Makalede Neler Var?

Maya Uygarlığı

Maya Uygarlığı, matematiksel yetenekleri, doğru takvimleri ve etkileyici tapınakları ile bilinen antik bir uygarlıktır. Mayalar, yaptıkları inanılmaz yapılar, icatlar yapmışlardır ve o zamanın teknolojisiyle hesaplanması neredeyse imkansız olan takvimleri doğru hesaplamışlardır. Ayrıca mayaların, astronomimatematikmimari ve sanat gibi birçok alanda ileri bir uygarlık düzeyinde oldukları görülmektedir.

Mayalarda Beslenme

Mayalar’da temel besin maddesi mısırdı. Mısırdan çeşitli içecekler (örneğin atole) elde ediyor ve hamurundan tamal denilen börekler ve gözlemeye benzeyen etli küçük börekler yapıyorlardı. Bu böreklerin içine et, sebze ya da her ikisi birlikte konurdu. Diğer önemli besin maddelerinin kaynağı kakao idi; tohumundan sağlanan hamur, maddi durumu süt alabilmeye müsait olmayanlarca suyla karıştırılarak bir içecek elde edilirdi.

Mayalarda Konut ve konaklama

Mayalar’ın evlerde yaşama düzeninde alışılmış tek aileli evlerin (tek ailenin bireylerine mahsus ev) yanı sıra “çok aileli ev”ler (aralarında kan bağı olan, sosyal konumları önemli kişilerin bir arada yaşadıkları ev) de görülür. Tek aileli evlerin örneklerine Tulum arkeolojik sit alanında, çok aileli evlerin örneklerine de Kohunlich’de rastlanır.

Evlerde inşa maddesi olarak tahta, taş ve bir tür harç kullanılmaktaydı. Konutlar esas olarak üç kısımdan oluşurdu; yatak odası, mutfak ve ambar. Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi. Bu yapılaşmanın tipik örneklerine Joya de Cerén’de rastlanır. Somyalar duvarlara tutturulurdu, şilteler pamukla doldurulurdu. Bazen de “yer yatakları” üzerinde uyurlardı. Bu tür odalarda havalandırma ve aydınlık pek olmazdı çünkü pencere bulunmazdı. Odalar genellikle uyumak ve eşya veya malları saklamak üzere kullanılırdı. Evler genellikle, meyve ağaçları olan bahçelere sahipti. Rahipler ve soylular ise kent merkezindeki kalelerdepiramitlerde ve tören tapınaklarında ikamet ederlerdi.

Mayalarda Giyim Kuşam

Halkın büyük bir kısmı zamanlarını tarım etkinliklerine ayırırdı; bu yüzden tarlada çalışma koşullarına uygun giysiler giyerlerdi. Giyim, sosyal düzeye de bağlıydı. Çoğunluk genellikle sade giysileri tercih ederdi. Kadınlar genellikle bir huipil (Orta Amerika’ya özgü, işlemeli,renkli motiflere sahip bluz) ya da bir etek ve manto, erkekler patí denilen bir kısa pantolon giyerlerdi. Buna karşılık, ayaklarında deri sandal olan, değerli taşlar ve tüylerle süslü, desenleri zengin, ihtişamlı giysiler giyen soylular, sedefle ve değerli taşlarla süslü ağır kemerler, kolyeler ve başlarına tüylerden yapılmış takılar takarlardı.

Maya Uygarlığında Kadınlar

Kadın toplumda önemli mevkilerde bulunabilmiş, hatta birkaçı yönetici olmuştu. Aile ekonomosinde kadının rolü büyüktü; seramikleri onlar imal ediyor, yontuları onlar tasarlıyor, giysiler için pamuğu onlar dokuyordu. Aynı zamanda hayvan yetiştiricilikle ve dinsel bayramlarda tüketilecek yiyecek ve içecekleri hazırlamakla meşguldüler.

Hazır bulunmaları gereken birkaç bayram haricinde, insan kurbanının olduğu bayramlarda yer almazlardı. “Kendini kurban etme” (“autosacrificio”) törenlerinde klasik-sonrası dönemde kadınların yer almamasına karşın, klasik dönemde bazı itibarlı kadınların yer aldıkları görülür. Kısaca, Maya kadınının toplumdaki etkinlikleri gözönüne alındığında, pek çok kültürde görüldüğü gibi yalnızca ev ve aileyle meşgul bir kadın olmadığı anlaşılmaktadır.

Mayaların Fiziksel özellikleri

Silvanus G. Morley tarafından Yucatan Mayaları üzerinde sürdürülen bir araştırma, ortalama boylarının 154.61 cm. ile 142.65 cm. arasında, ağırlıklarının 52.86 kg ile 50 kg arasında olduklarını ortaya koymuştur. Arkeolojik ve etnoğrafik kanıtlara göre, Mayalar geniş kafalı (brachycephalic), gaga burunlu, siyah ve düz saçlı ve hafifçe Asyalıları andırır biçimde badem gözlü idiler. Boyunları kısa, omuzları genişti.

Maya Uygarlığında Sosyal Örgütlenme

İspanyol işgali öncesinde büyük kentlerde yaşam, bugünkü modern kentler gibi, son derece karmaşıktı. “Mayalar, Zamanın Çocukları” adlı makalesinde Howard LaFay şöyle yazar: “Bu dönemde, ormanın huzur verici havasında düzenlenen ezoterik ayinlerden nasibini alan, tarımla uğraşan, barışçı sade Maya insanı imajı artık kaybolmuştu. Yerine yaşam dolu, savaşçı ve daha ileri tarım teknikleri kullanan bir halk gelmişti. Vikingler gibi, cesaretle istilalara kalkışıyor ve ticaretle uğraşıyorlardı.

Maya toplumu bir sosyal sınıflaşma içinde yapılanmıştı. Bu sınıflaşmanın tepesinde almenehoob (“babaları ve anneleri olanlar”) denilen soylular bulunuyordu. Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı.

Maya Uygarlığında Siyasi örgütlenme (yönetim)

Mayalar’da hiyerarşik bir yönetim göze çarpar; klasik dönem boyunca her beyliğin en üst yöneticisine k’inich,ahau te,ch’ul ahau te, ya da bakab gibi çeşitli adlar verilmiştir. Bu yöneticiyle kan bağı olan (akraba olan) soylulara ise ahau denilirdi. İkincil derecede öneme haiz bazı kent ve merkezlerdeki yöneticilere ise sahl denirdi, bunlar ahau te ile yakın ilişki içinde olurlardı.

Klasik-sonrası dönemin sonunda (MS 800-1000) Yucatan Yarımadası’nda yeni bir yönetim biçimi belirdi: Multepal denilen konfederasyon sistemi. Diğer kentler üzerinde hegemonyalarını kuran ilk kentler, Chichén Itzá ve Mayapán oldu. Bu sistemde yönetim, birbirlerini “kardeş” sayan birçok kişiden oluşan bir konseyle icra ediliyordu. Bu hükûmet konseyi (multepal) üyelerinin unvanı ‘ah tepal’ idi.

Mayaların Din Adamları

  • Halach huinic, kuchkabal ’ın (eyalet, beylik) beyi ve din adamı.
  • Ah k’in may ya da ahau kan mai: Din adamlarının başı.
  • Ah k’in: Yasal din adamı
  • Ah nacom: Kurbancı
  • Chilam: Kahin
  • Chá ako’ob: Yardımcı

Maya Uygarlığında Ekonomik Yapı

Tarım Mayalar’ın temel etkinliğini oluşturduğundan, İspanyol işgali öncesine kadar çeşitli tarım teknikleri geliştirmişlerdir. Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir. Tropikal orman da onlar için önemli bir besin kaynağıydı. İklim değişiklikleri, toprak ve bitki örtüsü, kuşkusuz doğal kaynakların kullanımının ve hangi tarım sisteminin uygulanacağının belirlenmesinde belirleyici etkendi. Teknikler, kullanılabilir toprağın nicelik ve niteliğine, kültür tipine ve sosyoekonomik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkmıştı.

Mayalarda Ticaret

Maya coğrafi bölgesinde üretim büyük olduğundan, ticaret vazgeçilmez bir etkinlikti. Klasik dönemde büyük kentlerde p’polom denilen büyük çarşılar ortaya çıkmıştı. Fakat klasik-sonrası dönemdeki yeniden yapılanma sırasında, tianguis adını alan bu çarşılar geliştirilememiştir. Toptancı tücarlar küçük tüccarlarla irtibatı sağlamak için uzun mesafeler katetmekteydiler. Küçük tüccarlar ise mallarını evden eve gezerek satıyorlardı. Bu mallardan Guatemala’da yeşim, kuzeydoğuda pamuk, kıyılarda deniz kabuğu ve balık, kuzeyde tuz, Tabasco, Guatemala ve Honduras’ta kakao, Puuc bölgesinde ise çakmak taşı daha çok satılıyordu. Büyük tüccarlar büyük bir prestij elde etmiş olup soylular arasında isim yapmış bulunuyorlar ve bazı durumlarda kralın casusluğuna terfi ediliyorlardı.

Mayalarda Para

Para yoktu, ticaret parayla değil, takas (barter) sistemiyle yapılıyor, bazen para yerine kakao meyvesi kullanılıyordu. Değerler döneme göre az çok değişmiş olsa da, bir tavşanın değeri 10 kakao meyvesiydi. Para sistemine İspanyol işgali döneminde bir Virreinato de la Nueva España’ nın emriyle 17 Haziran 1555’te geçilmiş ve İspanyol reali kullanılmıştır. 1575’te bir real 100 kakao meyvesi değerindeydi.

Maya Uygarlığında Toprağın özellikleri

“Yönetenler” (ahau), toprağı, tebaalarına, sosyal düzeye ve iş bölümüne bağlı olarak veriyordu. Bir işlenebilir toprak parselinin verilme amacı, o toprağı alan ailenin yaşamını sürdürebilmesi ve vergisini ödeyebilmesi içindi. Bununla birlikte üretimin istenilenin üzerinde olduğu bereketli hallerde, toprağı işleyen aile, ürünün fazlasını satmalı ve edinilenle vaktiyle kendisine bu toprağı sunmuş olanlara borcunu kısmen de olsa ödemeliydi. Toprak ahau’ya aitti ve istediği zaman o toprağı herhangi bir gerekçe göstermeden geri alabilirdi.

Maya Uygarlığında Deniz taşımacılığı

Deniz taşımacılığının ticaretin gelişiminde ve dolayısıyla ekonominin gelişiminde önemli bir rolü olmuştur. En erken gelişmiş su taşıtları esas olarak kano ve yelkenli olmuştur. Önceleri tatlısularda kullanılan bu gemilerin pruva ve pupa uçlarında yapılan değişikliklerden sonra bunlar denizde de kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan Yucatan kıyılarının yanı sıra Tabasco, Chiapas, Guatemala ve Honduras nehirlerinde de yararlanılmıştır. Büyükçe olanlarının mallarıyla birlikte 20-40 kişi taşıyabildiği sanılmaktadır. Bunların Panama’ya kadar gidebildiklerini gösteren kanıtlar bulunmaktadır.

Mayalarda Kara taşımacılığı

Yaygın geniş yol şebekeleri ile dar yollar (patika) arasında büyük bir farklılık vardı. Önemli yollara sacbe denirdi. Böyle bir yolun inşa edileceği yer belirlendikten sonra, kolay işlenebilir dev taş bloklarıyla yer düzlenirdi ve yetişebilecek çalılar ulaşımı engellemesin diye, üzeri kumla kaplanır ve bunun da üzeri harçla kaplanırdı. Diğer uygarlıkların çoğunda görülen, yük hayvanlarının çektiği tekerlekli arabalara bu uygarlıkta rastlanmaz. Tekerleği tanımalarına rağmen,ilginç olarak, tekerleği yalnızca dört ayaklı hayvan oyuncaklarında uygulamışlardır.

Maya ulusları, halkları

Mayalar’da farklı kabilelerin oluşmasında kan bağı etkeninin yanı sıra, üretim etkinliğinde aynı işi yapanların gruplaşma göstermesi de bir etken olmuştur. Örneğin Putunlar’ın oluşumunda, balıkçılık ve deniz ticareti yapan ailelerin bir araya gelmesi söz konusudur.

Mayalarda Din

Din, Mayalar’da yaşamın çeşitli alanlarında kendini hissettiren bir etken olmuştur; tarımsal törenlerden ve halk törenlerinden sanat ve kültüre dek etkisini hissettirmiştir. Din adamlarının, Maya uygarlığını elinde tutan ideolojiyle, siyasi denetimle yakından ilişkili oldukları ve aynı zamanda bilimi temsil ettikleri gözönüne alındığında, bu etkinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.

Mayalar, tek tanrılı bir inanış şeklini barındıran, eski ” Mu Güneş ” dini adını verdikleri bir dine inanmaktaydılar. Astrolojiyi bilinen gökbilimcilerden çok daha evvel keşfeden Maya Uygarlığı’nın, oldukça ileri olduğu bir nokta da dişçilikti.

Mayalarda Semboller

Özellikle erken dönemlerde inisiyatik özellikli Maya kültüründe doğal olarak ezoterik içerikli sembol kullanımı görülmektedir. Bu semboller mitolojisine girdiği gibi, sanat eserlerine de yansımıştır. Maya geleneklerinde diğer ulusların gelenekleriyle parelellik gösteren sembollerden bazıları şunlardır:

