Yecüc ve Mecüc, kimi dinlerde bahsi geçen efsanevi varlıklardır. Bu varlıklar, çeşitli dinlerde, mitolojilerde ve kültürlerde cüceler veya devşeytan, kavimler veya ülkeler olarak anılır. Hint Kaynakların da Koka Vikoka, Yahudi ve Hristiyan Kaynakların da Gog ve Magog İslam Kaynakların da ise Ye’cüc Ve Me’cüc olarak bahsedilen Son derece kalabalık ve zorba bir halktır. Tüm anlatımlarda Zülkarneyn ve ona yardım eden insanlar tarafından iki dağın arasına örülmüş bir set ile hapsedildiklerinden bahsedilir. Kıyamete yakın bir tarihte günyüzüne çıkacakları bilinen bu kavmin insanlığa savaş açıp tüm dünyayı fethedip gittikleri her yeri yaşanılamaz hale getirecekleri idda edilir.

Yahudi-Hıristiyan kaynaklarında Yecüc – Mecüc

Eski Ahit

RAB bana şöyle seslendi: “İnsanoğlu, yüzünü Magog ülkesinden Roş’un, Meşek’in, Tuval’ın önderi Gog’a çevir, ona karşı peygamberlik et. De ki, ‘Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş’un, Meşek’in, Tuval’ın önderi Gog, sana karşıyım. Seni geldiğin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacağım. Seni ve bütün ordunu, atları, tam donanmış atlıları, küçük büyük kalkanlı, hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı dışarıya sürükleyeceğim. Onlarla birlikte hepsi kalkanlı, miğferli Persleri, Kûşluları, Pûtluları, Gomer’in bütün ordusunu, uzak kuzeydeki Beyttogarma’nın bütün ordusunu ve yanındaki “birçok ulusu” da sürükleyeceğim.

Hazır ol! Yanındaki bütün toplulukla, evet çevrene toplanmış olanların hepsiyle birlikte hazırlık yap. Onlara sen önderlik edeceksin. Uzun zaman sonra seni yoklayacağım. Yılların sonunda, milletler arasından toplanıp çoktandır viran durumdaki İsrail dağlarına getirilmiş, kılıçtan kurtarılmış insanların diyarına gireceksin. O sırada milletler arasından çıkarılıp bu diyara getirilmiş halkın tümü güvenlik içinde yaşıyor olacak. Ve sen mutlaka çıkıp geleceksin. Bir fırtına gibi üzerlerine yürüyeceksin. Sen, tüm orduların ve yanındaki halklarla, diyarı kara bulutlar gibi kaplayacaksın.

Yeni Ahit vahiy kitabı

Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak. 8 “Yeryüzünün dört bucağındaki ulusları” –Gog’la Magog’u saptırmak, savaş için bir araya toplamak üzere zindandan çıkacak. Toplananların sayısı deniz kumu kadar çoktur. 9 “Yeryüzünün dört bir yanından gelerek” kutsalların ordugahını ve sevilen kenti kuşattılar. Ama gökten ateş yağdı, onları yakıp yok etti.

Hadislerde Yecüc-Mecüc

Bir hadiste ise şöyle bahsedilir: Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler. Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak. Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar. Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam’da, bir ucu Horasan’da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü‘nü de içeceklerdir.

Kuran’da Yecüc-Mecüc

Kehf Süresi

83- Sana Zu’l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: “Size, ondan ‘öğüt ve hatırlatma olarak’ vereceğim.

84- Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona herşeyden bir yol verdik.

85- O da, bir yol tuttu.

86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: “Ey Zu’l-Karneyn, ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği edinirsin.”

87- Dedi ki: “Kim zulmederse biz onu azaplandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır.”

88- Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz.”

89- Sonra bir yol tuttu.

90- Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu, kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.

91- İşte böyle, onun yanında “özü kapsayan bilgi olduğunu” Biz büsbütün kuşatmıştık.

92- Sonra bir yol tuttu.

93- İki seddin arasına kadar ulaştı, onların önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.

94- Dediler ki: “Ey Zu’l-Karneyn, gerçekten Ye’cuc ve Me’cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?”

95- Dedi ki: “Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı, daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım.”

96- “Bana demir kütleleri getirin”, iki dağın arası eşit düzeye gelince, “Körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar, dedi ki: “Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.”

97- Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.

98- Dedi ki: “Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va’di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va’di haktır.”

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz