 30 kilometre veya daha yüksekte patlatılan herhangi bir nükleer silah potansiyel olarak bir EMP felaketi üretecektir.” denildi. Süper-EMP bombaları, stratejik iletişim ve istihbarat sistemlerini yok etmeye yetecek düzeyde yani metre başına 200.000 voltluk EMP alanı üreten gama ışınları üretir.

Komisyona göre Çin, Rusya ve muhtemelen Kuzey Kore bu silahlara sahip. ABD’nin nükleer cephaneliğinde ise süper EMP silahları yokmuş. Bombalar hassaslık gerektirmiyor. Hedefin üstünde atmosferde patlatılan normal nükleer bombalar için gerekli olan, yeniden giriş aracı, ısı kalkanı ve şok emiciler de gerektirmiyor. Uydular, uzun veya orta menzilli füzeler gibi çeşitli yollarla gönderilebilir. Bir yük gemisinden başlatılan kısa menzilli füzeler; bazı cruise füzelerinden ve gemi vuran füzeler; jetler veya ticari bir uçak hattı hatta bir meteorolojik balon kullanılabilir.

Rapor, İran’ın EMP üretmek üzere olduğu, İsrail’i, Mısır’ı, İsrail’i veya Suudi Arabistan’ı birlikte karartmak için orta menzilli bir füzeyle ateşlenen tek bir EMP saldırısı yapabileceğini iddia ediyor. Kuzey Kore’nin, Japonya üzerinde bir bomba patlatabileceği, yüksek düzeyde elektronik cihaz kullanan, Japonya’yı ve Tayvan’ı, etkileyebileceği kaydediliyor. Çin’in ise Tayvan’a benzer bir saldırı yapabileceği analizi var.

Rapora göre Rusya, NATO ve kıtayı karanlığa atmak ve aynı zamanda kaos yaratmak için Avrupa üzerinde süper EMP bombalarından birini ateşleyebilir. Eski bir CIA görevlisi, komisyon üyesi ve yeni raporun yazarı Peter Pry, “ABD bu yeni savaş türüne karşı özellikle savunmasız” diyerek ABD’nin bilgisayarlı teknolojilere çok fazla dayandığına işaret etti.

Rapor EMP saldırılarının potansiyel kullanımının gerçek bir tehlike olduğunu ve açıkça askeri doktrin yazılarında tartışıldığını açıkça ortaya koyuyor.

Rus cephesi

Rus Orgeneral Vladimir Slipchenko ilk kez Moskova’nın 2000’de “Temassız Savaşlar” adlı kitabında EMP’yi kullanma niyetini açıkladı. ”Bu amaçla savaş operasyonları alanının üzerinde patlayan düşük verimli tek bir nükleer silah, geniş alan ve patlama veya radyasyonun neden olduğu can kaybı olmadan elektronik ekipmanların imha edilmesi “dedi.

Çin cephesi

Çin’in askeri doktrini benzer ve “Toplam Bilgi Savaşı” kitabında açıklanmış. Yazar Shen Weiguang, “Bilgisayar ağları saldırıya uğradığında ve tahrip olur edilmez, ülke felç durumuna kaybolacak ve halklarının yaşamları durmaya başlayacaktır” diyor. Shen, Çin’i “bilgi çağındaki askeri güçlere dayanmasını ve ABD de dahil olmak üzere Batı güçlerinin caydırıcılığını etkisiz hale getirip kontrol etmesini sağlayacak” siber silahlarla birlikte “nükleer elektromanyetik darbe” oluşturmaya çağırdı.

İran Cephesi

İran’ın doktrini, EMP saldırıları isteyen askeri bir “Pasif Savunma” ders kitabında bulunuyor. Kitap, “Nükleer silahların, aralarında insan yaşamını yitirdiği diğer yıkıcı etkilerin olmamasının bir sonucu olarak, elektromanyetik darbelerden türetilen silahların gelecekteki savaşlarda kullanımlarına dikkat çekmiştir” diyor.

Kuzey Kore Cephesi

Kuzey Kore, en son yeraltı nükleer testini takiben nükleer EMP saldırıları kullanmakla tehdit etti. Devlete ait Kuzey Kore medyası, termonükleer test patlamasının EMP grevleri için testler içerdiğini söyledi.

Türkiye Cephesi

EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik (HPEM: High Power Electromagnetics) Sistemi ailesi, belirli frekanslarda çok yüksek güçlü elektromanyetik alanlar üreterek, özel tasarımlı antenleriyle bu alanları hedef elektronik devrelerin/cihazların üzerine yöneltilir. Sistemin bu cihazlar üzerinde bastırma, erken patlatma, denetleyicinin sınıflanması,kilitlenme,çalışmanın durması ve devre elemanlarının kalıcı hasar görmesi gibi etkileri vardır.

Sarfedilebilir HPEM sistemi, lançer ile atılabilir bir Yüksek Gerilim Bombasıdır. Yüksek gerilim bombası yüksek frekans ve yüksek güçlü elektromanyetik dalgalar oluşturarak, çok kısa zamanlarda (nanosaniye mertebesi) çok yüksek enerjileri açığa çıkartır.

ASELSAN EJDERHA Sarfedilebilir HPEM Sisteminin kullanım amacı; baskın ve operasyonlarda bina içi, duvar arkası bariyer arkası gibi fiziksel ve elektromanyetik müdahalenin mümkün veya güvenilir olmadığı durumlarda, düşman unsurlarının bulunduğu bölgeye Yüksek Gerilim Bombası atılması ile hedef bölgedeki elektronik devrelerin ve cihazların etkisiz hale getirilmesi sağlanmaktadır.

HPEM in Yüksek Gerilim Bombası, çarpma veya zaman ayarlı olarak kullanılabilmektedir.

ÜCRETSİZ ABONE OL.! 
► Şaman Selenge Kimdir? 2020 Kehanetleri Gerçekleşiyor!
► 2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri Nostradamus
► Kahin Baba Vanga 2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri 2020 THE SIMPSONS
► 5G TEKNOLOJİSİ ve ÇEKİRGE SONRASI KARINCA İSTİLASI 2020

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/kuresel-elektrik-kesintisi-kiyamete-hazir-misin/ Küresel Elektrik Kesintisi – Kıyamete Hazır mısın? 2020-08-09T09:00:34.000+03:00 Küresel Elektrik Kesintisi Neden her haberde küresel elektrik kesintisi olabileceği söyleniyor? 3 ağustos 2018 yani tam 2 sene önce yayınladığımız bu konuya göz atmak istermisiniz? Tıklayınız Dünya’nın manyetik alanları Dünya’nın manyetik alanlarının 2 bin yıl içerisinde değişebileceği öngörülüyor. Britanyalı araştırmacılara göre bu durumda en iyi ihtimalle küresel elektrik kesintisine, en kötü ihtimalle ise tüm elektrikli […] Küresel Elektrik Kesintisi

Neden her haberde küresel elektrik kesintisi olabileceği söyleniyor? 3 ağustos 2018 yani tam 2 sene önce yayınladığımız bu konuya göz atmak istermisiniz? Tıklayınız

Dünya’nın manyetik alanları

Dünya’nın manyetik alanlarının 2 bin yıl içerisinde değişebileceği öngörülüyor. Britanyalı araştırmacılara göre bu durumda en iyi ihtimalle küresel elektrik kesintisine, en kötü ihtimalle ise tüm elektrikli aletlerin yok olmasına yol açabilir. blackout komplo teorisi

Leeds Üniversitesi’nden iki profesör, 2 bin yıl içerisinde gezegenin manyetik alanlarının değişerek, küresel elektrik kesintilerine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Britanyalı araştırmacıların The Conversation sitesinde yayımlanan makalelerinde, “jeomanyetik ters” olarak tanımlanan manyetik alan değişiminin öngörülenden erken yaşanabileceği da belirtildi. blackout komplo teorisi

Manyetik kuzey ve manyetik güney pozisyonları değişebilir.

Diğer bir ifadeyle, manyetik kuzey ve manyetik güney pozisyonları değişebilir.
Bu da en iyi ihtimalle küresel elektrik kesintisine, en kötü ihtimalle ise tüm elektrikle çalışan aletlerin yok olmasına yol açabilir.

Zira manyetik alan, kırılgan gezegenimizi güneş püskürtülerine karşı koruma görevi görüyor. “Jeomanyetik ters” durumunda, manyetik alan kırılganlaşacak ve dünyalıların kaderini güneşin ‘kapris’lerine bırakacak. blackout komplo teorisi

Son manyetik alan değişimi 780 bin yıl önce gerçekleşmişti.

Bilim insanlarına göre manyetik alan, her yüzyılda yüzde 5 oranında direnç kaybederek, manyetik altüst oluşa doğru gidiyor.
2003 yılında meydana gelen küçük güneş püskürtüleri sırasında İsveç elektrik ağı şebekeleri durmuştu. 1859’daki bir dizi güneş püskürtüsü, Kutup ışıklarına yol açmıştı.

Plansız kesintiler konusunda ise resmi bir veri yok.

Kasım’da Türkiye genelinde toplam 72 bin 252 saat planlı elektrik kesintisi yaşanmış. Plansız kesintiler konusunda ise resmi bir veri yok. Aralık’ın son günlerinde ise İstanbul’da yaygın bir biçimde uzun saatler elektrikler kesildi. blackout komplo teorisi

Elektrikle birlikte kesilen su ve doğalgaz Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde18’ini etkileyince, doğal olarak terör ve savaş gündemine “elektrikler neden kesiliyor?” sorusu da eklendi. Elektrik kesintisi sadece gündelik yaşamı etkilemedi. İstanbul çevresindeki otomotiv yan sanayisinde 120’ye yakın fabrikada üretimi durma noktasına getirdiği ve sadece bu fabrikalardaki zararın iki günde 60 milyon dolara ulaştığı söyleniyor.

2015’te daha kapsamlı bir kesinti yaşanmıştı. 

31 Mart’ta Türkiye’de elektrik şebekesinin tamamı çökmüş ve bundan 70 milyon insan aynı anda etkilenmişti. Bu boyutta bir elektrik kesintisi hiçbir yerde şimdiye kadar olmamıştır iddialarına, muhtelif komplo teorileri eşlik etmişti. Ama ne geçen sene yaşananı ne de bundan birkaç gün önce yaşadığımız kesintileri komplo teorileri ile açıklamak mümkün.

Türkiye’deki elektrik kesintilerine benzer kesintiler başka yerlerde de yaşanıyor. 2012’de Hindistan’da 620 milyon insanı elektriksiz bırakan kesinti, en büyük güç kesintisi olarak kabul ediliyor. 2003’te ABD’nin Kuzeydoğusu ve Kanada’da 55 milyon, 2012’de Sandy Kasırgası’ndan sonra 8 milyon kişiyi etkileyen kesintiler oldu. Tüm dünyada geçerli olan ortak bir komplo teorisi yoksa bu kesintilerin başka nedenleri olmalı. blackout komplo teorisi

iklim değişikliğinin yarattığı aşırı hava olayları

Enerji Bakanlığı son elektrik kesintilerinin nedenini, kötü hava şartlarından etkilenen, arızalanan altyapılar olarak açıkladı. Aslında bu makul bir açıklama olmakla birlikte yine de özrü kabahatinden büyük diyebileceğimiz nitelikte. Çünkü Türkiye’de iklim değişikliğinin yarattığı aşırı hava olaylarına uygun herhangi bir altyapı hizmeti bulunmadığı gibi, altyapıları bu koşullara uygun hâle getirme çabası da yok. Bu nedenle iklim değişikliğinden en fazla etkilenen Türkiye’de, en merkezi yerlerde bile sulara gömülen arabalar ya da sel sularına kapılıp ölen insanlar sıradan hâle geliyor. Sonra yetkililer çıkıp aşırı yağışlara, fırtınalara, kuraklığa “bunlar doğal afet, yapabileceğimiz bir şey yok” deyip maddi ve can kayıplarımız için üzüntülerini belirtip, sabır diliyorlar.

İklim Değişikliği

İklim değişikliği aşırı hava olaylarını şiddetlendirecek ve yaygınlaştıracak. Bu hava olaylarına uygun altyapınız yok ise afetler, maddi ve can kayıplarını arttıracak. İki kere iki dört eder basitliğindeki bu gerçekliğe aykırı davranan, iklim değişikliğine katkıda bulunan, “kusura bakmasınlar kömürümüzü son damlasına kadar kullanacağız” diyen Enerji Bakanı Beraat Albayrak kusura bakmasın, elektrik kesintilerinden sorumludur. Ve böyle giderse aşırı hava olaylarına uygun dizayn edilmemiş elektrik sistemlerinin yaratacağı elektrik kesintilerini daha fazla yaşayacağımız çok açık ama kesintilerin tek nedeni bu da değil.

Büyük çaplı kesintilerin yaşanacağı haberleri

İstanbul’da yaşanan elektrik kesintilerinden önce, büyük çaplı kesintilerin yaşanacağı haberleri basında yer aldı. Her zamanki gibi yetkililer bu haberlere karşı açıklamalarda bulundular. Sonuçta haberler doğru çıktı. Elektrik Mühendisleri Odası tarafından tespit edilen nedenlerin başında yaz saati uygulamasının kalıcılaştırılmasının, sabahları daha fazla elektrik ve doğalgaz tüketimine yol açması yani talebi arttırması yer alıyor. Talep artarken doğalgazda yaşanan sıkıntı nedeniyle BOTAŞ’ın elektrik üreten santrallere gaz verememesi ve santrallerin çalışmaması yani arzın azalması var.  blackout komplo teorisi

Bu tespiti doğrulayan veriler ise şöyle;

Doğalgazın geçen yıl elektrik üretiminde yüzde 37.9 olan payı, bu yılın 11 aylık döneminde yüzde 33`e düştü. TEİAŞ`ın günlük üretim verilerine göre 14 Aralık`tan itibaren elektrik üretiminde doğalgazın payı yüzde 30`un altına, 21 Aralık`ta yüzde 20.6`ya, 22 Aralık`ta ise yüzde 17.4`e kadar geriledi. BOTAŞ tüm doğalgaz ile çalışan santrallara verdiği gazda kesinti yapmaya başladı. Önce yüzde 50 ile başlayan kesinti sonra yüzde 90`a ulaştı. Doğalgaz talebi ile arzı arasındaki denge bozulunca elektrik kesintileri yaşandı. Bu son yaşadığımız kesintilerin teknik açıklaması. Bu teknik sorunları mümkün kılan ise enerji sektörünün özelleştirilmesi. Özelleştirmelerle birlikte gelen denetimsiz, kalitesiz ve pahalı hizmet…

Bu videolarda ilginizi çekebilir!

Yeni Dünya Düzeni 2020 – NASIL BİR DÜNYA YA UYANACAĞIZ!

YA DOĞRUYSA! Yapay Kıyamet Projesi (Zombi) 2020

 

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/en-populer-instagram-hashtag-ve-etiketleri-2020/ En popüler instagram hashtag ve etiketleri 2020 2020-08-09T00:38:33.000+03:00 Gönderileriniz için en popüler Hashtag ve Instagram etiketleri Daha fazla takipçi kazanmak için daha fazla post paylaşmak, daha çok insana ulaşmak gerekiyor.Paylaştığımız içeriklerin daha çok insana ulaşmasının en kolay yolu ise tag kullanmak. Tag, hashtag ya da etiket dediğimiz bu diyez işareti ile eklediğimiz kelimeler, aynı etiketi paylaşan tüm içerikleri bir arada topluyor. Her geçen […] Gönderileriniz için en popüler Hashtag ve Instagram etiketleri

Daha fazla takipçi kazanmak için daha fazla post paylaşmak, daha çok insana ulaşmak gerekiyor.Paylaştığımız içeriklerin daha çok insana ulaşmasının en kolay yolu ise tag kullanmak. Tag, hashtag ya da etiket dediğimiz bu diyez işareti ile eklediğimiz kelimeler, aynı etiketi paylaşan tüm içerikleri bir arada topluyor. Her geçen gün kullanıcı sayısını arttıran instagram için popüler etiketleri sizler için ele aldık. instagram’da takipçi kazanmak ya da paylaştığınız gönderilere beğeni sağlamak için etiketleri kullanmak gerekir.

Instagram beğeni hashtagları nelerdir?

Tag, hashtag ya da etiket dediğimiz bu kelimeler bizim fotoğraf ya da videolarımızın herkes tarafından görülmesini sağlıyor. Ancak unutmamak lazım ki, hashtag i ne olursa olsun hesabınız gizli ise, içeriğiniz bu hashtagdeki diğer içerikler ile birlikte görünmez. Paylaşımlarınızın diğer içerikler ile birlikte görünmesi için hesabınızın açık olması gerekir. Instagram beğeni tagları ya da Instagram beğeni etiketleri içeriğin konusuna göre değişmektedir. Mesela genel olarak en çok kullanılan instagram hashtagleri;

#love #TagsForLikes #TFLers #iphoneonly #instagood #bestoftheday #tweegram #photooftheday #20likes #amazing #smile #follow4follow #like4like #look #picoftheday #food #instadaily #instafollow #followme #girl #instacool #instago #all_shots #follow #webstagram #colorful #style #swag #instalike #instagram #nofilter #noneedfilter dir.