  • Jaguar: Orta Amerika’nın temel sembollerinden biridir.
  • Tohum: Birçok gelenekteki tohum sembolü Maya geleneğinde mısır tohumu olur.
  • Mısır: Mayalar’ın temel sembollerinden biridir. Mayalar’ın kutsal kitaplarından Popol-Vuh’ta ilk yapılan Ademler’le sonraki Ademler’in yoğurulduğu maddelerin aynı olmadıkları belirtilir. Önce toprağın kullanıldığı, verim alınamayınca, sonra tahıl (mısır) hamurunun kullanıldığı belirtilir.
  • Nilüfer: Mayalar ve Dogonlar’ın sembol olarak kullandığı nilüfer eski Mısırlılar ve Hintlerin nilüferinden farklıdır.
  • Geyik: Birçok gelenekte reenkarnasyonu simgeler.
  • Köpek: Maya geleneğinde köpek, Güneş’i yolunda sevkeden ilahın sembolüdür.
  • Skarabe: Esas olarak Mısır’da rastlanan bu sembole Maya geleneğinde Chilam Balam adlı kitapta rastlanır.
  • Kartal: Şamanizm’in ve Mayalar’ın temel sembollerinden biridir.
  • Üçgen: Maya geleneğinde ışığın ve tohumun sembolüdür. Uxmal tapınağındaki bir üçgenin içine, muhtemelen bir yıldızı gösterecek şekilde üç nokta konmuştur.
  • Yağmur: Rahmet anlamındaki yağmur, Mayalar’ın giysilerinde ve el yazmalarında iplerle, mimaride ise küçük sütunlarla simgelenir. Maya geleneğinde yağmur yağdıran ilah, sarmal biçimli tasarlanır.

Mayalarda İlahlar

  • Hunab Kú: Adının anlamı tek olan Tanrı’dır. Yaratan, var eden Tanrı’dır. Mutlak olandır. Tüm ilahların babası ve efendisidir. Adındaki üç heceden “hun” “tek olan” anlamına,”nab” “ölçü” ve “hareket” anlamına ve “ku” ya da “kub” “veren” anlamına gelir ki, üçü birleştirildiğinde oluşan anlam, “ölçüyü ve hareketi vermiş tek olan” ya da “hareketi veren ‘tek olan’”dır.
  • Itzamná: Göklerin, gecenin ve gündüzün efendisi ve Hunab kú’nun oğludur. Güneş ilahı olarak, Ahau ya da Kakmó Kinich olarak da tezahür eder. Elyazmalarında dişsiz, kartal burunlu ve bazen sakallı olarak temsil edilir.
  • Kinich Ahau: Itzamná’nın oğlu olan güneş ilahı.
  • Yum kaax: Mısır ve savaş ilahıdır.
  • Xaman Ek: Kuzeydeki bir yıldızın ilahıdır.

Mayalarda Yaratılış

Maya geleneğine göre yeryüzündeki canlılar bugüne dek her biri çok uzun zaman dilimlerini kapsayan ve tufan benzeri yıkımlarla sona eren dört çağ ya da devir geçirmiştir. Mayalar’ın kutsal kitabı Popol Vuh’a göre çok eski çağlarda devler de yaşamış ve yarı-ilahlar devleri öldürerek “devler çağı”nı bitirmişlerdir. Şimdi beşinci çağda bulunmaktayız. Şimdiki dünya, bir haçın uçları gibi dört yönde yerleşmiş dört kardeş koruyucu tarafından taşınmaktadır.

Mayalar’ın kutsal kitaplarından Popol-Vuh’ta, yaratılış, dünyanın meydana getirilişi ve daha sonraki bir çağda ataların imal edilmesi hakkında şu sözler, Mayalar’ın yaratılışla ilgili inanışları hakkında bir fikir vermektedir.

Mayalarda Üç Alem Kavramı

Asya Şamanizmi’ndeki üç alem kavramı Maya Şamanizmi’nde de görülür. Yer, yeraltı alemi ve ilahi olan ruhsal gök. Nasıl Asya Şamanizmi’nde yeraltı alemi ve ruhsal gök, katlara ayrılıyorsa, Maya geleneğinde de böyle katlara ayrılır. Aralarındaki en önemli fark sayıdadır. Aztek geleneği gibi, Maya geleneğine göre de, ruhsal gök 13 “gök katı”ndan oluşurdu. (Asya Şamanizmi’nde bu sayı genellikle 7, 9 veya 12 olur.) Yeryüzü ile ilâhî alem arasında bu ortamlardan en aşağıdaki ya da en yoğun ve kaba olanı insanların yaşadığı yeryüzü idi.

Mayalarda Ayinler

Klasik-sonrası dönemdeki ayinler, önceki dönemlere oranla daha iyi bilinmektedir. Mayalar’da piramitler bir tür tapınak işlevi görmektedir. Tören sırasında halk, aşağıda, tapınak sayılan piramidin önündeki alanda yer alır, getirdiklerini tapınağa sunarlar ve dileklerde bulunurlardı. Chichén Itzá’nın kutsal senatosuna, Chac ilahına sunu olarak, altın, çocuk ve bakire kızların sunulduğu sanılmaktadır; çocukların sunuluş nedeni saf olmalarıydı.

Nutukların ayinlerin önemli bir kısmını oluşturduğunu belirten Silvanus G. Morley’e göre, buluğ ve evlenme ayinlerinde ya da geleceği bilebilme, kıtlıktan, hastalıktan, savaş ve düzensizlikten uzak durabilme, musallat olucu ruhlardan kurtulabilme, girişimlerde başarılı olabilme ve çocuğu olmayan kadınların çocuk sahibi olabilmesi gibi çeşitli amaçlarla ilahlardan yardım dileniyordu. Maya kahin-din adamının (şamanının) ilahi aleme çağrıda bulunma tarzı Etrüsk kahin-rahiplerininkini andırır. Günümüzde hâlen, ayinlerde, Maya şamanları doğal konuşmaya benzer bir ritim ve makama dayalı melodi tarzında bir tür türkü okurlar.

Mayalarda Törensel öğeler

  • Kendini kurban etme.
  • Hayvan kurban etme.
  • İnsan kurban etme. (Savaşta tutsak alınanlara, kölelere veya doğumundan itibaren seçilmiş olanlara uygulanır, kurbanın kalbi çıkarılır veya kafası kesilirdi. İnsan kurban etme adeti ilk Mayalar’da görülmez, sonradan ortaya çıkmıştır.) Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu. Ölümün ardından güneşe eşlik edecekler ve dört yıl sonra dünyada daha imrenilecek şekilde yeniden doğacaklardı. Bu inanış bazı kurban adaylarının neden gönüllü olduklarını açıklamaktadır. Ölüm bir yeniden doğuşun başlangıcıydı. (Bu inanış muhtemelen inisiyasyonlardaki sembolik ölüm ve ikinci doğuş olaylarıyla ilgili ezoterik bilginin yozlaştırılmasından ya da yanlış yorumlanmasından kaynaklanmış olabilir.)
  • Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.
  • Yiyecek orucu ve cinsel oruç.
  • Halüsinojen mantarların yenilmesi ve mayalanmaya tabi tutulmuş içkilerin (balché) içilmesi, yabani tütün içilmesi, psikoaktif bitkilerden hazırlanan özel yiyeceklerin yenilmesi.
  • Hayvan, bitki, çiçek, tütsü (buhur), tüy, kabuklular, türkuvaz, obsidiyen, yeşim, altın ve bakır objelerden oluşan sunuların sunulması.

Mayalarda Ölüm İnanışı

“Ölmek” sözcüğü Popol-Vuh kitabını yazanların torunları olan Chorti Kızılderililerinde aynı zamanda “yolculuk” anlamına gelir. Chorti’ler ölen kimsenin öte-âleme, ucu Tanrı’nın elinde olan bir iple çekilerek göçtüğüne inanırlar. Bu inanışa Asya Şamanizmi’nde de rastlanır. Astral beden ya da esîrî beden kavramı Mayalar’da da mevcuttu. Bireyin bu ikinci “can”ına, ruhsal ikinci benliğine ya da eş varlığına way adını verirlerdi. Bu kavram hâlen bugünkü Mayalar’da mevcuttur.

Mayalarda Top Oyunu

Mayalar’da mısırın yaratılışını ve diğer astronomik fenomenleri çağrıştıran top oyunu bir tür ayin gibi görülürdü. İlk zamanlar, evrenin menşeini temsil eden, ölüm ve yeniden doğuşla ilgili bir inisiyasyon ayini olan bu oyun, sonraları askeri eylemin ve siyasi iktidarın meşru kılınmasıyla da ilgili olmuştur. Yani top oyunun ayinsel işlevinin yanı sıra siyasi ve ekonomik yanları da vardı. Top oyunu her şeyden önce, iyi ve kötünün, ışık ile karanlığın, yani evrendeki karşıt güçlerin çatışmasını, sabit hareket halindeki top ise hareket halindeki yıldızları ve yaratılış güçlerini simgeliyordu.

Mayalarda Şehircilik

Maya mimarisi doğal özelliklerden belirli bir derecede yararlanma yoluna gitmiştir. Örneğin, bazı Mayalar, yayılma özelliği gösterek büyük kentlere dönüşecek yapılarını Yucatan’ın kuzeyindeki kireç taşından oluşan ovalarda inşa ederken, bazı Mayalar da kule ve tapınaklarının yüksekte olmasını istediklerinden, bunları topoğrafyanın doğal sınırlarını kullanarak Usumacinta ırmağı civarındaki tepelerde kurmuşlardır. Ayrıca, ne kadar piramit kurmuşlarsa, bir o kadar da yapay ve doğal mağaraları kullanmışlardır. Hatırı sayılır derecede önemli piramitlerden yoksun olmakla birlikte, Mayalar’ın en büyük sarayını içeren Cancuén kentini çevreleyen dağlar, mağaralarla doludur; bu yüzden kente büyük bir piramit inşa etmeye gerek görmemişlerdir.