İşte 30 kategoride en popüler instagram tagları, etiketleri.

instagram 2020 yılında da parlayan sosyal ağı olmaya devam ediyor. Sosyal medyada ücretsiz fotoğraf ve video paylaşma uygulaması olan instagram, her geçen kullanıcı sayısını arttırıyor. Kullanıcıların en çok önemsediği konu instagram için çektikleri resimleri daha çok kişiye ulaştırmak ve daha çok beğeni almak. İşte o etiketleri…

1- En Popüler Instagram Tagları:

#love #TFLers #tweegram #photooftheday #20likes #amazing #smile #follow4follow #like4like #look #instalike #igers #picoftheday #food #instadaily #instafollow #followme #girl #iphoneonly #instagood #bestoftheday #instacool #instago #all_shots #follow  #colorful #style #swag

2- En Popüler Instagram Tagları II:

#fun #instagramers #food #smile #pretty #followme #nature #lol #dog #hair #onedirection #sunset #swag #throwbackthursday #instagood #beach #statigram #friends #funny #blue #life #art #instahub #photo #cool #pink #bestoftheday #clouds

3- En Popüler Instagram Tagları III:

#amazing #followme #all_shots #textgram #family #instago #igaddict #awesome #girls #instagood #my #bored #baby #music #red #green #water #harrystyles #bestoftheday #black #party #white #yum #flower #2020 #night #instalove #niallhoran

4- Doğa ile İlgili Instagram Tagları:

#nature #sky #sun #summer #beach #beautiful #pretty #sunset #sunrise #blue #flowers #night #tree #twilight #clouds #beauty #light #photooftheday #love #green #skylovers #dusk #weather #day #red #iphonesia #mothernature

5- Sahil ile İlgili Instagram Tagları:

#beach #sun #nature #water #TFLers #ocean #lake #instagood #photooftheday #beautiful #sky #clouds  #fun #pretty #sand #reflection #amazing #beauty #beautiful #shore #waterfoam #seashore #waves #wave

6- Güneşin Doğuşu ve Batışı ile İlgili Instagram Tagları:

#sunset #sunrise #sun #TFLers #pretty #beautiful #red #orange #pink #sky  #nature #clouds #horizon #photooftheday #instagood #gorgeous #warm #view #night #morning #silhouette #instasky #all_sunsets

7- Çiçeklerle İlgili Instagram Tagları:

#flowers #flower #petal #petals #nature #beautiful #love #pretty #plants #blossom #sopretty #spring #summer #flowerstagram #flowersofinstagram #flowerstyles_gf #flowerslovers  #botanical #floral #florals #insta_pick_blossom #flowermagic #instablooms #bloom #blooms #botanical #floweroftheday

8- Güneşli Havalar ile İlgili Instagram Tagları:

#sun #sunny #sunnyday #sunnydays #sunlight #light #sunshine #shine #nature #sky #skywatcher #thesun #sunrays #photooftheday #beautiful #beautifulday #weather #summer #goodday #goodweather #instasunny #instasun #instagood #clearskies #clearsky #blueskies #lookup #bright #brightsun

9- Bulutlu Havalar ile İlgili Instagram Tagları:

#clouds #cloud  #weather #lookup #sky #skies #cloudy #instacloud #instaclouds #instagood #nature #beautiful #gloomy #skyline #horizon #overcast #instasky #epicsky #crazyclouds #photooftheday #cloud_skye #skyback #insta_sky_lovers #iskyhub

10- Yağmurlu Havalar ile İlgili Instagram Tagları:

#rain #raining #rainyday #pouring #rainydays #water #clouds #cloudy #photooftheday #puddle #umbrella #instagood #gloomy #rainyweather #rainydayz #wet #splash #TFLers #downpour #instarain

11- Karlı Havalar ile İlgili Instagram Tagları:

#snow #snowing #winter #cold #ice #white #weather #sky #skies #frosty #frost #chilly #TFLers #nature #snowflakes #instagood #instawinter #instasnow #photooftheday #snowfall #blizzard

12- Bahar Ayları için Instagram Tagları:

#spring #blossom #flowers #beautiful #season #seasons #instaspring #instagood #springtime #color #ilovespring #warm #sunny #sun #tree #pretty #TFLers #trees #flower #bloom #colorful

13- Yaz Ayları için Instagram Tagları:

#summer #summertime #sun #hot #sunny #warm #fun #beautiful #sky #clearskys #season #seasons #instagood #instasummer #photooftheday #nature #TFLers #clearsky #bluesky #vacationtime #weather #summerweather #sunshine #summertimeshine

14- Sonbahar için Instagram Tagları:

#fall #autumn #leaves #falltime #season #seasons #instafall #instagood #TFLers #instaautumn #photooftheday #leaf #foliage #colorful #orange #red #autumnweather #fallweather #nature

15- Kış Ayları için Instagram Tagları:

#winter #cold #holidays #snow #rain #christmas #snowing #blizzard #snowflakes #wintertime #staywarm #cloudy #instawinter #instagood #holidayseason #photooftheday #season #seasons #nature

16- Köpekler için Instagram Tagları:

#dog #dog #puppy #pup #cute #eyes #instagood #dogs_of_instagram #pet #pets #animal #animals #petstagram #petsagram #dogsitting #photooftheday #dogsofinstagram #ilovemydog #instagramdogs #nature #dogstagram #dogoftheday #lovedogs #lovepuppies #hound #adorable #doglover #instapuppy #instadog

17- Kediler için Instagram Tagları:

#cat #cats #catsagram #catstagram #instagood #kitten #kitty #kittens #pet #pets #animal #animals #petstagram #petsagram #photooftheday #catsofinstagram #ilovemycat #instagramcats #nature #catoftheday #lovecats #furry #sleeping #lovekittens #adorable #catlover #instacat

18- Atlar için Instagram Tagları:

#horses #horse #horsesofinstagram #horseshow #horseshoe #horses_of_instagram #horsestagram #instahorses #wild #mane #instagood #grass #field #farm #nature #pony #ponies #ilovemyhorse #babyhorse #beautiful #pretty #photooftheday #gallop #jockey #rider #riders #riding

19- Böcekler için Instagram Tagları:

#insects #insect #bug #bugs #bugslife #macro #closeup #nature #animals #animals #instanature #instagood #macrogardener #macrophotography #creature #creatures #macro_creature_feature #photooftheday #wildlife #nature_shooters #earth #naturelover #lovenature

20- Balıklar için Instagram Tagları:

#fish #aquarium #fishtank #instafish #instagood #swim #swimming #water #coral #reef #reeftank #tropical #tropicalfish #aquaria #photooftheday #saltwater #freshwater #beautiful #ocean #watertank

21- Selfie – Özçekim Fotoğraflarınız için Instagram Tagları:

#selfie #selfienation #selfies #TFLers #me #love #pretty #handsome #instagood #instaselfie #selfietime #face #shamelessselefie #life #hair #portrait #igers #fun #followme #instalove #smile #igdaily #eyes #follow

22- Aşk Temalı Fotoğraflarınız için Instagram Tagları:

#love #couple #cute #adorable #kiss #kisses #hugs #romance #forever #girlfriend #boyfriend #gf #bf #bff #together #photooftheday #happy #me #girl #boy #beautiful #instagood #instalove #loveher #lovehim #pretty #fun #smile #xoxo

23- Arkadaşlarınızla Çekildiğiniz Fotoğraflarınız için Instagram Tagları:

#friend #friends #fun #funny #love #instagood #igers #friendship #party #chill #happy #cute #photooftheday #live #forever #smile #bff #bf #gf #best #bestfriend #lovethem #bestfriends #goodfriends #besties #awesome #memories #goodtimes #goodtime

24- Doğum Günleriniz için Instagram Tagları:

#birthday #bday #party #instabday #bestoftheday #birthdaycake #cake #friends #celebrate #photooftheday #instagood #candle #candles #happy #young #old #years #instacake #happybirthday #instabirthday #born #family

25- Düğünler için Instagram Tagları:

#wedding #party #weddingparty #celebration #bride #groom #bridesmaids #happy #happiness #unforgettable #love #forever #weddingdress #weddinggown #weddingcake #family #smiles #together #ceremony #romance #marriage #weddingday #flowers #celebrate #instawed #instawedding #party #congrats #congratulations

26- Çocuk Resimleri için Kullanabileceğiniz Instagram Tagları:

#kids #kid #instakids #child #children #childrenphoto #love #cute #adorable #instagood #young #sweet #pretty #handsome #little #photooftheday #fun #family #baby #instababy #play #happy #smile #instacute

27- Yemekler için Kullanabileceğiniz Instagram Tagları:

#food #yum #instafood #yummy #amazing #instagood #photooftheday #sweet #dinner #lunch #breakfast #fresh #tasty #food #delish #delicious #eating #foodpic #foodpics #eat #hungry #foodgasm #hot #foods

28- Moda Temalı Resimler için Kullanabileceğiniz Instagram Tagları:

#fashion #style #stylish #love #me #cute #photooftheday #nails #hair #beauty #beautiful #instagood #pretty #swag #pink #girl #girls #eyes #design #model #dress #shoes #heels #styles #outfit #purse #jewelry #shopping #glam

29- Teknoloji Temalı Resimler için Kullanabileceğiniz Instagram Tagları:

#electronics #technology #tech #electronic #device #gadget #gadgets #instatech #instagood #geek #techie #nerd #techy #photooftheday #computers #laptops #hack #screen

30- Seyehat Temalı Resimler için Kullanabileceğiniz Instagram Tagları:

#travel #traveling #TFLers #vacation #visiting #instatravel #instago #instagood #trip #holiday #photooftheday #fun #travelling #tourism #tourist #instapassport #instatraveling #mytravelgram #travelgram #travelingram #igtravel

Bu yazılarada bakmalısın!

En popüler Instagram Etiketleri Tagları  Hashtag

Ruyaları kontrol etme – Lucid Rüya

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/ataturkun-onundeki-fotr-sapkali-subay-kim-turk-tarihi/ Atatürk’ün Önündeki Fötr Şapkalı Subay Kim? (Türk Tarihi) 2020-06-22T19:01:32.000+03:00 Kocatepe’de Atatürk’ün önündeki şapkalı subay kim ? Dünya tarihinde hiçbir kurucu lider bu kadar ihanete ve saldırıya uğramadı. Farkındasınız dimi? Savaş döneminde onlarca suikast ile onu yok edemeyenler savaş sonu itibar suikast ine başladı. Ve 100 senedir kesintisiz devam ediyorlar. Bu aralar sahte tarih siteleri yeni birsey dolaşıma sokmuş. 30 ağustos taarruzunda Kocatepe’deki bu fötr […] Kocatepe’de Atatürk’ün önündeki şapkalı subay kim ?

Dünya tarihinde hiçbir kurucu lider bu kadar ihanete ve saldırıya uğramadı. Farkındasınız dimi? Savaş döneminde onlarca suikast ile onu yok edemeyenler savaş sonu itibar suikast ine başladı. Ve 100 senedir kesintisiz devam ediyorlar.

Atatürk'ün Önündeki Fötr Şapkalı Subay Kim? (Türk Tarihi)
Atatürk’ün Önündeki Fötr Şapkalı Subay Kim?

Bu aralar sahte tarih siteleri yeni birsey dolaşıma sokmuş.

Atatürk'ün Önündeki Fötr Şapkalı Subay Kim? (Türk Tarihi)
Atatürk’ün Önündeki Fötr Şapkalı Subay Kim? (Türk Tarihi)

30 ağustos taarruzunda Kocatepe’deki bu fötr şapkalı kim falan diye.

ima ettikleri fötr şapkalı İngiliz subay savaşı yönetiyormuş ve MUSTAFA KEMAL de arkasında duruyormuş.