Mayalarda Önemli Mimari Yapılar

Tören plâtformları

Törenlerin ve dinsel ayinlerin yapıldığı, kireç taşından yapılma plâtformlardır. En az 4 m yükseklikte olurlar. Genellikle yontularla donatılırlar, bazen kurbanların kafalarının teşhir edildiği bir tzompantli içerirler.

Saraylar

Büyük olup genellikle çok süslüdürler. Halkın seçkin tabakasını barındıran saraylar genellikle kent merkezine yakın olurlar. Bir iç avlu içeren saraydaki salon ve odalar kentin akropolü izlenimi verecek şekilde, farklı yükseklik düzeylerinde olurlar. Birçok mezar da içerirler.

E grubu yapıları

İlk olarak Uaxactún’daki yapılardan E Grubu olarak sınıflandırılmış grupta keşfedildiklerinden bu adla belirtilirler. Daima meydanın batı tarafında piramidal bir tapınak ve bir dikilitaş, diğer tarafında daha küçük üç tapınak olur. E grubu yapıların gözlemevleridir. Dikilitaşın, piramidin ve diğer yapıların konumlarının gündönümü ve ekinoksların belirlenmesiyle ilgili olduğu sanılmaktadır.

Piramitler ve tapınaklar

Genellikle önemli dinsel tapınaklar, göğe en yakın yerler olduklarından, piramitlerin üzerlerinde yer alırlar. Piramitlerin mezar içerdiklerine de rastlanmaktadır. Piramitlerin üzerinde yer alan tapınaklar, Mirador’da görüldüğü gibi son derece süslüdürler. Tapınakların doruklarında da kimi zaman, uzak mesafelerden görülebilecek şekilde, yöneticileri temsil eden heykel veya kabartmalar bulunur. Piramitlerde de farklı düzeylerde plâtformlar bulunur.

Top oyunu sahaları

Orta Amerika yaşam tarzının bir öğesi olduğundan, ayinsel top oyununun ve bu oyun sahalarının Maya bölgesinin her yerinde, küçük yerleşim birimleri hariç tutulursa, tüm Maya kentlerinde inşa edilmiş olduğu görülür. Bu sahalarda, törensel düzlük alanının her iki yanında basamaklar bulunuyordu. Basamaklar törensel düzlük alanına açılabildiği gibi, küçük tapınaklara da açılabilirdi. Oyunun oynandığı düzlük I (kapital ı harfi) biçiminde olurdu. İlk oyun sahalarının MÖ 2500 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır. Bu oyun sahaları Meksika Körfezi’nin Olmek bölgesinde de görülür. (Olmekler “Olman” adını verdikleri topraklarda yaşarlardı ki, bu sözcük “kaçuk ülkesi” anlamına gelir.) Bu bölgede klasik-öncesi döneme ait heykeller bulunmuştur. Bu taş heykellerden dev Olmek başlarının taşıdıkları kaskların top oyununda kullanılan kasklar olabileceği düşünülmektedir. Bu konuda farklı varsayımlar da mevcuttur.

Mayalarda Sanat

Mayalar’ın özellikle klasik dönem sanatı mükemmel bir işçilik gösterir. Gerek Palenque ve Copán’daki heykel ve kabartmalarda muhteşem bir incelik görülür En büyük ve zarif dikilitaşlara Quiriguá’da rastlanmıştır. Günümüze kadar gelen sanat eserleri arasında en çok, mezarlarda keşfedilmiş, günlük yaşamda ve ayinlerde kullanılan çömlekçilik ürünleri bulunur. En eski ve en iyi korunmuş freskler San Bartolo’daki fresklerdir. Bonampak’taki eski freskler bölgedeki yoğun turizmin etkisi altında yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır. Mayalar’ın eski tiyatro oyunu Rabinal Achí günümüze dek süregelmiştir.

Mayalarda Heykeltıraşlık

Çeşitli heykel, kabartma ve dikilitaş çalışmalarında tahta, sıva, kireç taşı ve bazen de bir tür sıva kaplaması (kireç taşı tozundan, deniz kabukluları ve bitkisel katkılardan oluşan karışım hamuru) kullanmışlardır. Eserlerin çeşitli renklerde boyanmış oldukları görülür.

Mayalarda Heykeltıraşlıktaki Ortak Öğeler

  • Çiçekler
  • Kartal: Kutsal hayvandır.
  • Chac: Şimşek, yıldırım ve yağmur ilahıdır.
  • Chac Mool: Yağmur ilahı Chac ile karıştırılmaması gereken bir dinsel semboldür ve bacakları bükük, başı yana bakar ve karnı üzerinde bir plaka tutar haldeki insanı temsil eden heykellere verilen addır.
  • Haç: Dört yönü, yataylığı, yani yeryüzünü, renk ve biçimlerin olduğu tezahürler alemini simgeler.
  • Tüylü yılan-insan: İlah Kukulkan temsilleridir.
  • Sakallı insan: Muhtemelen İlah Kukulkan’ın temsillerinden biridir.