Subayı yuvarlak çizgi içerisine almışlar ve koskoca bir savaşı ve tarihi itham altında bırakıyorlar.

 

 

Diğer bir site İngiliz komutan önde Mustafa Kemal arkada diye vermiş.

Şaka falan değil, ciddi ciddi tartışıyorlar. Ve buna inanıyorlar.

Biz biliyoruz ki bu iddialar iftiralar ciddiye alınmayıp gerçekler açıklanmadıkça ve konu dillendirilip büyüdükçe inanı artıyor. Sonra içinden çıkamıyoruz. Hala daha bazı konuları tarihçiler açıklamak anlatmak için uğraşıyor.

İşte Gerçekler;

Arkadaşlar, azıcık askeri tarih bilenler bilir ki askerlikte Rasat subay vardır. Yani gözetleme sorumlusu. Bunlar cepheyi tararlar ve aktarırlar.

Resimde görülen şapkalı Rasat Subayı Şahap Gürler paşadır.

Atatürk’ün emrinde 30 ağustos gecesi Kocatepe’de taarruz karargâhındadır.

Kendisi daha sonra generalliğe kadar yükselecektir.

Rasat yani dürbün gözetleme subayları bu geniş kenarlı şapkaları kullanırlar hem ışıktan etkilenmemek hem de görüntüye odaklanmak için.

Bundan dahi iftira ve isnat çıkaracak kadar ihanet ve zavallılık içerisinde bulunan sahte tarihçiler ve tarih siteleri var ve halkı zehirlemeye devam ediyorlar.

Son dönem Atatürk’le ilgili sözlü ve fiili saldırılarda ciddi bir artış yaşandığı ve bu saldırılara karşı yeterli ve gerekli iradeyle mücadele edilmediği kesin. Bu konuda ülkede büyük bir çoğunluğun hem fikir olduğu da ortada. Bu konuda yetkililerin daha hassas olmalarını ve Türk toplumunu inciten saldırılara karşı kararlılıkla mücadele etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü biz varlığımızı Atatürk’e borçluyuz.

Cumhuriyetin sağladığı olanaklar ve demokrasi sayesinde bugünleri yaşıyoruz. Bunları bize kazandıran kurtarıcımız ve kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’e karşı işlenen suçlarda da daha dikkatli ve duyarlı olunması gerekir. Ayrıca bu tür saldırıların hangi odaklar tarafından, ne amaçla çıkarıldığı da bilinmektedir. Umuyorum herkes bu konuda üzerlerine düşen görevleri yaparlar.

Daha önce bir video paylaşmıştım sizlerle. Neden tarihçilerimiz kripto Yahudi diye. Linkini açıklama bölümüne bırakıyorum arzu ederseniz izleyebilirsiniz. Bir videomuzun daha sonuna geldik bir sonraki videoda görüşünceye kadar hoş çakalın…

Rüyaları Kontrol Etmek Mümkün müdür? EVET MÜMKÜN
Türk Tarihi Tarihçilerimiz Kripto YAHUDİ Sır Gibi Gizlenen
Göbeklitepe GERÇEKLERİ? Gizlenen Türk Tarihi Ön Türkler

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi
https://bakmis.com/ruyalari-kontrol-etmek-mumkun-mudur-evet-mumkun/ Rüyaları Kontrol Etmek Mümkün müdür? EVET MÜMKÜN 2020-06-18T17:14:52.000+03:00 Rüyaları Kontrol Etmek Mümkün müdür? Rüyaları yönlendirebilme yeteneği daha çok bilimkurgu filmlerinde görülse de rüyaları kontrol etme ya da en azından etkileme teknikleri uyku ile ilgili araştırmalara da konu oluyor. Kontrol edilebilir rüyalar ile ilgili gözlemlerini yazıya geçirmiş olan Aristo’dan beri bilinen bu olgu, “rüyada olduğunun farkında olmak” olarak tanımlanabilir. Araştırmacılar böyle rüyaların isteyerek görülemeyeceğini, […] Rüyaları Kontrol Etmek Mümkün müdür?

Rüyaları yönlendirebilme yeteneği daha çok bilimkurgu filmlerinde görülse de rüyaları kontrol etme ya da en azından etkileme teknikleri uyku ile ilgili araştırmalara da konu oluyor.

Kontrol edilebilir rüyalar ile ilgili gözlemlerini yazıya geçirmiş olan Aristo’dan beri bilinen bu olgu, “rüyada olduğunun farkında olmak” olarak tanımlanabilir.

Araştırmacılar böyle rüyaların isteyerek görülemeyeceğini, ancak farklı yöntemlerle görme olasılığının artırılabileceğini söylüyor. Peki siz rüyanızı kontrol edebilir misiniz? Sağ üst köşedeki anketimize katılmayı unutmayın.

Bu videonun sonuna geldiğiniz an büyük ihtimalle bu işi başarabileceksiniz onun için dikkatle izlemenizi öneririm.

Beynimizle ilgili çözülemeyen birçok şey olduğu gibi rüyalar hakkında da bilinmeyenler karanlık bir sır gibi varlığını devam ettirse de rüyaların kontrol edilebildiği bir gerçektir. Ancak bu hop diye olacak bir şey değil, bazı çalışmalar ve egzersizler gerekiyor. Kimileri ise bunları yapmadan rüyalarını kontrol edebildiğini söylemiş ya da araştırdığında bunu fark etmiştir.

Rüya Farkındalığı – Lusid Rüya Nedir?

Yapılan araştırmalarla rüyaların bilinçli olabileceği ve tasarlanabileceği bile kanıtlanmıştır. Hepimizin başına gelmiştir. Rüyadayken ben rüyadayım deme durumu. Belki de buna ufak bir örnektir bu.

İşte bu rüyada iken rüyada olduğunun farkında olma durumunu uzatmak, kontrol etmek ve bilinçli olarak gerçekleştirmeye lusid rüya denir.

Lusid Rüya Teknikleri

Lusid rüyanın bazı teknikleri vardır. Bu tekniklerden, Kontrol edilebilir rüyaların olumlu ve olumsuz yönlerinden bahsedeceğim sizlere ama ilk önce yapılmış bir deneyden bahsedeceğim ki olayı daha iyi anlayabilelim sizde bu videoda bahsedilen metodlardan kendinize uygun olanı seçip uygularsanız başarıya ulaşacaksınız buna eminim sizde inanın ilk önce.

Rüyaları Kontrol Etmek için yapılan ARAŞTIRMA ve SONUÇLARI

Avustralya Adelaide Üniversitesi’nde yapılan araştırma rüyaları kontrol etmenin üç yolunu test etti.

47 katılımcı ile gerçekleştirilen deneyde, bilim insanları üç rüya kontrol etme tekniğini ve bu tekniklerin yan etkilerini test etti.

İki hafta boyunca gözlemlenen katılımcılardan ilk hafta normal uyku düzenlerinde uyumaları ve rüyalarını not etmeleri istendi. İkinci hafta rüya kontrol etme teknikleri denendiğinde, katılımcıların yüzde 17’sinin rüyasını kontrol etmede başarılı olduğu görüldü.

İlk teknikte kişi çevresini sürekli kontrol ederek bulunduğu ortamın gerçek olmadığını anlamaya çalışıyor.

İkinci teknikte kişi uykudan beş saat sonra uyanıyor ve tekrar uykuya dalıyor.

Son ve en etkili yöntemde ise kişi REM evresinde, uyku ve uyanıklık arasındaki rüyaların en fazla görüldüğü evre, uyanıyor ve tekrar uykuya daldığında rüya görürken gördüğünün rüya olacağına dair kendini telkin ediyor.

Rüyaları Kontrol Etmek

Rüyaların kontrol edilebilmesi için bilincimizin kendini uyarması gerekir. Tıpkı şu hepimizin başına gelen, ben rüyadayım uyarısı gibi…

Bununla kalmayıp içinde bulunduğu gerçekliği sorgulaması gerekir. Evet, şu an ben uçuyorum ama bu bir rüya ve gerçek değil demek gibi…

Öncelikle sabırlı olmak gerekir. Yani bu işin asıl püf noktası. Daha önce hiç rüyasını kontrol etmemiş birinin ilk denemesinde lusid rüya görmesi yüksek bir olasılık değildir.

Rüyalarınızı kontrol etmek istiyorsanız umutsuzluğa kapılmayın ve pes etmeyin. Bilincinize güvenin ki size rüyada da kendisini açsın.

Lucid Rüyayı Ne Kadar Sürede Başarabilirim!

Bu işi başarma süreniz tamamen size bağlı olup kişiden kişiye değişir ama düzenli meditasyon yapanların bir adım önde olduğunu da belirtmek de fayda var.

REM Uykusu

Bilinmektedir ki normal uyku sırasında beyin fonksiyonları yavaşlar fakat REM olarak adlandırılan uyku evresinde beyin hızlanır ve normal fonksiyonlarında çalışır.

İşte Rüya, bu evrede görülür. Bu süreçte rüyada olduğunuzu fark ederseniz kendi rüyanıza müdahale edebilirsiniz. Ama tabi ki bu o kadar da söylendiği kadar kolay değildir.

Bu arada REM olarak adlandırılan uyku evresinde  gerçek yaşantınızda karşılaştığınız sorunlara rüyanızda farklı senaryolarla çözüm üretebilmeniz de mümkündür.

Lüsid rüya nedir?

Rüya esnasında rüyada olduğunun farkına varmaktır. Türkçe’de karşılığı berrak rüya ya da rüya kontrolü olan lucid dream, ilk olarak Frederick Van Eden tarafından tespit edilmiştir. İlk bilinçli rüyasını en yakın arkadaşının ölümünden sonra gerçekleştirmiştir. Ölü arkadaşına rüyasında sen ölüsün, o zaman bu bir rüya dediği için bilinçli rüyayı tespit etmiştir. Bu gibi bir anı başarırsak eğer hayal gücümüzün de sınırını aşabiliriz. Gözlerimizi kapatıp bilinçli olarak kurduğumuz hayalleri rüyamızda görmek ve buna yön vermek kesinlikle farklı bir deneyim olacaktır.

Rüyanızı nasıl kontrol edeceğinizden size bahsetmeden önce hepinizin büyük ihtimal yaşadığı ve benimde oldukça fazla yaşadığım bir durumu sizlere belirtmek istiyorum ki eğer daha önce bu gibi lüsid ya da astral deneyimi yaşamış yada denemiş kişiler bunu genelde çok yaşıyor diğer videolarımın altında oldukça fazla yorum olarak yazıldı.

Tam uykuya dalma esnasında ya da uykunuzun en derin yerinde düşme hissi hiç yaşadınız mı?

Korkulacak bir şey yok bende oldukça fazla oluyor bu 😊 Aslında siz o anda hatırlamasanız bile çok derin rüyalar içerisinde ya da astral de ki gibi vücudunuzdan ayrılmış oluyorsunuz. İşte tam o düşme anını hissettiğinizde düşüyorsunuz ama vücudunuza genelde bu tip durumlar olduğunda olumsuz rüyalar ya da sizi korkutacak olaylar görmüş oluyorsunuz ve zihniniz bu anıyı direk olarak siliyor ve siz hatırlamıyorsunuz.

Şahsen ben hiçbir zaman bu düşme durumunda hiçbir şey hatırlayamadım. Şimdi gelelim asıl meseleye.

Rüya kontrolü için fiziki şartlar nasıl olmalıdır?

  • Odanın havası temiz olmalıdır. Uyumadan buna dikkat edin.
  • Yatak rahat olmalıdır.
  • Rahat pozisyonda uyuyun.
  • Oda sıcaklığı da uygun ayarlanmalıdır. Ne sıcak nede soğuk

Nasıl Lüsid yani berrak rüya görülebilir?

1.Yöntem: İlk olarak yapmanız gereken sabah kalktığınızda hatırlayabildiğiniz rüyaları bir not defterine yazmak olsun. Unutmayın ki hatırlayamadığınız ama gördüğünüz rüyalar da olabilir. Mecburen bunların varlığını ve ne olduğunu bilemiyoruz. Yine de hatırladıklarınızı yazmanız şu faydayı sağlayacak. Rüya aklınızda kalacak ve ben bunu görmüştüm, bu rüya diyeceksiniz. Böylece rüyada olduğunuzu basit bir şekilde anlayabileceksiniz.

2.Yöntem: Kendinize bir renk veya bir nesne belirleyin. Tıpkı Inception filmindeki totem gibi… Belirlediğiniz rengin mavi olduğunu varsayalım. Bu rengi gördüğünüzde ben rüyada mıyım sorusunu kendinize sorarak deneyler yapın. Çevrenizdeki şeylerin mantığa uygun olup olmadığını düşünün. Aynı şeyi bir nesne için de yapabilirsiniz. Her zaman taktığınız bir bileklik ya da bir saat gibi…

3.Yöntem: Kendinizi lücid rüya görmeye çalışarak uyumaya şartlayın. O sırada bir nesne veya bir kişi düşünülebilir. Hayal ettiğiniz için düşünceleriniz uykuya daldığınızda rüyaya dönüşecektir. Vazgeçmeyin, her uyku öncesinde bunu deneyin.

4.Yöntem: Kulaklığınızı takın ve yatmadan önce sevdiğiniz bir müziği açın. Bu müzik artık size rüyayı hatırlatan bir müzik olacaktır. Rüya görmeye başladığınızda müziği duyduğunuzda rüyada olduğunuzun ayrımına varabilirsiniz.

5.Yöntem: Bir rüya esnasında uyandıysanız aynı rüyayı tekrar görmeye çalışın. Artık onun bir rüya olduğunu bilerek uyuduğunuz için rüyanın kontrolünü ele geçirmek kolaylaşacaktır.

Unutmayın lucid rüyayı bir kere başarı ile gerçekleştirmeniz, sonrası için gerekli olan motivasyonunuzu sağlayacaktır.

Rüya kontrolündeki temel yöntemler bunlar olmakla birlikte kişilerin deneyimleri sonucu geliştirdiği kendi yöntemleri de olabilir.

 Lucid rüyanın zararları nelerdir?

Kişinin kendini ne kadar kaptırdığıyla ilgilidir.

  • Uyku düzeni bozulabilir.
  • Dünyadan kendisini soyutlayabilir.
  • Mutsuz olan biri için sanal dünya, gerçek dünyadan daha cazip gelecektir ki şu anda insanlar için sanal dünya ne yazık ki gerçek dünyadan daha caziptir kişi için çünkü kontrol tasarlama tümüyle sizlerin ellerindedir aslında.
  • İşinde verimliliği düşebilir.
  • Rüyadaki yaşantı dünyaya yansıtılmaya çalışabilir ve bu olumsuz sonuçlara yol açabilir.
  • Rüya istenildiği gibi gitmezse kişinin psikolojisi bozulabilir.
  • Aşırı uyuma isteği oluşması da rüya kontrolünün zararlarından biridir.
  • Aynı zamanda uyku süresi uzar ve fazla uyumanın yararlı olmadığı bilinmektedir şahsen ben sadece ortalama 5 saat uyuyorum.

Bu durumlar sonucunda ciddi hastalıklar oluşabilir. Bu yüzden dikkatli olmak ve herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olanların denememesi en iyisidir.

Lusid Rüyanın Faydaları Nelerdir?

  • Yaşantınızdaki sorunlara çözüm üretebilirsiniz.
  • Görüşemediğiniz birini rüyanızda görebilirsiniz.
  • Normal yaşamda yapılması zor veya imkansız olan eylemleri yapabilirsiniz.
  • En önemlisi de çok farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Bir videomuzun daha sonuna geldik… Video hoşunuza gittiyse paylaşmayı unutmayın lütfen. Videoda anlatılanları denedikten sonra yorum olarak yazarsanız altına diğer arkadaşlarımızda rüya deneyimlerinizden faydalanabilir. Bir sonraki videoda görüşünceye dek hoş çakalın.

ÜCRETSİZ ABONE OL.! 
► Şaman Selenge Kimdir? 2020 Kehanetleri Gerçekleşiyor!
► Lucid Dream Bilinçli Rüya Teknikleri Yapılması Gerekenler
► Kahin Baba Vanga 2020 Türkiye ve Dünya Kehanetleri
► 2020 Türkiye Kehanetleri Baba Vanga, Nostradamus, Selenge
► Simpsonlar ve Gerçekleşen Kehanetleri 2020 THE SIMPSONS
► 5G TEKNOLOJİSİ ve ÇEKİRGE SONRASI KARINCA İSTİLASI 2020
► Yeni Dünya Düzeni 2020 – NASIL BİR DÜNYA YA UYANACAĞIZ!

BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz

BAKMIŞ YouTube kanalı aboneleri ve video etkileşimleri ile hızlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. BAKMIŞ ilginç bilgiler kanalı haftada iki yeni video yükleyerek içeriklerini sürekli güncellemekte ve güncel trend konuları paylaşmaktadır. Sizlerde dünya insanlarından saklanan bu gizli bilgileri ve belgeler ile ilgili analizleri merak ediyorsanız BAKMIŞ YouTube kanalına abone olabilirsiniz. kıyamet

Sevdiğiniz ve ilginç bulduğunuz video içeriklerini arkadaşlarınız ile paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın. 

]]>
Bakmış https://bakmis.com/feed/ BAKMIŞ Bol İçerikli İlginç Bilgiler Sitesi