Mayalarda Resim

Fresk tekniğini uygulamışlar ve bazen kimi Bonampak, Chiapas resimlerinde görüldüğü gibi, kil çamuru kullanarak resimlere perspektif kazandırmaya çalışmışlardır. Resimlerde kişilerin profilden görünüşü hakimdir. Resimlerde küçük yapılan insanlar genellikle sosyal sınıflaşmadaki alt sınıfın bireylerini ve köleleri temsil eder. Resimlerde birçok sıva tabakasının kullanıldığı da görülür. Bina duvarlarında ne amaçla yapıldığı ve ne anlama geldiği bilinmeyen el izlerine de rastlanır. Resimlerde kırmızı ve mavi rengin tonları tercih edilmiştir.

Mayalarda Müzik

Maya müziğinin temelinde iki enstrüman türü bulunur; üflemeli çalgılar (düdük, flüt, caracol) ile vurmalı çalgılar (tahta ile taştan yapılan ksilofon ve kaplumbağa kabuğu ile tahta çubuk veya kamıştan yapılan caparazon, davul). Müzik aletleri hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte geleneklerinde gitar gibi telli çalgılar olmadığı bilinmektedir. Günümüzde hâlen, ayinlerde, Maya şamanları doğal konuşmaya benzer bir ritim ve makama dayalı melodi tarzında bir tür türkü okurlar. Şamanik ve ayinsel türküler şaman tarafından solo tarzında okunabildikleri gibi, birlikte de okunabilirler. Maya şaman türküleri doğaçlama söylenen, bazen nakaratlara da yer veren mısra kıtalarından oluşurlar (“aşıkların atışmaları” gibi). Maya şamanı, türkülerini bir insanı tedavi etmeye ya da bir evi kutsamaya yönelik ritüellerde de kullanabilir.

Mayalarda Dil Ve Edebiyat

Uto-Aztek dil ailesine sokulan bu dil, Orta Amerika’da, özellikle Meksika’nın Yucatan, Campeche ve Quintana Roo bölgelerinde hâlen Mayalar’ın torunları sayılan 6 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. Maya dili aslında 21-44 dilden oluşan bir dil ailesi olduğundan, lenguas mayenses (Maya dilleri) olarak da ifade edilir. Bu dillerin ortak kökü en az 5.000 yıl önce proto-Mayalar’ın kullandığı aslî Maya dilidir. Maya dilleri gramatikal yapı ve tipolojik özellikleriyle diğer Orta-Amerika dillerinden farklılık gösterir. Bu farklılık, örneğin fiillerin, özne ve nesnelerin gramatikal çekiminde ve çekilemez fiiller kategorisinde kendini gösterir. Maya dillerinden bazıları Kolomb-öncesi dönemlerde Maya hiyeroglifik yazısıyla yazıya geçirilmiştir. Bu yazıların hatırı sayılır bir kısmı MÖ 900-250 dönemine aittir. Günümüzde yaklaşık 10.000 Maya yazıtı ve korteza kâğıdı üzerine yazılmış birkaç kodeks (elyazması) bilinmektedir. İspanyol işgali sonrasında bu dil kayıtlara Latin alfabesiyle geçirilmiştir.

Mayalarda Yazı Sistemi

Bulgular MÖ 3. ve 4. yüzyıllarda bile Mayalar’ın yazı sistemini kullandıklarını göstermektedir. Maya yazısından önce de Orta Amerika’da çeşitli yazı sistemlerinin kullanıldıkları (Zapotek yazısı, Olmek yazısı vs.) bilinmektedir. Bunlardan biri Olmec ile Maya yazısı arasında bir “geçiş yazısı” denilebilecek Epi-Olmec yazısıdır. Bununla birlikte 5 Ocak 2006’da National Geographic tarafından yayımlanan Maya yazısı inceleme sonuçları Maya yazı sisteminin hemen hemen en eski Orta Amerika yazı sistemleri kadar eski olduğunu göstermektedir.

Mayalarda Matematik Takvim Ve Astronomi

Orta-Amerika’nın diğer Kolomb-öncesi halkları gibi, Mayalar da on tabanıyla değil yirmi tabanıyla, yani yirminin kuvvetleriyle sayıyorlardı. Bu sistemin taban değeri 5’ti. Klasik-öncesi Mayalar’da (ya da selefleri olan Olmekler’de) sıfır kavramının mevcut olduğu bilinmektedir. Yazıtlar, yüz milyonlu sayılarla hesaplar yaptıklarını ve belirttikleri tarihlerin çok eski zamanlara uzandığını ortaya koymaktadır. Son derece kesin astronomik gözlemlerde bulunmuşlar, Ay ve gezegenlerin hareketlerinin diyagramlarını yapmışlar, Güneş tutulmalarını önceden tahmin edebilmişlerdir. Diğer Orta Amerika uygarlıkları gibi, Avrupa’da kullanılan Jülyen takvimininkine kıyasla çok daha kesin bir “güneş yılı”na dayalı bir takvime sahiptiler.

Maya astronomisi, ilginç biçimde ancak bugünkü modern astronomi hesaplamalarıyla bilinen “Venüs yılı”nı da daha o zamanda hassas bir biçimde saptayabilmişti. Mayalar’ın 584 gün olarak hesapladıkları Venüs yılı günümüzde 583.92 gün olarak saptanmıştır. Mayalar Venüs’e (Chak ek) bilinmeyen bir nedenle neredeyse Güneş’ten bile daha fazla önem vermişlerdir. Mayalar’ın “Venüs yılı periyodu” Dresden Elyazması’nda görülebilir. Kimileri Mayalar’ın Venüs’e verdikleri bu önemi, kadim zamanlarda bölgeye Venüs’ten gelmiş olabilecek ziyaretçilere bağlar.

Maya Kültürünün Çöküşü Ve Çağımızdaki Çatışmaları

Teotihuacan’ın klasik dönem sonlarındaki düşüşüyle Maya toplumları önce bir sarsılma dönemi geçirmişse de bu olay, daha sonra Maya halklarının “Yukarı Topraklar”da (Tierras Altas) yeşerecek büyük, yeni yerleşim yerlerinin çekirdeklerini kurmalarını sağlamıştı. Tikal, Toniná, Yaxchilán gibi birçok kent böyle yeşermiş ve 9. yüzyıl ile 10. yüzyıl arasında doruğa ulaşmışlardı.

Temel Maya merkezlerinin çöküşe geçme nedeni çoğu kimse için hâlen bir sır durumundadır. Bununla birlikte arkeolojik araştırmaların verilerine dayanan birçok kimse de bu konuda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Her şeyden önce aralarında sürekli savaş yapan küçük devletler söz konusuydu. Savaşlar ve işgaller bir zayıflama nedeni olarak düşünülebilir. Öte yandan bu dönemde, sonuçları El Niño kasırgasının sonuçlarını andıran bir iklimsel düzensizliğin meydana geldiği görülmektedir. İklimlerdeki değişiklikler Maya bölgesinde tarıma ağır bir darbe vurmuş olabilir. Ayrıca, yaşanılan doğal afetler, din adamları sınıfının ilahi konularda etkili olamadığını ortaya koymuş ve otoriteleri zayıflayan din adamları kıtlıktan ve yaşam için elzem olan maddelerden yoksun kalmalarından dolayı halk tarafından suçlanmış olabilir.

Mayalar’ın gizemi ve bazı iddialar

Tekerlek gibi araç gereçlere sahip olmaksızın devasa yapılar inşa etmiş Mayalar, gerek mimarileri bakımından, gerek olağanüstü matematik, takvim ve astronomi bilgileri bakımından, gerekse kentlerini bilinmeyen bir nedenle aniden terketmeleri bakımından kimilerine gizemli bir uygarlık olarak görünmektedir. Gizemli konulara ilgi duyan yazarlar ve ufologlar, Mayalar’ın bazı alanlardaki olağanüstü bilgilerini, battıkları ileri sürülen efsanevi kıtalardan gelmiş olmalarına ve uzaylılarla temas kurmuş olmalarına bağlarlar. Bunlara göre, Maya metinlerinde ve Maya sanat ve mimarisinde Dünya’nın bu eski devirlerine ve uzaylılarla irtibatına ilişkin işaretler bulunmaktadır ve aslında, Maya tarihinde bir ilerleme değil, bir çöküş, yüksek bir uygarlık düzeyinden gerileme yaşanmıştır. Bugün nasıl ileri toplumların yanı sıra, hâlen bazı ilkel düzeyde toplumlar bulunuyorsa, Mayalar’ın ileri bir uygarlık düzeyinde bulundukları dönemde, bölgede geri bir düzeyde yaşayan topluluklar da vardı; uygarlığın hep gelişme göstermiş olduğu tezinden hareketle oluşturulan tarih yanlışlıklar doludur. Gelişme gösteren topluluklar olduğu gibi, ileri bir düzeydeyken MÖ 10000 yıllarından itibaren gerileme ve çöküş sürecine giren topluluklar da vardır ve kozmik irtibatla bir süre dengede kalabilmiş topluluklar da olabilir.

 

Şunları da beğenebilirsiniz:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz